Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Beş parmağın beşi bir değildir.
Beş parmak bir değildir; kimi uzun, kimi kısa: kimi kaim, kimi ince. Baş parmağın asıl farklı yanı, her parmağın ayrı birer hüneri olmasıdır. İnsanlar da farklı yaratılmışlardır: kimi uzun, kimi kısa; kimi şişman, kimi zayıf. İnsanların asıl farklı yanı, her insanın ayrı bir zekâsı, yeteneği olmasıdır. Bu yüzdendir ki ancak zekâları, yetenekleri ve topluma yararları oranında değer kazanırlar.
Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
Ağızdan çıkan bir söz, kısa zamanda her tarafta duyulur; bir de kötü bir haberse...
Susayan kanmam sanır.
“Sanmak”, burada bir korkuyu belirtmektedir: açlık korkusu... Bu korku insanı yasa dışı davranışlara götürebilir. İnsanın kafasından “yarınım ne olacak”, “ya aç kalırsam” kaygılarını silmek gerekir.
Terzi kendi söküğünü dikemez.
İnsan genellikle, başkalarına yaptığı hizmeti, aynı ölçüde kendine yapamaz.
Ustanın çekici bin altın.
Sanat öğreten kimsenin çok önemli bir iş yaptığını anlatır.
İven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz.
Bir işte başarılı olmak için zamanı iyi ayarlamak gereklidir.
İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Bak: “Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş.”
Veresiye (borca) şarap içen iki kez (kere) sarhoş olur.
Borca alışveriş yapan biri, borcunu ödeyemez, faiziyle borç artar üzülür; İkincisi, borcunu ödeyememenin verdiği sıkıntıya ayrıca üzülür.
Söyleyene bakma, söyletene bak.
Birinin söylediği söz, olmasını istediğimizse, bir sezgiyle söylüyor olacak, diye seviniriz.
Kel ilâç bilse, kendi başına sürer (kelin ilâcı olsa başına sürer).
/ Kendisine faydası olmayan birinin, başkasına bir yaran olmaz.
“Kelin emi olsa başına sürer Kimseden kimseye bir medar olmaz.” (Bedri)

Pages