Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Arife târif gerekmez.
Bir şeyi bilene, öğretmeye kalkmak doğru değildir.
“Meseldir ârife târif ne hacet. / Ben nâçar eden sen değil misin.” (Seyrânî)
Dert ağlatır, aşk söyletir.
Bak: “Aşk ağlatır, dert söyletir.”
Deve büyüktür ama, beşini bir eşek yeder.
Her büyük görünen şeyin aslında göründüğü gibi büyük olmadığını anlatır.
“Kervan yola çıksa alel-ekseri Bir eşek katarı yeder demişler.” (Yesarî)
Görünüşe aldanma.
Bir şeyin dış görünüşü insanı aldatabilir. Yakından görmek, tanımak, başka taraflarını da incelemek gerekir.
Ağaca balta vurmuşlar, “sapı bedenimden demiş.”
'Bir yakınımızdan beklemediğimiz bir kötülük gördüğümüzde söylenir. Bu konuda, Sezar''ın evlât edindiği Bru- tüs''ü kendini öldürmeye gelenler arasında görüp de “Sen de mi Brutüs?” demesi ünlüdür.'
Avcı ne kadar al (hile) bilse, ayı o kadar yol bilir.
Bir konuda savaşım verirken, karşı tarafın gücünü küçümsememelidir.
Fırsat her vakit ele geçmez.
Uygun zamanın, elverişli durumun her zaman ele geçemeyeceğini, geçtiğinde olumlu bir biçimde kullanma gereğini anlatır.
Adam kıymetini adam bilir.
Bak: “İnsan kıymetini insan bilir.”
Şap ile şeker bir değil.
Birbirine benzediği halde özünde çok ayn olan şeylerin bulunduğu anlatılır.
Baş yarılır (kırılır) fes içinde, kol karılır yen (kürk) içinde.
Aile içinde olan olayların dışarı yansımaması, duyulmaması, anlamında söylenir.

Pages