Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ağaç yaş iken eğilir.
Gelişmenin, yetişmenin belli zamanı vardır. Belli bir yaştan sonra yeni bir yaşantıyı (yaşama biçimi), yeni bir fikri kabul etmek, yeni bir duruma uymak kolay değildir.
“Çubuğu yaş iken eğmek gerektir Küçükken yetişir sıbyan demişler.” (Mir’ati)
İşleyen demir pas tutmaz (paslanmaz ışıldar).
Çalışan başarır, toplum içinde bir yeri olur. İş yaptıkça daha gelişir. / “Yuvarlanan taş yosun tutmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
“Sapandan ibret al, o sürer çifti İşleyen bir demir ışlar demişler.” (Figani)
Az olsun, uz (öz) olsun.
Her şeyde ölçülü olmak, amaca birdenbire ulaşma hayaline kapılmamak gerekir. Düşünerek, iyi hesap ederek, hırsa kapılmadan, en güzel, en sağlamı arayarak yürünen yol insanı başarıya götürebilir. Bir şeyin az olmasının fazla önemi yoktur. İyi, yararlı, isteğe uygun olmak daha önemlidir.
Ak göt, kara göt, geçit başında belli olur.
Kimin iyi, kimin kötü olduğu bir sınamada belli olur.
Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde.
Emekçinin, emeğinin karşılığını alamadığı oysa aracıların kısa zamanda çok kazandıkları anlatılır.
Kürkü orak vaktinde, orağı kürk vaktinde.
Her şeyin bir ucuz zamanı vardır. Örneğin kürkü yazın, orağı ekin mevsimi olmayan kışın almalıdır.
Ecel geldi cihana, başağrısı bahane.
“Ölümlerde bir sebep aranır, oysa ölecek kişinin alnına ne zaman öleceği önceden yazılmıştır” inancını anlatır.
“Sıtmadan, frengiden, veremden Bıktık tavuk gibi ölmekten Çoktan çıktı başağrısı Ecele bahane olmaktan.” (Rıfat Ilgaz)
Sükût ikrardan gelir.
Kimi konularda ya da suçlamalarda susulur, bir görüş ileri sürülmezse uygun görüldüğü, aynen kabul edildiği anlamına gelir.
Ah yerde kalmaz.
Bak: “Ah alan onmaz”.
Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez).
Küçük bir çalışmayla büyük bir sonuç alınamaz.

Pages