Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Bir kimseye öğüt vereceğim diyerek ölçüyü kaçırır, yerli yersiz ve gereksiz söz ve davranışlarda bulunulursa, ters sonuç alınır. Bir de doğal ihtiyaçları karşılanmayan insan bunu gizli yada zorla elde etmeye kalkar.
Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.
Bak: “Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.”
Beş parmağın hangisini kessen acımaz.
Evlâtlar arasında fark gözetilmez.
Dilim, giydirir bana kilim.
Gerektiği yerde konuşmak, gerektiği yerde susmak olumlu bir davranıştır. Gelişigüzel konuşmalar insanı, çözümü güçleşen sorunlarla karşı karşıya getirebilir. İnsanın çok kez çektiği sıkıntı “dili belâsı” sonucudur. / “Söz gümüşse, sükût altındır” atasözüyle eşanlamlıdır.
“Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür / Çok kişi dilinin oldu kurbanı.” (Salburcuoğlu)
Osmanlı tavşanı araba ile avlar.
Bir iş yapmak istediği halde rahatını bozmak istemeyenler için söylenir.
Şaşkın misafir ev sahibini ağırlar.
Bak: “Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.”
Kulaktan burun yakın, kardeşten karın yakın.
İnsanın herkesten önce kendini düşünmek zorunda olduğunu anlatır.
Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın?
Gelir, gidere denk olmadıkça, bozuk durumu kimse değiştiremez.
Nerde bereket orada bereket
Bir yerde bir iş yapılıyorsa, sonunda bir verim, bir üretim sözkonusudur. Bir yerde mevcut sorunlar tartışılıyor, çözüm yolları aranıyorsa, olumlu sonuçlar alınacağı muhakkaktır.
El (etek) öpmekle ağız (dudak) aşınmaz.
Bir işi yaptırmak için yalvarmanın insanı incitmeyeceğini anlatan bir sözdür.

Pages