Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sabanın tutanağına yapışan el aç kalmaz.
Toprakta çalışan insan aç kalmaz. Çünkü toprak bilerek işleyeni iyi anlar; ona bütün verimiyle cevap verir.
Rüzgâr eken fırtına biçer.
Kötü bir iş yapan kimsenin daha kötü sonuçlarla karşılabileceğini anlatır.
Dumansız baca, kahırsız koca olmaz.
Karı koca birlikteliği çok kez güzel ilişkilerle sürerse de bazen sıkıntılı olur.
Ağız yer, yüz utanır.
Armağan verilen bir kimse, armağan vereni karşılıksız bırakmaz.
El elin nesine, gülerek gider yasma.
Bak: “El elin eşeğini türkü çağırarak arar.”
Kasap, yağı bol olunca gerisini yağlar.
Bak: “Abdalın yağı olunca gâh borusuna çalar, gâh gerisine”, “Çobanın yağı olunca çarığına sürer”.
Oynamasını bilmeyen kız, “yerim dar” demiş; yerini genişletmişler, “yenim dar” demiş.
Bir şeyi yapamadığını açıkça kabul edip söyleyemeyenlerin birtakım bahaneler ileri sürmeleri karşısında söylenir.
“Yerimiz dar deyü bulur bahane Oynamaya gönlü olmayan demişler.” (Refiki)
Mazlumun ahi, indirir şahı.
Ezilenlerin, bir gün zalimlere gereken dersi vereceklerini anlatır.
“Kalmaz ebeden kimsede bir kimsenin ahi.” (Şinasi) / “Bil mazlumun ahi yerde kalmaz Sebepsiz ah alıp etme günahı.” (Mengûşi)
Aç anansa (atansa) da kaç.
Aç, hiç bir özür dinlemez, öfkelidir, kızgındır, her şeyi yapabilir. / “Aç, yanından kaç” atasözüyle eşanlamlıdır.
Paran varsa cümle âlem kulun, paran yoksa tımarhane yolun.
Paranın insanı kullaştırdığını, insanlıktan uzaklaştırdığını anlatır.
“Sevenin çok olur, malın çok ise Züğürt isen seni deli ederler.” (Karacaoğlan)

Pages