Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

O hacı, bu hacı, kim olacak boyacı?
Bak: “Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa.”
Düşman karınca ise de hor bakma.
Düşmanı küçümsemenin doğru olmadığını anlatır.
“Hasmın karıncaysa sakın hor görme Bilinir mi kimde ne var demişler.” (Mevci)
Ecel geldi cihana, başağrısı bahane.
“Ölümlerde bir sebep aranır, oysa ölecek kişinin alnına ne zaman öleceği önceden yazılmıştır” inancını anlatır.
“Sıtmadan, frengiden, veremden Bıktık tavuk gibi ölmekten Çoktan çıktı başağrısı Ecele bahane olmaktan.” (Rıfat Ilgaz)
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Elinde parası olmayan yada çok az olan yoksul, alışverişte çok az kazanır. Oysa zengin, “para parayı çeker” atasözünde olduğu gibi, elindeki çok para yoluyla çok kazanır.
Gün (ay) var yılı besler, yıl var günü (ayı) beslemez.
Ticaretin belli bir ölçüsü yoktur. Fırsatlar, imkânlar; ticareti yapan kişinin zekâsı, yeteneği, diğer insanlara ve topluma bakış açısı, düzendeki yeri ticaretin biçimini belirler. Kimi zaman çok az kazanıldığı halde, kimi zaman da kısa bir süre içinde milyonlar kazanmak olağandır.
Issız eve it buyruk.
Sahip çıkılmayan bir yere, bir şeye, başkalarının malında gözü olan ve pusuda bekleyen kimseler sahip çıkar.
İt sürü para kazan.
İşin kötüsü olmaz. Her iş topluma yararlı olduğu sürece şereflidir.
“İt sürü de buçuk kazan, ar etme Ar eden kâr etmez ekser demişler.” (Yesari)
Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.
Bak: “Dökme (taşıma) su ile değirmen dönmez.”
Destursuz bağa gireni sopayla kovalarlar.
Hakkı olmayan bir şey sorulmadan alınmak istenirse cezasız bırakılmaz.
Tilki tilkiliğini anlatıncaya (bildirinceye) kadar post elden gider.
Çok kez bir doğruyu, bir gerçeği anlatıp kabul ettirinceye kadar büyük sıkıntı çekildiğini anlatır.

Pages