Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Kasap, ekmeği yavan yer.
Bak: “Terzi kendi söküğünü dikemez.”
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
İstemeyen, istemesini bilmeyen, kısacası hakkını aramayanlar, genellikle haksızlıkla karşı karşıyadırlar. Birçok insan hakları, kendiliğinden elde edilmemiş, uzun mücadeleler sonunda alınmıştır.
“Verilmez oğlan ağlamasa emcek.” (Güvahi) / “İstemem o dehşet gün gelip çatsın Bana kimseler anam kadar yanmaz.” (Cahit Sıtkı Tarancı)
Çiftçinin kamını yarmışlar, kırk tane “gelecek yıl” çıkmış.
Çiftçi genellikle emeğinin karşılığını alamaz. Hep geleceğe umut bağlar. Ve umduğunu bir türlü elde edemez.
Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur.
Düşünülmeden yapılan işlerden sonunda büyük üzüntü doğar.
Yarım elma, gönül alma.
Armağan küçük de olsa gönül almaya, memnun etmeye yeter, anlamında söylenir.
Adamın (insanın) kötüsü olmaz, meğer züğürt ola.
İnsanlar paralarına göre değerlendirilmektedir: Parası olana saygı duyulmakta, parasızlar insan yerine konmamaktadır.
Armut dalının dibine düşer.
İnsan önce yakınlarını düşünür.
Misafir on kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu (evde) bırakır.
Bak: “Misafir kısmetiyle gelir.”
Maşa varken elini ateşe sokma.
Bir iş, yoluyla, usulüyle yapılmalıdır. Yoksa gereksiz yere büyük zararlara uğranabilir.
Susayan kanmam sanır.
“Sanmak”, burada bir korkuyu belirtmektedir: açlık korkusu... Bu korku insanı yasa dışı davranışlara götürebilir. İnsanın kafasından “yarınım ne olacak”, “ya aç kalırsam” kaygılarını silmek gerekir.
Pages
«
‹
…
137
138
139
›
»