Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
Bak: “Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstüne olmaz.”
Çok bilen (çok söyleyen) çok yanılır.
Çağımızda her şeyi bilmek imkânsızdır. Bilim gelişmiş, teknik ilerlemiş; tıp, uzay araştırmaları, inanış ve görüşlerde değişiklik yapmıştır. Böyle bir çağda kişi, her şeyi aynı ölçüde bilemez. “Ayaklı kütüphane” deyimi artık gerilerde kalmıştır. Her şeyi bildiğini söyleyen yada o yollu konuşan, bir şey bilmeyen yada tam bilmeyen, dolayısıyla yalan kişidir.
“Tecrübe ehli [1] bunu böyle bilir Kim ki çok söyleye ol çok yanılır.” (Atayi) / “Meclisde sakin ol eyleme sohbet Çok söyleyen çok yanılır demişler.” (Dervişi)
Elifin hecesi var, gündüzün gecesi var.
İyi günler sürüp gitmez, kötü günlerin geleceğini de hesaba katmak gerekir.
Gönül ferman dinlemez.
Sevgiyi hiç bir şey önleyemez.
Çömlek demiş “dibim altın”, kaşık demiş “girdim çıktını”.
İşin iç yüzünü bilen kimseye karşı övünülürse gülünç duruma düşülür.
Azıcık aşım, ağrısız (kavgasız) başım.
İnsanlar, elinde bulunanlarla yetinmez, daha çoğuna, daha büyüğüne sahip olmak isterler. Bu aşırı istekleri yüzünden rahatları kaçar. Oysa mevcut imkânlarla yetinmesini bilen insan daha mutlu olur.
Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
Ateş, altının gerçek altın olup olmadığını, mihnet (sıkıntı) de insanı ölçen birer araçtırlar. Sıkıntıya düşen bir kimse, erdemlerini yitirmeden, sıkıntısına olumlu yoldan çözüm aramalıdır.
Zararın neresinden dönülürse kârdır.
Bir iş yaparken zarar edildiği anlaşıldığında işi hemen durdurmak gerekir. İş devam ederse zarar da büyür.
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Yapılacak bir işi not etmenin; önemli görüşleri yayabilmek, gelecek için saklamak amacıyla yazmanın gereğini anlatır.
Borçlunun duacısı alacaklıdır.
Alacaklı, borçlunun kazanmasını ister.

Pages