Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.
Okumadan, görmeden yaşamak, “yaşamak” değildir. Gezip gören, gördükleri üzerinde düşünen, okuyarak bilgilerini artıran kimse elbette daha çok bilir.
“Bilmez efendi çok yaşayan, çok gören bilir.” (Evliya Çelebi)
Bir musibet bin nasihattan yeğdir.
Bak: “Bin nasihattan bir müsibet yeğdir.”
Ağustosta yatanı, zemheride büğelek tutar.
Zamanında çalışıp kazanmayan, çalışamadığında sıkıntıya düşer. / “Ağustosta gölge kovan, zemheride karın ovar” atasözüyle eşanlamlıdır.
Mürüvvete endaze olmaz.
Cömert, iyiliksever ve erdemli olmanın sonu yoktur. Her yerde, her zaman, her imkân ve oranda kişi, iyiliksever ve erdemli davranabilir.
Kediye bokun kimya demişler, üstünü örtmüş.
İyilik etmesini bilmeyenler, gerektiği zaman iyilik etmekten kaçınırlar.
Tilki tilkiliğini anlatıncaya (bildirinceye) kadar post elden gider.
Çok kez bir doğruyu, bir gerçeği anlatıp kabul ettirinceye kadar büyük sıkıntı çekildiğini anlatır.
Aslını saklayan (inkâr eden) haramzadedir.
Soyunu, ailesini, düşüncesini, kısacası kimliğini saklayan yada inkâr eden kimsenin aşağılık bir insan olduğunu anlatır.
Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
Sıkıntıya alışık olan kimse, başka bir sıkıntıdan korkmaz. “Ölmüş eşek kurttan korkmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Güzele ne yaraşmaz (yakışmaz).
Güzel şeyin güzel görünmesi için fazla bir zahmete gerek yoktur. Güzel, ne giyerse yakışır.
Nerde çokluk, orda bokluk.
Birlikte bir iş yapmak gerektiğinde birlik sağlanamazsa iş yapılamaz.

Pages