Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin kendisine ikram edilenin dışında bir şey ummamasını anlatır.
Adam ondur, dokuzu dondur.
Görünüş önemlidir. İyi bir giyim, çevrede olumlu ilgi yaratır.
“Libas idin ki ola hürmetin on, / Ki zira âdem ondur, dokuzu don.” (Giivâhî)
İnsanın kötüsü olmaz, meğer ki züğürt ola.
Bak: “Adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola.”
Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
Kurallara göre davranmayana kimse önem vermez, ona inanmaz. Çünkü yaptığı şey ciddi değildir.
“Kurbağanın sesi derya bulatmaz, / Zağarın yavuzu kurdu korkutmaz.” (Ali İzzet)
Akılsız başın zahmetini ayak çeker.
Akılsızca yapılan iş, çok zaman olumsuz sonuç verir. İşi yapan kişinin akılsızca davranışı yalnız kendine değil, yakın çevresine, giderek bütün topluma zararlı olabilir.
Güzellik ondur, dokuzu dondur.
Giymede, süslenmede, davranışta sadelik, yakıştırmasını bilmek, incelik, güzelliğin ögelerindendir. Bunlara uymayanlar ne denli doğal güzelliğe sahip olursa olsun, güzel görünmezler.
Büyük balık küçük balığı yutar.
Güçlülerin, güçsüzleri ezdiklerini anlatır.
Yatanın yürüyene borcu vardır.
Çalışmadan yaşayanlar, çalışanların sayesinde, çok kez onlardan daha rahat bir hayat sürmektedirler. / “Yatan arslandan, gezen tilki yeğdir” atasözüyle eşanlamlıdır.
İğneyi kendine batır, çuvaldızı ele.
Hoş olmayan en küçük bir davranışın kendisine yapılmasını istemeyen birinin daha büyüğünü bir başkasına yapmaması gereğini anlatır.
Ecel geldi cihana, başağrısı bahane.
“Ölümlerde bir sebep aranır, oysa ölecek kişinin alnına ne zaman öleceği önceden yazılmıştır” inancını anlatır.
“Sıtmadan, frengiden, veremden Bıktık tavuk gibi ölmekten Çoktan çıktı başağrısı Ecele bahane olmaktan.” (Rıfat Ilgaz)

Pages