Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Aza demişler: “nereye?” “çoğun yanına” demiş.
Az, zayıf, küçük çok kez çoğa, güçlüye, büyüğe yenilir.
Acemi nalbant kendini gâvur eşeğinde dener.
Bir konuda iyi yetişmemiş kimse, deneyimlerini, önem vermediği şey yada kimse üzerinde yapar.
Göç dönüşü topal eşek öne geçer.
Toplumsal ilerlemeye engel olmak isteyenler, bu ilerlemeyi gördüklerinde herkesten daha çok ilerici olduklarını söylerler.
Koy avucuma, koyayım avucuna.
İyilik karşılıklı olur.
Ah yerde kalmaz.
Bak: “Ah alan onmaz”.
Keskin sirke kabına (küpüne) zarardır.
Sert ve sinirli davranan kimse en çok kendine zarar verir. / “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözüyle yakın anlamlıdır.
“Küpünde acıyıp azan sirkeye Çatlayıp kabını kırmak yok mudur.” (Seyrani)
Bugün bana ise yarın sana.
Felâket herkesin başına gelebilir.
Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde.
Emekçinin, emeğinin karşılığını alamadığı oysa aracıların kısa zamanda çok kazandıkları anlatılır.
Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz.
Her işten mutlaka iyi sonuç alınmaz.
Paran varsa cümle âlem kulun, paran yoksa tımarhane yolun.
Paranın insanı kullaştırdığını, insanlıktan uzaklaştırdığını anlatır.
“Sevenin çok olur, malın çok ise Züğürt isen seni deli ederler.” (Karacaoğlan)

Pages