Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin kendisine ikram edilenin dışında bir şey ummamasını anlatır.
Bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemez.
Bak: “Baba oğluna bir dağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.”
Yalnız taş duvar olmaz.
Tek şeyin tek başına işe yaramayacağını, teklerin birleşmeleri gerektiğini ifade eder. / “Yalnız kalanı kurt kapar”, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözleriyle yakın anlamlıdır.
“Şaire ses ile saz ü söz gerek Yalnız taş olmaz divar demişler.” (Levni) / “Çok söyleme bu darb-ı meseldir. / Ömrü az olur yırtıcı olan kuşun.” (Beliğ)
Balcının var bal tası, oduncunun var baltası.
Her işin kendine ait araç ve gereci vardır.
Bin bilsen de bir bilene danış.
Tek başına verilen kararlar çok zaman eksik ve isabetsiz olur. “Akıl akıldan üstündür1” sözünün doğruluğunu da dikkate alarak, bilene danışmak, birlikte düşünmek, birlikte tartışarak doğruları aramak gerekir. “Danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış” ata- sözüyle yakın eşanlamlıdır.
“Akl-ı iz’ânına hiç olma mağrur Bin bilsen de yine bir bilene sor.” (Salburcuoğlu)
El el ile, değirmen yel ile.
İnsanlar arasında bir dayanışma olmadan yaşanılması güçtür.
Görünen köy kılavuz istemez.
Çok açık ve belli olan gerçekler için duraksamanın, düşünmenin gereği yoktur.
Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar.
İnsanın işi ters gitti mi bir, en olmaz yerde bile zarar görebilir.
Kızım dövmeyen dizini döver.
Çocuk zamanında eğitilmelidir.
“İl için ağlayan gözünden olur Kızını dövmeyen dizinden olur.” (Mir’ati) / “Desen izzetle evvel kime hacı Bulunur koltuğunun altında sonra haçı.” (Güvahi)
Ecel geldi cihana, başağrısı bahane.
“Ölümlerde bir sebep aranır, oysa ölecek kişinin alnına ne zaman öleceği önceden yazılmıştır” inancını anlatır.
“Sıtmadan, frengiden, veremden Bıktık tavuk gibi ölmekten Çoktan çıktı başağrısı Ecele bahane olmaktan.” (Rıfat Ilgaz)

Pages