Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Başa geçmek, önde olmak
Baş olmak.
Dostluk (muhabbet) kantarla, alışveriş miskalle
“Alışverişte dostluğu bozacak davranıştan uzak durmak- anlamında söylenir.
Ensesinde boza pişirmek (k)
Çok çalıştırmak.
Bu yaşta bu zekâ
Bir işi kurnazca, usulüne uygun olarak yapanlar için söylenir. (*)
Bir işi kurnazca, açıkgözce, usulüne uygun olarak yapanlar için, “bu yaşta bu zekâ!” diyerek düşüncemizi yarı takdir, yarı alaylı bir dille anlatmak isteriz. Eskiden mahalle okullarından birinde ders okutan bir hocaya sık sık hediyeler gelirmiş. Bunlar daha çok yiyecek cinsindenmiş. Bir sini börek, bir tepsi baklava gibi. Yine bir gün hocaya bir tepsi baklava gelir. Hoca baklavayı yemeğe zaman bulamadan bir yere çağırılır. Baklava rafta tütüm tütüm, ama hemen gitmesi gerekmektedir. Bir hile düşünür aklınca, öğrencilerine dönerek : “Sakın ha!” der. “bu baklavaya el sürmeyin, yoksa öteki dünyayı boylarsınız. Bu tepsi bir dost hediyesi değildir, içine zehir koydukları muhakkaktır, çünkü dost kılığında bir düşmandır o...” öğrenciler kurnazlıktan yana hocalarından geri kalırlar mı hiç? Oturup bir tepsi baklavayı yerler. Cevaplarını önceden hazırlamışlardır. Ho- canın aceleyle çıktığından unuttuğu bastonu kırarlar. Hoca yepyeni bastonunun kırıldığını görüp de bağırdığında, öğrencilerden en açıkgözü ağlamaklı bir tavırla : “Hoca efendi!” der, “çok üzgünüm, bastonunuzu ben kırdım. Bu büyük suçumdan dolayı clmeyi hakettiğimi anlayarak, sizin zehirli baklavanın hepsini yedim, şimdi hakettiğim ölümü bekliyorum.” Hoca, karşısındakinin baklavayı yemek için kurduğu zekice plan karşısında şaşırır. Takdir etmekten kendini alamaz : “Evlâdım” der. “bu yaşta bu zekâ! hayret doğrusu...”
Damokles’in kılıcı
Her insan için bekleyen büyük tehlikeleri anlatır. (*)
Damokles, (Damocles) İsa’dan dört yüz yıl önce yaşamış Siraküza hâkimi Diyonisyüs’ün nedimidir. Damokles, sarayında sürülen debdebeden dolayı efendisinin herkesten daha mutlu olduğunu sık sık söylermiş. Diyonisyüs, bu geçici debdebeli hayatın ne korkulu, ne kaygılı bir şey olduğunu Damokles’e anlatmak ister: Bir gün bir ziyafette Damokles’i kendi yerine geçirir. Hizmetçilere, kendine nasıl hizmet ediyorlarsa Damokles’e de aynı şekilde hareket etmelerini ister. Bu durumdan çok zevk alan, gu- ruru okşanan nedim, büyük bir keyifle kendinden geçtiği bir sırada başını yukan şöyle bir kaldırdığında-, tepesinin üstünde, ağzı keskin, sivri bir kılıcın bir at kılıyla asılı durduğunu birdenbire görür ve heyecandan elindeki şarap dolu bardağı yere düşürür. Böylece diktatör bir hükümdardaki saadetin nasıl olduğu Damokles’e anlatılmış olur. “Damokles’in kılıcı” sözüyle bir insanın sırasında ne büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğu anlatılır.
Oh çekmek
Birinin üzüntüsüne sevinildiğinde söylenir.
Acısı yüreğe çökmek
Acısının insanı fazlaca etkilemesi.
Belâya çatmak
Beklenmedik bir belâ ile karşılaşmak.
Acısı yüreğine işlemek
Bir şeyin acısını yürekten duymak.
Can pazarı
ölüm - kalım yeri.
Pages
«
‹
…
68
69
70
…
›
»