Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Yiyen bilmez, doğrayan bilir.
Bak: “Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.”
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Kötü alışkanlıklar insanı gülünç durumlara düşürür, onuru kırılır, toplumdaki yeri bozulur. İşlerini yürütemez, perişan olur ve kolay kolay eski durumuna dönemez. Örnek: içki alışkanlığı.
Ummadığın taş baş yarar.
Önemsiz gibi görünen şeylerin yerinde çok önem kazandığını ve umulmayan sonuçlar yaratacağını anlatır.
“Ummadığın taş baş yarar sen de bil Karıncaysa hasmın, davran merdâne.” (Mengûşi)
Demir tavında dövülür.
Her şeyin bir zamanı vardır. O zamanı ve ele geçen fırsatı çok iyi değerlendirmek gerekir.
Al elmaya taş atan çok olur.
Her insan, iyi, güzel şeye ilgi duyar, ondan kendinin de yararlanmasını ister. Genellikle, iyi, güzel şeyi elinde tutanlar kıskanılır, türlü biçimlerde olumsuz davranışlarla karşı karşıya gelebilirler.
Çoban armağanı çam sakızı.
Herkes, ancak kendi imkânları ölçüsünde armağan verebilir.
Köşe taşı köşeye yakışır.
Toplumda herkesin bir yeri vardır. Bir mimarın sağlık memurluğu, bir mühendisin çöpçülük yapması doğru değildir.
“Köşe taşı yine köşeye konur. / Su aktığı yere ulur revane.” (Mengûşi)
Zora dağlar dayanmaz,
İnsan gücünün imkânsız gibi görünen birçok şeyleri başarabileceğini anlatır.
Dağ ne kadar yüce olsa, yol üstünden aşar.
Bir kimse kendisini her şeyin üstünde görmemelidir. Üstünlüğün sonu yoktur. İnsanlar, daima birbirinden daha önemli, daha yüce işler yaparak yükselecek yetenektedirler.
“Yüce olur ise her ne kadar dağ Yol üstünden aşar yakın-u ırağ.” (Güvahi)
Güzellik ondur, dokuzu dondur.
Giymede, süslenmede, davranışta sadelik, yakıştırmasını bilmek, incelik, güzelliğin ögelerindendir. Bunlara uymayanlar ne denli doğal güzelliğe sahip olursa olsun, güzel görünmezler.

Pages