Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Arayan mevlâsını da bulur belâsını da.
Bu sözde iki anlam vardır: belâsını aramak: kavgaya sebep olacak olay çıkartmak. Bir de, bir doğruyu, bir gerçeği aramak ve sonunda bulmak. Bu söz, daha çok ikinci anlamda söylenir.
“Koşan elbet varır, düşen kalkar Kara taştan su damla damla akar Birikir, sonra bir gümüş göl olur Arayan hakkı en sonunda bulur.” (Tevfik Fikret)
Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.
Okumadan, görmeden yaşamak, “yaşamak” değildir. Gezip gören, gördükleri üzerinde düşünen, okuyarak bilgilerini artıran kimse elbette daha çok bilir.
“Bilmez efendi çok yaşayan, çok gören bilir.” (Evliya Çelebi)
Sevda (sevgi) geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur.
Sevgi, karşılıklı anlayış ve fedakârlığın yok olmasıyla ortadan kalkar. Kimi zaman, sevginin ortadan kalkması, düşmanca duygular yaratır.
Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.
Her türlü ölçüsüz, dengesiz uygulamalar, davranışlar insanları öfkelendiregelmiştir. Tarih, insanlar arasındaki eşitsizlik ve adaletsizliğin mücadeleleriyle doludur. Bir tarafta insanlar işsizse, açsa, sefilse, bir yanda da lüks bir hayat ve sefahat (zevk ve eğlenceye düşkünlük) varsa, ortada bir dengesizlik var demektir. Bu dengesizlik giderilmediği sürece, her iki taraf da rahata kavuşamaz.
Ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir).
'İnsan tek başına bir güç olamaz. / “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”, “yalnızlık Allah''a mahsustur”, “yalnız taş duvar olmaz” atasözleriyle eşanlamlıdır.'
Mal canı kazanmaz, can malı kazanır.
İnsan, sağlığını tehlikeye koyacak biçimde çalışmamalıdır.
Davul, dengi dengine diye çalar.
Dostlukta, arkadaşlıkta, evlilikte kişiler her bakımdan denk olmalılar, anlaşabilmeliler. Yoksa ilişki uzun sürmez, bozulur.
Bin bilsen de bir bilene danış.
Tek başına verilen kararlar çok zaman eksik ve isabetsiz olur. “Akıl akıldan üstündür1” sözünün doğruluğunu da dikkate alarak, bilene danışmak, birlikte düşünmek, birlikte tartışarak doğruları aramak gerekir. “Danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış” ata- sözüyle yakın eşanlamlıdır.
“Akl-ı iz’ânına hiç olma mağrur Bin bilsen de yine bir bilene sor.” (Salburcuoğlu)
Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa.
Küçük işleri başkasına yaptırmamalıdır. Başkasının yaptığı işin genellikle bir eksik yanı olur. îşi bir zevk haline getirmelidir. / “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” atasözüyle eşanlamlıdır.
Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar.
Her şey zamanında yapılmalıdır.

Pages