Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ağustosta yatanı, zemheride büğelek tutar.
Zamanında çalışıp kazanmayan, çalışamadığında sıkıntıya düşer. / “Ağustosta gölge kovan, zemheride karın ovar” atasözüyle eşanlamlıdır.
Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.
İnsanlar kısa zamanda anlaşılmaz. Bir kimse hakkında hemen bir yargıya varmak kişiyi, yanıltabilir. Bir de kusurlarını iyi saklayan biri, insanı daha çok yanıltabilir. Beklemek gerek. / “Kötü bir şey ne denli gizlenirse gizlensin bir gün açığa çıkar.”
İp inceldiği yerden kopar.
Yapılan bir işte eksik, kusurlu yer bırakmamalıdır, hiç umulmayan bir zamanda önemsiz görülen o eksik ve kusurlu yanından dolayı bozulur.
İnsan insanın şeytanıdır.
İnsanı yanıltanın yine insan olduğunu anlatır. “Kişi refikinden azar” atasözüyle eşanlamlıdır.
Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
Beklenen etkiyi yapmayan yada hiç bir zaman bilinmeyecek dargınlıklar karşısında söylenir.
Etek öpmekle dudak aşınmaz.
Önemli bir iş için ricada bulunmak, dahası var, yalvarmak, insanı küçültmez. / “El öpmekle ağız aşınmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Merhametten maraz doğar.
Acımak çok kez zarar verir.
“Düşmana merhamet eyleme asla Merhametten doğan hep maraz olur.” (Mesti)
Ölürse yer beğensin, kalırsa el beğensin.
Kişi öylesine iyi yetişmeli ki, yaşarken de, ölünce de hakkında iyi şeyler söylensin.
Suçu gelin etmişler, kimse güvey girmemiş.
Bak: “Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz.”
Bir dirhem et bin ayıp örter.
Çok zaman küçük bir ayrıntı, küçük bir dikkat, bir özen insanı olduğundan daha değişik, daha güzel gösterebilir.

Pages