Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Yalancıların herkesi uzun süre aldatamayacaklarını anlatır.
Kuru laf (boş lakırdı) karnı doyurmaz.
Söylemek yetmez, yapmak gerek.
Her güzelin bir kusuru (huyu) vardır.
Kusursuz bir insanın olamayacağını, kusursuz gibi görünenlerin de aslında kusurlarının olabileceğini anlatır.
Abdalın dostluğu köy görününceye kadar.
Biriyle yalnız çıkarı için dostluk kurup da çıkar sağlayamadığı için dostluktan vazgeçenler için söylenir.
Bakan yemez, kapan yer.
Malına sahip çıkmak gerekir, yoksa kapanın elinde kalır.
Çıra dibine ışık vermez.
Bak: “Mum dibine ışık vermez.”
Kalaylı bakır küflenmez.
Temiz şey kirlenmez. Doğru, dürüst bilinen kişiyi lekelemek kolay değildir.
Çok bilen (çok söyleyen) çok yanılır.
Çağımızda her şeyi bilmek imkânsızdır. Bilim gelişmiş, teknik ilerlemiş; tıp, uzay araştırmaları, inanış ve görüşlerde değişiklik yapmıştır. Böyle bir çağda kişi, her şeyi aynı ölçüde bilemez. “Ayaklı kütüphane” deyimi artık gerilerde kalmıştır. Her şeyi bildiğini söyleyen yada o yollu konuşan, bir şey bilmeyen yada tam bilmeyen, dolayısıyla yalan kişidir.
“Tecrübe ehli [1] bunu böyle bilir Kim ki çok söyleye ol çok yanılır.” (Atayi) / “Meclisde sakin ol eyleme sohbet Çok söyleyen çok yanılır demişler.” (Dervişi)
Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.
Bugün günlük hayatımızda kullandığımız ve pek doğal gelen birçok şey, büyük fedakârlıklar ve çok insanın ölümü pahasına sağlanmıştır.
Kazanmayanın kazam kaynamaz.
Para kazanmayan kişi hiçbir ihtiyacını karşılayamaz.

Pages