Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Baş kes, yaş kesme.
Ağacın bir insan kadar bir yerde ondan daha önemli olduğunu anlatır.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.
Bir duruma alışan kimse, artık o durumu doğal karşılar.
Sabreden derviş, muradına ermiş.
Acı, haksızlık, yoksulluk gibi, üzücü durumlar karşısında ölçülü kalabilen, acele etmeyen, çalışmalarını devam ettiren kimse amacnıa kolay ulaşır.
“Dut yaprağı olur giderek kemha / Sabreden murada erer demişler.” (Yesari)
Ak koyunu (ala keçiyi) gören, içi dolu yağ sanır.
Görünüşe aldanmamak. / “Görünüşe aldanma” atasözüyle eşanlamlıdır.
El mi yaman bey mi yaman?
Beyler uzun yıllar halkı sömürmüş, buyruğunda kullanmıştır. Ama halk bu durumu anladığında kişilerin keyfi buyruğuna son verecektir.
İven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz.
Bir işte başarılı olmak için zamanı iyi ayarlamak gereklidir.
Acıkmış kudurmuştan beterdir.
Aç insanın her şeyi yapabileceğini-anlatır.
Senden devletli ile ortak olma.
İnsanlar arasındaki ilişkilerin eşit koşullar (şartlar) içinde olmasını isteyen bir sözdür.
Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.
Bugün günlük hayatımızda kullandığımız ve pek doğal gelen birçok şey, büyük fedakârlıklar ve çok insanın ölümü pahasına sağlanmıştır.

Pages