Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
Denenmiş şeylerden ders almanın gereğini anlatır.
Hocanın vurduğu yerde gül biter.
Öğretmen öğrenciyi cezalandırıyorsa eğer, bu öğrencinin yararınadır.
“Sanki döv sem ne yaparsın? / Hocayız biz, döveriz. / Gül biter aşk ile vurduk mu... / İnandı mı, caiz.” (Mehmet Âkif Ersoy) / “Amelsiz âlimi alma bir pula Bendini tut gitme gittiği yola.” (Kadri)
Tilkiye: “tavuk kebabı yer misin?” demişler; “adamın güleceğini getiriyorsun” demiş.
Bir şeyi çok isteyen birine, “ister misin?” diye sormak gereksizdir.
Fare deliğine sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.
Kendi işini yapamazken başkalarının işine karışanlar için söylenir.
Bezirgan züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar (karıştırır).
Bak: “Müflis bezirgân eski defterleri karıştırır”.
Karın, kardeşten yakın (Kardeşten karın yakın).
Evlilikte kadın, erkeği için kardeşten daha yakındır, hayatı ikisi paylaşmaktadır çünkü.
Beylik çeşmeden su içme.
Devlet malı kullanmamalı, hem doğru değil, hem zarar getirir.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Elinde parası olmayan yada çok az olan yoksul, alışverişte çok az kazanır. Oysa zengin, “para parayı çeker” atasözünde olduğu gibi, elindeki çok para yoluyla çok kazanır.
Kimse kendi ayıbını bilmez.
İnsanın kendini denetlemesi güçtür. “Herkes kendi ayıbını bilmez” sözüyle eşanlamlıdır.
Az veren candan çok veren maldan.
Parası olan, çok ve kolay para harcar. Parası olmayan için durum aynı değil. Bir yere harcama yaparken, başka yerlerden kısar; sağlığından, eğitiminden, eğlencesinden, kısaca hayatından...

Pages