Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Bu söz, “yalnız kendini düşünen”lerin duygularını anlatır. Başkaları için zararlı olan şey, kişi için de zararlıdır. Bencillik, nemelâzımcılık ilkel topluluklarda ilgi gören bir davranıştır: İnsanlar, insan olma, toplum olma bilincine ulaştıkça “başkalarıyla birlikte mutlu olma” gereğini duyacaklardır.
Evdeki hesap (pazar) çarşıya uymaz.
Önceden tasarlanan bir işin umulduğu gibi yürümediğini, çok kez tersi olduğunu anlatır.
“Ne çare ki evdeki hesap Çarşıdakine uymuyor İnsanlar bol bol laf ediyor ya Yine de işlerine Akıl fikir ermiyor.” (Cahit Külebi)
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Akıl almayacak yolsuzluk ve hırsızlık yapanlar, yaptıklarını yasalara uygun göstermenin yollarını arar ve bulurlar.
“Anın için evvel kılıf hazırlar Çünkü minareyi çalan demişler.” (Refiki)
Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.
Bak: Yarası olan gocunur.
Dostun attığı taş baş yarmaz.
Dostun acı sözünden, sert davranışından kötülük gelmez. Çünkü o, üzüntümüzü ve mutluluğumuzu paylaştığımız kimsedir.
Evli evinde, köylü köyünde gerek.
Belli zamanlarda herkesin kendi yerinde olması gerektiğini anlatır.
Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
Normal olmayan insanların topluma çok büyük kötülük yapabileceğini, yapılan bu kötülükten kolay kolay kurtulunamayacağını anlatır.
Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.
Ardıç ağacı çabuk yanar kül olur, közü olmaz. Yalancının da sözüne inanılmaz.
Dayak isteyen keçi, çobanın değneğine sürünür.
Bak: “Eceli gelen köpek (it) cami duvarına siyer (işer).”
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
Üstüne aldığı önemli bir görevi hazmedemeyerek kasılanlar; eski hallerinden daha üstün bir seviyeye yükselip de eski durumlarını çabuk unutanlar için söylenir.

Pages