Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemez.
Bak: “Baba oğluna bir dağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.”
Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz.
Bir evde bir aileden fazlasının barınamayacağım anlatır.
Herkesin bir derdi var, değirmeninki de su.
Herkes, kendi derdini, başkalarının derdinden daha önemli sayar.
Ava giden avlanır.
Bir şey elde etmek isterken, bir şeyler kaybedenler için söylenir.
Bir çöplükte iki horoz ötmez.
Bir toplulukta bir baş olur.
Rüzgâr eken fırtına biçer.
Kötü bir iş yapan kimsenin daha kötü sonuçlarla karşılabileceğini anlatır.
Son pişmanlık fayda vermez.
Olan olduktan sonra pişman olmak, üzülmek sonucu değiştirmez.
“Usul bilen Umurunda yorulmaz Son ki peşimanlık faide vermez.” (Mengûşi) / “İhmal etme maslahatın tez bitir Dona kalır sona kalan demişler.” (Lütfi)
Güneş girmeyen eve doktor girer.
Güneş ışınlarının canlının gelişmesinde, yaşamasında büyük yeri vardır.
Evvel taam, sonra kelâm.
Tok karınla görüşmek daha yararlıdır. Bir de, yemek yerken konuşmamalı anlamına söylenir. Çünkü, hem ağızdan yemek parçaları saçılır, hem de bekleyen yemeğin tadı kaçar.
Kurtla ortak olan tilkinin hissesi ya tırnaktır ya barsak.
İnsanlıkla ilgisi az olan kimselerle kurulan dostluklar, anlaşmalar büyük zararlarla sonuçlanır.

Pages