Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Herkes ektiğini biçer.
İnsan, topluma yaptığı hizmet ölçüsünde karşılık görmelidir. Hizmeti geçemeyen insanın toplumdan bir şeyler beklemesi gereksizdir. / “Ne ekersen onu biçersin”, “Her ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına”, “Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar” atasözleriyle eşanlamlıdır.
Hanım kırarsa kaza, halayık (hizmetçi) kırarsa suç.
Söz ve para sahiplerinin buyruğunda olanlar, küçük görülür genellikle; en küçük kusurları suç sayılır. Oysa söz ve para sahiplerinin kusurları sevimli, kendilerine özgü bir davranış olarak gösterilir.
Ay ışığında ceviz silkilmez.
Her şey yerinde ve zamanında yapılmalıdır.
Yılanın başı küçükken ezilir.
Zararlı bir şeyi daha başlangıçta zararsız hale getirmelidir.
“Yılanı küçükken ez, büyütme ha Büyütürsen olur başına belâ.” (Mesti)
Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun.
İnsanları yargılayan kimse çok doğru, çıkar gözetmeyen biri olmalıdır.
“Dedim davacım kim dedi ki kadı Dedim uçalım-mı, dedi ki yok yok.” (Ruhsatı) / “Çağrılmadık yere ayağın atma Davetle varanın yeri dar olmaz.” (Bedri)
Çok söz yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz.
Söz açıktır, bir şey abartılıysa belli ki normal değildir.
Adamın yere bakanından, suyun sessiz (yavaş) akanından kork.
Su hızlı akmazsa mikrop tutabilir. Kendine güvenen ve gönül rahatlığı içinde olan bir insanın her davranışında bir rahatlık vardır. Ancak, yüreğinde kötü düşünceler besleyen yada suç işleyen kimseler kaçamaklı davranırlar. Karşısındakinin gözlerine rahat bakamazlar, rahat konuşamazlar. Gülüşleri bile rahat değildir.
Papaz her gün pilav yemez.
Bak: “Her gün papaz pilav yemez.
Dilsiz de olsa kâmil belli olur.
Yetişmiş, olgun bir kimse, konuşmasa bile davranışlarıyla, dünyaya, topluma ve olaylara bakışıyla, eylemiyle belli olur.
“Güneş balçık ile sıvanmaz ey dil Bi zeban olsa da bellidir kâmil.” (Levni)
Et ile tırnak arasına girilmez.
Birbirine yakın kimselerin anlaşmazlıklarında aralarına girmemenin gereğini anlatır.
Pages
«
‹
…
138
139
140
›
»