Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Evlâdı ben doğurdum ama gönlünü ben doğurmadım.
Evlâdın da bir kişiliği olduğunu, anne ve babasına saygılı olmakla birlikte kimi görüşlerinin değişik olabileceğini anlatır. / “Oğlumu doğurdum (ama) gönlünü doğuramadım.” atasözüyle eşanlamlıdır.
Sırça evde (köşkte) oturan, komşusuna taş atmam alı.
Kendisi kusurlu olan, başkasını kusurlu olduğu için kınamamak.
Yalnız kalanı kurt yer.
İnsan tek başına kendini koruyamaz, haklarını savunamaz. Birleşmek, birlik olmak, böylece kuvvetli olmak zorunluğu vardır. / “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Benim oğlum binâ okur, döner döner yine okur.
Gelişmeye açık olmayan, yanlış bir davranışta ısrar eden kimseler için söylenir.
Bir adama kırk gün deli dersen deli olur.
Bir kimseyi devamlı telkin altında bulundurmanın kötülüğünü anlatır.
Gel demesi kolay ama git demesi güçtür.
Bir kimseyi çağırmak, ona güzel şeyler sunmak kolaydır. Ama onu kovmak, çok güçtür.
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Mart ayı hem en soğuk, hem de yazdan sağlanan yiyecek ve yakacağın tükendiği bir aydır.
Eğreti ata (emanet ata, el atma) binen tez iner.
Başkasına ait bir şeyi fazla benimsememelidir; bir gün gerçek sahibine geri verilecektir.
Dostluk kanı günde belli olur.
Gerçek dostların üzüntülü günlerde insanı yalnız bırakmamasını, ona yardımcı olmasını anlatır.
Evvel taam, sonra kelâm.
Tok karınla görüşmek daha yararlıdır. Bir de, yemek yerken konuşmamalı anlamına söylenir. Çünkü, hem ağızdan yemek parçaları saçılır, hem de bekleyen yemeğin tadı kaçar.
Pages
«
‹
…
83
84
85
…
›
»