Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Minare de doğru, ama içi eğri.
Kimi insanlar dıştan doğru, ahlâklı görünürlerse de, gerçekte öyle değildirler.
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Gerçekler, güneş gibidir, her yerde açık seçik görülür. Görmemek, görmek istememek, gizlemek imkânsızdır. 39 [1]
“Güneş balçık ile asla sıvanmaz Hakikat acıdır bir dem tatlanmaz.” (Mevci)
Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir, sonra buldurur.
Yoksul kişi, daha da yoksullaşıp sonra eski haline geldiğinde önceden pek de yoksul olmadığını düşünür, çok sevinir.
Böyle başa böyle tıraş.
İnsanlara yakışan davranış uygulanır.
Arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez.
Geçimi sağlanmayan insana baskı da yapılsa fayda vermez, verim alınamaz.
Ada bana, adayım sana.
Birinden yakınlık, iyilik beklemek için ona yakınlık göstermek, iyilik yapmak gerekir.
Eşeğine gücü yetmeyen semerini döver.
Güçlü birine kızdığı halde ondan alamadığı hıncını güçsüz birinden almak isteyenler için söylenir.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zuma az.
Kimi küçük işaretler, büyük olayları önceden haber verir, yeter ki anlayalım. Havadan anlayan insan, bulutların renk ve hareketinden yağmur yada fırtınanın olup olmayacağını bilir. Toplumsal ve kişisel olayları da önceden değerlendirmek mümkündür.
Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.
“Şeytan” sözcüğü burada “kurnaz, her an kötülük düşünen adam” anlamındadır. Böyle bir kimseyle dostluk kurulamayacağı; kurulduğunda, bu yakınlıktan yararlanarak insanı ölüme götürecek kadar kötülük yapacağı anlatılır.
Dayak isteyen keçi, çobanın değneğine sürünür.
Bak: “Eceli gelen köpek (it) cami duvarına siyer (işer).”

Pages