Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Dağda gez, belde gez, insafı elden bırakma.
Eşkiya olsan bile haklıyı haksızı ayırmasını bil.
Borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol.
Biri bir yere borçlanırken “o ödemezse ben öderim” anlamında sorumluluk yüklenmek, belgeye imza atmak çok kez insanı rahatsız ediyor, borcu ödemek durumunda kalınıyor. Bir olaya tanık olmak da öyle. Sık sık mahkemeye gitmek zorunda kalmıyor, işine zarar veriyor, çok zaman alıyor.
Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.
Kardeşin kardeşten geçemeyeceğini anlatır. / “Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış” atasözüyle eşanlamlıdır.
Kurunun yanında yaş da yanar.
Çok kez, kötülerin yüzünden iyiler zarar görürler.
“Uğursuz kişiyle arkadaş olma Kuru yanında yaş yanar demişler.” (Figani) / “Ahmedin ayıbı güzel sevmek ise gam değil Yarsız kalır cihanda ayıpsız yâr isteyen.” (Ahmet Paşa)
Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp.
İmkânsızlıklar ve türlü nedenler öğrenmeyi sınırlamaktadır. Bu yüzden insan her şeyi bilemez. Ama gerekli bilgiyi öğrenmek için çaba harcamak zorunludur.
Ağaçtan maşa olmaz.
İnsan yeteneğinin gerektirdiği işi yapmalıdır.
Atlar tepişir, arada eşekler ezilir.
Önemli kararlar alabilecek yada önemli olaylar yaratabilecek mevkide olanlar, sorumsuz davranırlarsa, onları etkilemeyen kitleler yada kişiler büyük zarar görürler. Kısacası, büyüklerin büyük kusurları, küçüklerin büyük zarar görmelerine sebep olur.
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Sık sık iş değiştiren, belirli bir meslekte çalışmayan kimse, başarılı bir hayat süremez.
“Özenen gurbete bu fikri koşun Yapışmaz yuvarlanan taşa yosun.” (Güvahi)
Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz.
Belli ve normal ölçüler içinde çok para kazanmak zordur. Bu yüzden çok kimse çok kazanmak için yasa dışına çıkar; gereğinden fazla konuşanların yalan söylemek zorunda kaldığı gibi.
Fazla (artık) mal göz çıkarmaz.
Herhangi bir şeyin, bir eşya, bir mal, bir paranın kullanılandan fazla olmasının gereğini anlatır.

Pages