Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz.
Görevini yapmayan, verilen cezayı unutamaz.
İnsanın eti yenmez, derisi giyilmez; tatlı dilinden başka nesi var?
Tatlı dilli insanlar çok sevilir. Hangi toplulukta olursa olsun bu tür insanlar aranır. Gereksiz konuşmalarla çevresindekileri kıran, üzen insanlar sevimsizdirler, kimse sevmez onları.
Kepenek altında er yatar.
İnsanı kılık kıyafetiyle değerlendirmek yanlıştır, çünkü dış görünüş insanı yanıltabilir.
Çıra dibine ışık vermez.
Bak: “Mum dibine ışık vermez.”
Arife târif gerekmez.
Bir şeyi bilene, öğretmeye kalkmak doğru değildir.
“Meseldir ârife târif ne hacet. / Ben nâçar eden sen değil misin.” (Seyrânî)
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Gerçek değerler hiç bir zaman yitmezler. Zorlamalar, yalanlar, aldatmalar geçicidir, faydasızdır. Kişiler, toplumlar, gerçek değerlerin değersizliği konusunda bir süre için yanıltılabilirler. Ama, bir gün doğrular meydana çıkar, değerler gerçek yerini alır.
“Güneş yer üstüne düşmekle pâyimâl olmaz.” (Fuzulî) / “Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma, / Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr-ü kıymetten.” (Namık Kemal)
İki tımar bir yem yerine geçer.
Hayvan bakımı, ağaç bakımı, motor bakımı gibi yaşaması, çalışması gereken bir şeye bakmanın zorunluğu anlatılır.
Kara (kötü) haber tez duyulur.
Kötü haber tez yayılır, ilgili kimse tez duyar.
Çocuğa iş buyuran ardından kendi gider.
Bir işi yapamayacak, beceremeyecek kimseye o işi vermemek gerek.
Kös dinleyen davula kulak vermez.
Büyük işler yapan küçüğe aldırmaz.

Pages