Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ölüm gibi çok üzücü bir olaya, en çok olayla ilgili olanların üzülmelerinin haklı olduğunu anlatmak için söylenir.
“Derin suyun yufka çıkarsa ne hoş Düştüğü yeri gör yakarmış ateş.” (Mengâşt) / “Ateş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde çıban mı biter.” (Karacaoğlan)
İtle yatan bitle kalkar.
Bak: “Körle yatan şaşı kalkar”.
Gönülden gönüle yol vardır.
Kimi insanlar arasında birbirinden habersiz bir sevgi bağının bulunduğunu anlatır. / “Kalp kalbe karşıdır”, “Kalpten kalbe yol vardır” ata- sözleriyle eşanlamlıdır.
“Tut atalar sözün kalbi selim ol Gönülden gönüle yol var demişler.” (Levni)
Doğrunun yardımcısı Allah’tır.
Günlük yaşamında, işinde doğru olan kimseyi herkes sever.
İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Bak: “Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş.”
Temiz (iyi) iş, altı ayda çıkar.
Sağlam, iyi bir iş için bir zaman gereklidir, acele etmemeli.
Huylu huyundan vazgeçmez.
Alışkanlıklardan kolay kolay sıyrılınmaz; önemli olan, kötü alışkanlıklar edinmemelidir. / “Can çıkmadan huy çıkmaz”, “Huy canın altındadır” atasözleriyle eşanlamlıdır.
Aptala malûm olur.
Bir olayı bir rastlantıyla önceden sezen için alay yollu söylenir.
O hacı, bu hacı, kim olacak boyacı?
Bak: “Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa.”

Pages