Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez.
Para sahipleri genellikle paralı olduklarını saklarlar. Çoğu kez de parasız olduklarını söylerler. Zamanla bu davranış bir gereklilik kazanmıştır. iman da öyle: Bir şeye inanmanın açıklığı gerekirken türlü kaygılarla o da gizlenmiştir.
Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz.
Bak: “Eşek kocamakla (büyümekle) tavla başı olmaz.”
Kusursuz güzel olmaz.
Bak: “Her güzelin bir kusuru vardır.”
Ecel geldi cihana, başağrısı bahane.
“Ölümlerde bir sebep aranır, oysa ölecek kişinin alnına ne zaman öleceği önceden yazılmıştır” inancını anlatır.
“Sıtmadan, frengiden, veremden Bıktık tavuk gibi ölmekten Çoktan çıktı başağrısı Ecele bahane olmaktan.” (Rıfat Ilgaz)
Dostun attığı taş baş yarmaz.
Dostun acı sözünden, sert davranışından kötülük gelmez. Çünkü o, üzüntümüzü ve mutluluğumuzu paylaştığımız kimsedir.
Öksüz çocuk (oğlan) göbeğini kendi keser.
Kimsesizlerin koruyucusuz olduklarını, onlara kimsenin yardımcı olmadığını anlatır.
Az veren candan çok veren maldan.
Parası olan, çok ve kolay para harcar. Parası olmayan için durum aynı değil. Bir yere harcama yaparken, başka yerlerden kısar; sağlığından, eğitiminden, eğlencesinden, kısaca hayatından...
Her ne doğrasan aşına, o çıkar kaşığına.
İyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük görür. “Çanağa ne doğrarsan, kaşığa o çıkar”, “Ne ekersen onu biçersin” atasözleriyle eşanlamlıdır.
“Diken eken, gül döğşürmez bir zaman Kişi ektiğini biçer demişler.” (Yesari)
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin kendisine ikram edilenin dışında bir şey ummamasını anlatır.
Dayak isteyen keçi, çobanın değneğine sürünür.
Bak: “Eceli gelen köpek (it) cami duvarına siyer (işer).”

Pages