Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Maskarasını çıkarmak
Birini rezil etmek.
Sebilhane bardağı gibi dizilmek
Acındırıcı bir tavırla durma. (*)
Boynu bükük, yoksul görünüşlü kimselerin acındırıcı bir tavırla dizi halinde durmalarına. “Sebilhane bardağı gibi' dizilmişler” denir. Sebilhane, daha çok büyük şehirlerde cadde üzerlerinde, gelip geçenlerin parasız su içmeleri için pencerelerinde su dolu bardaklar bulundurulan demir parmaklıklı taş binadır. Bardakların, pencere önlerinde sıra ile dizili durmalarına benzetilerek “Sebilhane bardağı gibi dizili” deyimi yeri geldikçe söylenir.
Sen sağ, ben selâmet
Bir iş karşısında artık yapılacak bir şey kalmadığını anlatır.
Arafatta soyulmuş hacıya dönmek
Varını yoğunu birdenbire yitiren insanlar için söylenir. (*)
Arafat, Mekke’ye altı saatlik uzakta bir dağdır. İslâm geleneğine göre hacıların, hacı olmadan önce bu dağa çıkıp dua etmeleri gerekir. Ancak hacı adayları, çırılçıplak olarak yalnız birer ehrama bürünürler. “Arafatta soyulmuş hacıya dönmek” deyimi, varını yoğunu birdenbire yitiren, yoksullaşan insanlar için söylenmektedir.
Başını boş bırakmak
Serbest bırakmak.
Kör kütük
Kendini bilmeyecek kadar.
Ocağı sönmek
Soyu tükenmek. (*)
Dilimizde, daha çok halk dilinde “ocağın sönsün”, “ocağın yansın” deyimleri çok geçer. İnsanlığın ilk çağlarında, ateşin bilinmediği zamanlarda insanlar, tabiatla daha çok pençeleşmek zorundaydılar. Umulmadık bir sırada ateşe kavuşunca, onun iyilikleri karşısında şaştılar, korktular. Dünyanın o zamanki sert iklimine, vahşi hayvanlarına ateşle karşı koyuyorlar, etlerini pişirerek daha lezzetli yiyorlardı. Bilinmeyen bir kuvvet tarafından gönderilen bu nimete tapıyorlardı. Ateşin sönmesi, onlar için bir felâket olacağından gece - gündüz, başında nöbet tutuyorlardı. Bir gün bu kutsal varlıktan kendi mağaralarına da götürmeyi düşündüler. Ateşi evlerinde yanar görmek onlar için bir “saa- det”, söndüğünü düşünmek bir “felâket” idi. Bu duygu zamanımıza kadar düşünülegelmiş, halkın dilinde bir dua, bir beddua halinde yerleşmiştir.
Darda kalmak
Çaresiz kalmak.
Aba altından değnek göstermek
Yumuşak görünmekle birlikte gözdağı vermek, göz korkutmak.
İçine sinmemek
Rahatlıkla tadına varamamak.

Pages