Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

İki testi tokuşunca biri elbet kırılır.
Herhangi bir mücadelede taraflardan birinin yenileceği doğaldır.
Dereden geçerken at değiştirilmez.
Bak: “Irmaktan geçerken at değiştirilmez.”, “Çay geçerken at değiştirilmez.”
Kime müslüman desen haçı koltuğunda çıkar.
İyi insanın az olduğunu anlatır.
Et ile tırnak arasına girilmez.
Birbirine yakın kimselerin anlaşmazlıklarında aralarına girmemenin gereğini anlatır.
Çömlek demiş “dibim altın”, kaşık demiş “girdim çıktını”.
İşin iç yüzünü bilen kimseye karşı övünülürse gülünç duruma düşülür.
Karga yavrusuna bakmış, “benim pak evlâdım” demiş.
Anne ve babaların, yavrularını olduğundan daha güzel gördüğünü anlatır. / “Kirpi, benim yavrumdan yumuşak yavru var mı, dermiş”, “Kuzguna yavrusu güzel görünür” atasözleriyle eşanlamlıdır.
Tok acın halinden bilmez (ne bilir).
Bir şeyi en iyi bilen, onu yaşayandır.
“Ne bilsin tok olanlar aç halin.” (Şeyhi)
Çok bilen (çok söyleyen) çok yanılır.
Çağımızda her şeyi bilmek imkânsızdır. Bilim gelişmiş, teknik ilerlemiş; tıp, uzay araştırmaları, inanış ve görüşlerde değişiklik yapmıştır. Böyle bir çağda kişi, her şeyi aynı ölçüde bilemez. “Ayaklı kütüphane” deyimi artık gerilerde kalmıştır. Her şeyi bildiğini söyleyen yada o yollu konuşan, bir şey bilmeyen yada tam bilmeyen, dolayısıyla yalan kişidir.
“Tecrübe ehli [1] bunu böyle bilir Kim ki çok söyleye ol çok yanılır.” (Atayi) / “Meclisde sakin ol eyleme sohbet Çok söyleyen çok yanılır demişler.” (Dervişi)
Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti.
Ucuz olan şeye fazla ilgi göstermemeli; pahalı şeyden de fazla çekinmemeli anlamına söylenir.
Parayı veren düdüğü çalar.
İnsanların parayla ç/ok şey elde ettiklerini; paranın her şey olmadığı halde, her işin başında görüldüğünü, her şeyden üstün tutulduğunu anlatır.
“İşte şu âdemler düdüğü çalar Evvelce parayı veren demişler.” (Refiki)

Pages