Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkar.
Kadınların, eğlenmeyi çok istediğini anlatır.
Emmim (amcam) dayım, herkesten (hepsinden) aldım payım.
En yakından bile yardım beklenmemeli.
Kuş, kanadına kira istemez.
İnsan kendi işini yaparken emeğini esirgemez.
Etek öpmekle dudak aşınmaz.
Önemli bir iş için ricada bulunmak, dahası var, yalvarmak, insanı küçültmez. / “El öpmekle ağız aşınmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
Bir eve, bir yere çağrılmadan gelen kimselere değer verilmediğini anlatır. / “Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme” ata- sözüyle eşanlamlıdır.
Böyle başa böyle tıraş.
İnsanlara yakışan davranış uygulanır.
Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar.
Her an insana kötülük edebilecek bir kimseyle ortak iş yapan büyük zarar görür. / “Şeytanla ortak buğday eken, samanını alır” atasözüyle eşanlamlıdır.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
Kimi insanlar, bir yandan toplumun benimsediği ahlâk dışı davranışlarda bulunurlar, bir yandan da kendilerini kınayan ve engel olmak isteyenleri sindirir, küstahlığını devam ettirirler. / “Hem suçlu, hem güçlü”, “Hem kel hem fodul” deyimleri aynı anlamı verirler.
“Dürüst olmaz kişinin işi bî-yar / Yalınız taş olur mu hiç divar.” (Güvahi)
Baba koruk (ekşi elma) yer, oğlunun dişi kamaşır.
Bir kimsenin yaptığı kusur yada kötülük yalnız kendini ilgilendirmemektedir. Toplum, değil böyle bir kimseyi, bu kimsenin çocuklarını bile hoş görmemektedir. Topluma yararlar sağlayan bir kimse ise, yararı anlaşıldığı zaman, toplumca baştacı edilmekte, böyle bir kimsenin yakınları bile aynı saygıyla selâmlanmaktadır. / “Baba eder, oğul öder” atasözüyle eşanlamlıdır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ölüm gibi çok üzücü bir olaya, en çok olayla ilgili olanların üzülmelerinin haklı olduğunu anlatmak için söylenir.
“Derin suyun yufka çıkarsa ne hoş Düştüğü yeri gör yakarmış ateş.” (Mengâşt) / “Ateş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde çıban mı biter.” (Karacaoğlan)

Pages