Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Kaz kazla, daz dazla, kel tavuk kel (topal) horozla.
Herkes kendi seviyesine, kendi zevkine uygun kimselerle arkadaşlık eder.
Gidip de gelmemek var, gelip de dönmemek var.
Ölüm, insan için doğal bir sonuçtur. Doğmak ve yaşamak gibi. Hiç umulmayan bir zamanda ve yerde ölmek olağandır.
“Neylersin ölüm herkesin başında. / Uyudun uyanmadın olacak. / Kim bilir nerde, nasıl kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.” (Cahit Sıtkı Tarancı)
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin kendisine ikram edilenin dışında bir şey ummamasını anlatır.
El adamı cömert der maldan eder, yiğit der candan eder.
Bak: “Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.”
Emmim (amcam) dayım, herkesten (hepsinden) aldım payım.
En yakından bile yardım beklenmemeli.
El ile gelen düğün bayram.
Çoğunluğun içinde bulunduğu yada uğradığı bir sıkıntıya gönül rahatlığıyla katlanmak gerektiğini anlatır.
Herkes ektiğini biçer.
İnsan, topluma yaptığı hizmet ölçüsünde karşılık görmelidir. Hizmeti geçemeyen insanın toplumdan bir şeyler beklemesi gereksizdir. / “Ne ekersen onu biçersin”, “Her ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına”, “Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar” atasözleriyle eşanlamlıdır.
Bir tepe yıkılır, bir dere dolar.
“Dünyada ne yoktan var olur, ne vardan yok olur.”
Her gün baklava börek yense bıkılır.
Her gün aynı şeyi yapmak, insanı usandırır.
Sahipsiz eve it buyruk.
Kimsenin sahip çıkmadığı şeyler çok zaman değersiz kişilerin elinde kalır.

Pages