Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Abdalın yağı olunca gâh borusuna çalar, gâh gerisine. “Çobanın yağı olunca çarığına sürer”.
Varlıklı ve görgüsüz kişi malını gereksiz yere harcar.
Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur.
Sahip olunan kimi şeylerin, ancak kaybolduktan sonra değerinin anlaşıldığını anlatır. / “Kaçan balık büyük olur” atasözüyle eşanlamlıdır.
“Kel ölür sırma saçlı olur Kör ölür badem gözlü / Meltem gibi delikanlılar, kardeşim çürüyor Ne keldirler ne de kör.” (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
Sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu, kuzuyu) kurt kapar.
Bir topluluktan ayrılan kimsenin yalnız kalacağı, büyük zarar göreceği anlatılır.
“Sürüden ayrılan körpe kuzuyu Ya kurt kapar ya kuş kapar demişler.” (Figani) / “Eğer ârif isen sözü uzatma Sütsüz inek durmaz malar demişler.” (Figani)
Az olsun, uz (öz) olsun.
Her şeyde ölçülü olmak, amaca birdenbire ulaşma hayaline kapılmamak gerekir. Düşünerek, iyi hesap ederek, hırsa kapılmadan, en güzel, en sağlamı arayarak yürünen yol insanı başarıya götürebilir. Bir şeyin az olmasının fazla önemi yoktur. İyi, yararlı, isteğe uygun olmak daha önemlidir.
Pilav yiyen kaşığım yanında (belinde) taşır.
Bir iş yapacak kimsenin tedbirlerini önceden alması, hazırlıklı olması gerekir.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez (etmesin).
Kişiler ve toplumlar yöneticileri yada çok önemli şeylerini emanet ettikleri kimseleri kendileri seçerler. Arzuladıkları durum olmazsa, kusur kendilerinin olur.
Danışan dağı aşmış, danışmayalım yolu şaşmış.
Kişi, kimi sorunları tek başına çözemez. Bilen birine danışmazsa yanlış kararlar alabilir, yanlış davranabilir. / “Akıl akıldan üstün” olduğunu unutmamak gerekir.
“Danışmayan düzde yolun şaşırır Danışan dağları aşar demişler.” (Figani) / “Akl-ü izanına hiç olma mağrur Bin bilsen de yine bir bilene sor.” (Salburcuoğlu)
Malı mala, cam cana ölçmeli.
İnsanı parayla ölçmek, insanı parayla satın almak yada istemek insana yakışır bir davranış değildir. Ne yazık ki parayla satılan çok insan vardır dünyada.
Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.
Kardeşin kardeşten geçemeyeceğini anlatır. / “Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış” atasözüyle eşanlamlıdır.

Pages