Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Kırk bin dereden su getirmek
Bir şeyi haklı göstermek için bahaneler göstermek.
Arada dağlar kadar fark olmak
İki şey arasındaki benzemezliği anlatmak için söylenir.
Ortaya düşmek
Orta malı olmak (kadınlar için).
Mürüvvetini görmek
Ana babaların çocuklarının büyüyüp adam olmalarını görüp mutlu olma istekleri.
Parmağı ağzında kalmak
Şaşakalmak.
Söz kaldırmamak
Onur kırıcı söze karşılık vermek.
Hizaya gelmek
Doğru yola girmek.
Saçılıp dökülmek
İçindekileri söylemek, Çok para harcamak.
Ağzından baklayı çıkarmak
Sabrı tükenip karşısındakine ağır sözler söylemek.(*)
Söylemek istediğimiz halde söyleyemediğimiz bir şey için “ağızdan baklayı çıkarmak” deyimini kullanırız. Bir derviş varmış, sövmekle ünlüymüş. Bağlı olduğu tekkenin şeyhi, onu sövmekten vazgeçirmek için bir bakla tanesini okuyup üfleyerek dervişe verir. Dilinin altına koymasını, orada kaldıkça sövemiyeceğini söyler. Yağmurlu bir günde derviş, şeyhle bir sokaktan geçerken, evlerden birinin penceresi hızla açılır, bir kız çocuğu başını uzatarak: “Şeyh efendi, biraz durur musunuz?” der. pencereyi kapatır. Yağmur, sicim gibidir. Sırılsıklam olan şeyh, niçin durduğunu sormak üzereyken aynı pencere yine açılır, aynı kız tekrar görünür, birkaç dakika daha beklemelerini rica eder. Biraz daha ıslanan şeyhle derviş gitmek üzereyken kız pencereden bağırır: “Gidebilirsiniz artık!” Merak ederler, niçin durdurulduklarını sorduklarında kız: “Efendim” der, “tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa, piliçleri tepeli olurmuş. Annem sizi geçerken gördü de onun için beklettik.” Şeyh, münasebetsizliğin böylesi karşısında öfkelenerek: “Ulan derviş” der, “çıkar ağzındaki baklayı!..”
Tahtalı köy (k)
Mezarlık.
Pages
«
‹
…
92
93
94
…
›
»