Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Züğürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak yeğdir.
Yoksulluğun hastalıktan da beter olduğunu anlatır.
El eliyle yılan tutulur.
Kişi kendi işini kendi yapmalıdır.
Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.
Bugün günlük hayatımızda kullandığımız ve pek doğal gelen birçok şey, büyük fedakârlıklar ve çok insanın ölümü pahasına sağlanmıştır.
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.
Zengin malının, parasının hesabını yapmanın, böyle bir iş için boşuna zaman öldürmenin gereksizliğini anlatır.
Felek, kimine kavun yedirir, kimine kelek.
'İnsanlar arasındaki eşitsizliğin Allah''tan geldiği inancını belirtir.'
“Bu söz eskidir yedirir felek Kimine kavun kimine kelek.”
Ağaca (taşa) çıkan keçinin dala bakan (ağaca çıkan) oğlağı olur.
Anne ve babanın çocuk üzerindeki etkisini anlatır.
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
Üstüne aldığı önemli bir görevi hazmedemeyerek kasılanlar; eski hallerinden daha üstün bir seviyeye yükselip de eski durumlarını çabuk unutanlar için söylenir.
Çok gezen çok bilir.
Çok gezen çok görür. Bilmek biraz da görmekle olur. “Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir” atasözüyle eşanlamlıdır.
Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez.
Kimse kendi yaptığı işi ve kendine ait bir şeyi kusurlu bulmaz.
Soran yanılmamış.
Bir şeyi iyi bilene sormakta yarar var, doğrular ancak böyle bulunur. / “Bin bilsen de bir bilene danış”, “Danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış”, “Sora sora Bağdat bulunur” atasözleriyle eşanlamlıdır.

Pages