Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Aza demişler: “nereye?” “çoğun yanına” demiş.
Az, zayıf, küçük çok kez çoğa, güçlüye, büyüğe yenilir.
Kadının (cahili) sofusu, şeytanın maskarası.
Günlük işlerini şu yada bu nedenle ihmal eden kadın, aslında kimseye yaranamaz.
Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.
Her sıkıntıya katlanılır ama açlığa kesinlikle katlanılmaz.
Gezen ayağa taş değer.
Zararlı davranışlarla ilgili kimselerin bundan zarar göreceklerinin doğal olduğunu anlatır.
Ah alan onmaz.
Kötülük eden kötülük görür. / “Eden bulur”, “mazlumun ahi, indirir şahı”, “ah yerde kalmaz” atasözleriyle eşanlamlıdır.
Harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz.
Görevini yapmayan, verilen cezayı unutamaz.
Yiyen bilmez, doğrayan bilir.
Bak: “Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.”
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
Kimi insanlar, bir yandan toplumun benimsediği ahlâk dışı davranışlarda bulunurlar, bir yandan da kendilerini kınayan ve engel olmak isteyenleri sindirir, küstahlığını devam ettirirler. / “Hem suçlu, hem güçlü”, “Hem kel hem fodul” deyimleri aynı anlamı verirler.
“Dürüst olmaz kişinin işi bî-yar / Yalınız taş olur mu hiç divar.” (Güvahi)
Ekmeden biçilmez.
Emek vermeden hiç bir sonuç alınamaz.
“Dikmeden ağaç, dilersin yemişi Ekmeyecek ne biçersin ey kişi.” (Miftah)
Mayasız yoğurt tutmaz.
Para kazanmak için bir miktar sermaye gerekir.

Pages