Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Kar kuytuda, para pintide eğleşir.
Bir şey, saklamasını bilende bulunur.
Varlığa güvenilmez.
Varlığın günün birinde yokluğa dönüşebileceğini, bu bakımdan güvenmemek gerektiğini anlatır.
Arife târif gerekmez.
Bir şeyi bilene, öğretmeye kalkmak doğru değildir.
“Meseldir ârife târif ne hacet. / Ben nâçar eden sen değil misin.” (Seyrânî)
Akılsız başın zahmetini ayak çeker.
Akılsızca yapılan iş, çok zaman olumsuz sonuç verir. İşi yapan kişinin akılsızca davranışı yalnız kendine değil, yakın çevresine, giderek bütün topluma zararlı olabilir.
Ak gün ağartır, kara gün karartır.
Rahat bir yaşam, insanı mutlu eder; rahatsız bir yaşamsa insanın akıl ve beden sağlığını bozar.
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Gerçek değerler hiç bir zaman yitmezler. Zorlamalar, yalanlar, aldatmalar geçicidir, faydasızdır. Kişiler, toplumlar, gerçek değerlerin değersizliği konusunda bir süre için yanıltılabilirler. Ama, bir gün doğrular meydana çıkar, değerler gerçek yerini alır.
“Güneş yer üstüne düşmekle pâyimâl olmaz.” (Fuzulî) / “Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma, / Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr-ü kıymetten.” (Namık Kemal)
Eğreti ata (emanet ata, el atma) binen tez iner.
Başkasına ait bir şeyi fazla benimsememelidir; bir gün gerçek sahibine geri verilecektir.
Kaza geliyorum demez.
Kazanın nerede, ne zaman olacağı önceden bilinemez.
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Mart ayı hem en soğuk, hem de yazdan sağlanan yiyecek ve yakacağın tükendiği bir aydır.
Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.
Aza önem vermeyen, çoğu elde edemez. / “Biri bilmeyen bini hiç bilmez” atasözüyle eşanlamlıdır.

Pages