Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Son pişmanlık fayda vermez.
Olan olduktan sonra pişman olmak, üzülmek sonucu değiştirmez.
“Usul bilen Umurunda yorulmaz Son ki peşimanlık faide vermez.” (Mengûşi) / “İhmal etme maslahatın tez bitir Dona kalır sona kalan demişler.” (Lütfi)
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Geçmişe mazi (yenmişe kuzu).
Geçmişle övünmek, geçmişle yetinmek boşunadır. Önemli olan bugün ve yarındır.
Domuzun kuyruğunu kes yine domuz.
Kötü insan kökten değişmedikçe kötülüğünü sürdürür.
İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe (kemliğe) iyilik er kişinin kârı.
İyiliğe karşı iyilik doğal bir davranıştır. En önemlisi kötülüğe iyilikle cevap vermektir. Bunu da ancak her yönden olgunlaşmış kişiler yapabilir.
Mum yanmayınca pervane dönmez.
Bir davranışta bulunmak, bir şey yapmak için bir neden gerek.
Bin dost az, bir düşman çok.
Düşman acımasızdır, azı çoğu yoktur, bir de olsa tehlikelidir.
Atın ölümü arpadan olsun.
Çok istenilen, sevilen bir şey yapılırken, büyük zarar da görse insan, pek üzülmez. Bu söz, böyle bir duyguyu anlatmak için söylenir.
Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır.
İnsan, her an kendini yenilemek, eski durumundan daha ileriye gitmek zorunluğunu duymalıdır. İşi, toplumdaki yeri, kazanç durumu ne olursa olsun, belli bir noktada kalmamalıdır. Devamlı hareket, doğru bilinen bir yoldur.
İki ölç, bir biç.
Yapılacak bir iş için önce çok düşünmeli, sonra yapmalıdır.

Pages