Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Meyhaneciden şahit istemişler, mezeciyi göstermiş.
Uygunsuz iş yapan, kendine yakın kimseleri tanık gösterir.
Herkes kaşık yapar ama sapım ortaya getiremez.
Herkesin istenilen biçimde, gereğine uygun iş yapamayacağını anlatır.
Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.
Ders almak, örnek almak yerine birinin davranışlarını aynen benimsemek, taklit etmek, taklit edeni gülünç duruma düşürür, kişiliğinden eder.
Kaymağı seven mandayı yarımda taşır.
Bak: “Pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır.”
Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl.
Zarar verebilecek aşırı girişimlerden sakın; bir de her türlü işinde çok gerilerde kalma.
“Ne yavaş ol basıl, ne sert ol asıl Yorganına göre ayağın kösül.” (Mengûşi)
Kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden.
April beşin (nisan - 18) çok soğuk olduğu anlatılır.
Böyle gelmiş böyle gider.
Sürüp giden haksızlıkların bir türlü düzeltilmemesi karşısında umutsuzluğu belirtir.
Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
Kurallara göre davranmayana kimse önem vermez, ona inanmaz. Çünkü yaptığı şey ciddi değildir.
“Kurbağanın sesi derya bulatmaz, / Zağarın yavuzu kurdu korkutmaz.” (Ali İzzet)
Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.
Bak: “İğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.”
Korku dağlan bekletir.
Yapılacak işin çok kötü sonuçlar doğuracağı düşüncesiyle o işten vazgeçildiğinde söylenir.

Pages