Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Su içene yılan bile dokunmaz.
İnsanın en doğal ihtiyacının karşılanması gerektiği anlatılır.
Her sakaldan bir tel çekseler, köseye sakal olur.
Birilerine yapılacak yardımda, yapılan toplu çalışmalarda küçük ödemeler büyük işler görür.
Çok koşan çabuk yorulur.
Bir şeyin aşırısı kişiye zarar verir. Durmadan, dinlenmeden çalışan, kendine bakmayan insan çabucak yorulur, sağlığını yitirir, hasta düşer.
Acele işe şeytan karışır.
Bir iş, belli bir süre içinde yapılır. Süre uzatılırsa iş gecikir; acele edilir, süre kısaltılırsa karışıklık olur. Hem istenilen sonuç alınamaz, hem daha da gecikilmiş olur. Akılla, sınanmış yollarla yapılırsa, kısa zamanda amaca ulaşmak elbette iyidir.
“Erişir menzil-ü maksuduna aheste giden Tiz-i reftarolanın pay ine dâmen dolaşır. “ (Hatemî)
Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider.
Çocuklar, her konuda büyüklere özenirler, onlara öykünürler.
Kulaktan burun yakın, kardeşten karın yakın.
İnsanın herkesten önce kendini düşünmek zorunda olduğunu anlatır.
Varlığa güvenilmez.
Varlığın günün birinde yokluğa dönüşebileceğini, bu bakımdan güvenmemek gerektiğini anlatır.
Evi ev eden avrat (yurdu şen eden devlet).
Evde kadının yeri pek büyüktür. Bir ölçüde evi şenlendiren de yaşanılmaz yapan da kadındır. Nasıl ki, yurdu insan için yaşanılır yapan yada yaşanılmaz hale getirenin devlet olabileceği gibi.
Allahın ondurmadığını Peygamber sopa ile kovalar.
Kaderin değişmezliği anlatılır.
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
Değerli kimselerin bulunmadığı yerlerde değerli kişiler aranır, bulunanlara değerli kişiymiş gibi ilgi gösterilir.
“Koyunların bulunmadığı yerde Keçiye Çelebi Abdurrahman demişler.” (Refiki)

Pages