Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ağız yapmak
Bir gerçeği, bir durumu hemen söylemeyip, onu değişik biçimde göstermek. (*)
Bir gerçeği, bir durumu hemen söylemeyen, onu değişik biçimde göstermek isteyenlere “Ağız yapma” denir. Meyve satıcıları, her türlü meyveyi satarken onları bir düzene koyarlar. Bir tahta, bir sepet, bir kap üzerinde yığılı duran meyveleri müşteriye olduğu gibi sunmazlar. Görünen kısma, meyvenin en irisi, en göz alıcısı, en parlağını birer birer dizerler. Bunların da hoşa gitmeyecek taraflarını içe, alta getirirler. Böylece müşteride bir alma hevesi uyanır; satış çabuklaşır, kolaylaşır. İşte meyve satıcılarının, meyveleri bu hale getirmelerine “ağız yapma” derler. Böylece “ağız yapma” işlemi dilimize bir deyim olarak yerleşmiştir.
Canının derdine düşmek
Kendinden başkasını düşünmemek.
Derdine düşmek
Gereksiz hevese kapılmak.
Başını taşa vurmak (çalmak)
Çok pişman olmak.
Lamı cimi yok
“Karşı gelmeye yer yok, kesin” anlamında.
İpe çekmek
Asmak.
Kaşıkla yedirip sapıyla gözünü çıkarmak
Küçük bir iyiliğe karşı büyük zarar vermek.
Göze batmak
Bakanları rahatsız etmek.
Ağırdan almak
Pek istekli olmamak.
Seni hamamcı eden Allah, beni de külhancı eder
Günün birinde senin gibi olurum.

Pages