Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Kör ocak
Çocuksuz aile.
Ağzına kira istemek
Bir şeyi söylemek istemeyenler için söylenir.
Duvar dibi
Soğuk, hareketsiz, duygusuz.
Sinirleri boşanmak
Davranışlarını kontrol edememek.
Yerinde su çıkmak
Rahatı iyi olduğu halde durumunu değiştirmek isteyenler için söylenir.
Bel bağlamak
Güvenmek. (*).
“Bel bağlamak” deyimi, “güvenmek” anlamında kullanılır. Alevi töresine göre, kişinin toplum içinde bir yeri olabilmesi için kimi sınavlardan geçmesi gerekir, örneğin, “eline-diline-beline” üçlüsüne uygun davrananlar her türlü Alevi törenine katılma hakkını kazanır. Böyle bir kimsenin “cemevi” adı verilen yerde, törenle beline bir kuşak, “tığbent” bağlanır. Beline kuşak bağlanan kimse artık güvenilen, toplumda belli bir yeri olan kişi haline gelir. “Bel bağlamak” deyimi dilimize bu törenden geçmiş, bugün yeri geldikçe söylenmektedir.
Deli pösteki sayar gibi
Çok sıkıcı ve sonuç alınamayacak bir iş için söylenir.
Kuş kanadıyla gitmek
Çok hızlı gitmek.
Nevri dönmek
Tatsız bir duruma karşı tepki göstermek.
Sebilhane bardağı gibi dizilmek
Acındırıcı bir tavırla durma. (*)
Boynu bükük, yoksul görünüşlü kimselerin acındırıcı bir tavırla dizi halinde durmalarına. “Sebilhane bardağı gibi' dizilmişler” denir. Sebilhane, daha çok büyük şehirlerde cadde üzerlerinde, gelip geçenlerin parasız su içmeleri için pencerelerinde su dolu bardaklar bulundurulan demir parmaklıklı taş binadır. Bardakların, pencere önlerinde sıra ile dizili durmalarına benzetilerek “Sebilhane bardağı gibi dizili” deyimi yeri geldikçe söylenir.
Pages
«
‹
…
48
49
50
…
›
»