Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sabanın tutanağına yapışan el aç kalmaz.
Toprakta çalışan insan aç kalmaz. Çünkü toprak bilerek işleyeni iyi anlar; ona bütün verimiyle cevap verir.
Giden gelse dedem gelirdi.
Elden çıkan bir daha geri dönmez, nasıl ki ölenin dinlemeyeceği gibi.
Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.
Dostluk,, akılla kurulur, akılla devam eder. Duygular geçicidir. Duygulara dayanan her şey kısa ömürlüdür. Akılsız kimseyle dost olmamalıdır.
Su alırken testiyi doldurmak.
Fırsat ve imkân doğduğunda yararlanmak gerektiğini anlatır.
Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz.
Hırsızlığı alışkanlık haline getiren kimse bu durumdan çok zarar görür.
Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
Bir işte aşırı davranmamalıdır.
Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır.
Bir işin zamanında yapılması halinde iyi sonuç alınacağını anlatır.
“Er kalkan âşık menzile yetti Sen de tedariki gör yavaş yavaş.” (Ruhsati)
Aç ile eceli gelen söyleşir.
Bak: “Aç köpek fırın deler.”, “Aç kurt arslana saldırır.”, “Aç kurt yavrusunu yer.”, “Aç yanından kaç.”
Kalın incelene kadar, ince üzülür.
Toplum içinde beliren genel buhranlarda, bir zelzelede, benzeri olaylarda daima önce her bakımdan zayıf olanlar zarar görürler.
Sanat altın bileziktir.
El becerilerine sahip, herhangi bir sanat dalında uzmanlığı olan kimse, hiç bir zaman işsiz, aç kalmaz.
“Sizler için her şeye sırt çevirdiğim Şu evim, işim, şu fakirliğim Yok bileklerimde altın bileziğim Ben para kazanmasını bilmem.” (Ziya Osman Saba)

Pages