Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Var evi kerem evi, yok evi verem evi.
Varlıklı kimse rahat harcar. Yoksul ise harcayamaz.
Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.
Kadın, baba evinde rahat edemez, kocasıyla birlikteyken kendini çok özgür görür.
Üşenenin (erinenin) oğlu kızı olmamış.
Bir işe canla başla sarılmayan olumlu bir sonuç alamaz.
Yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter.
Görmeye bile dayanılmayan şey pek yakında bulunur, anlamında söylenir.
Tavuk kaza bakmış da kıçım yırtmış.
Ulaşması olanaksızken, bir yere varmak isteyen insanın gülünç duruma düşeceğini anlatır.
Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır.
Kuraklık, deprem, savaş, hastalık, pahalılık gibi doğa ve toplum olaylarında küçükler, zayıflar ve yoksullar çok zarar görürler. Büyükler, güçlüler ve varlıklılar çok kez zarar görmezler yada gelen zarar onları fazla etkilemez.
Hanım kırarsa kaza, halayık (hizmetçi) kırarsa suç.
Söz ve para sahiplerinin buyruğunda olanlar, küçük görülür genellikle; en küçük kusurları suç sayılır. Oysa söz ve para sahiplerinin kusurları sevimli, kendilerine özgü bir davranış olarak gösterilir.
Osmanlı tavşanı araba ile avlar.
Bir iş yapmak istediği halde rahatını bozmak istemeyenler için söylenir.
Doğru söz ağıdan acıdır.
Yanlış yapanlara yanlışlarını söylemek çok kez acı gelir.
Atım tepmez, itim kapmaz deme (Atın tepmezi, itin kapmazı olmaz).
Kimi konularda kuşkulu olmak gerekir, yüzde yüz güven doğru değildir.

Pages