Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Değirmene gelen nöbet bekler.
Sıraya saygı göstermenin gereğini anlatır.
Mal melâmeti örter.
Para kusurları kapatır.
Kürkü orak vaktinde, orağı kürk vaktinde.
Her şeyin bir ucuz zamanı vardır. Örneğin kürkü yazın, orağı ekin mevsimi olmayan kışın almalıdır.
Çoban armağanı çam sakızı.
Herkes, ancak kendi imkânları ölçüsünde armağan verebilir.
iki baş bir kazanda kaynamaz.
Kişilikleri ayrı olan iki insan bir birliktelik kuramaz.
Az veren candan çok veren maldan.
Parası olan, çok ve kolay para harcar. Parası olmayan için durum aynı değil. Bir yere harcama yaparken, başka yerlerden kısar; sağlığından, eğitiminden, eğlencesinden, kısaca hayatından...
Domuz derisinden post olmaz, eski düşman dost olmaz.
Düşmanlığın dostluğa dönüşmesinin imkânsız olduğunu anlatır.
“Eskidikçe artar dostun kıymeti / Hiç bir zaman eski dost düşman olmaz.” (Merdümi)
Lafla peynir gemisi yürümez.
Yalnız sözle hiç bir şey gerçekleşmez. Harekete geçmek, yapmaya, işe koyulmak gerek.
“Lafınan yürümez peynir gemisi Yerden gökyüzüne merdiven olmaz.” (Merdümi)
Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.
Bak: “Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.”

Pages