Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Gelen geçer, konan göçer.
Hiç bir şeyin sürekli olmadığı anlatılır.
Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.
Bak: Yarası olan gocunur.
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
Üstüne aldığı önemli bir görevi hazmedemeyerek kasılanlar; eski hallerinden daha üstün bir seviyeye yükselip de eski durumlarını çabuk unutanlar için söylenir.
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Amavuda sormuşlar “cehenneme gider misin?” diye, “aylık kaç” demiş.
Para için en kötü koşulu bile kabul edenler için söylenir.
Eşeğin kulağım kesmekle küheylan olmaz.
Aşağılık birine ne yapılırsa yapılsın aşağılık olmaktan kurtulamayacağını anlatır.
“Eşeğe giydirsen nakışlı bir çul At olmaz, huyunca zırlar demişler.” (Mevci)
Destursuz bağa gireni sopayla kovalarlar.
Hakkı olmayan bir şey sorulmadan alınmak istenirse cezasız bırakılmaz.
Aş taşınca kepçeye paha olmaz.
Bak: “Abanın kadri yağmurda bilinir.”, “Buğday başak verince orak pahaya çıkar.”
İki at bir kazığa bağlanmaz.
Bak: “İki baş bir kazanda kaynamaz.”
Gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme.
Bak: “Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.”

Pages