Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Kuzguna yavrusu anka (şahin, güzel) görünür.
Bak: ““Karga yavrusuna bakmış; benim ak pak evlâdım, demiş”.
Azıcık aşım, ağrısız (kavgasız) başım.
İnsanlar, elinde bulunanlarla yetinmez, daha çoğuna, daha büyüğüne sahip olmak isterler. Bu aşırı istekleri yüzünden rahatları kaçar. Oysa mevcut imkânlarla yetinmesini bilen insan daha mutlu olur.
Öküze boynuzu yük olmaz.
İnsanlar yakınları için bir çıkar beklemeden ilgilenir, onlar için yaptığı işi yüksünmezler
Terziye “dinlen” demişler, ayağa kalkmış.
Herkes aynı işte aynı oranda yorulmaz. Kimini yoran bir iş, bir başkasını dinlendirir.
Meyvah ağacı taşlarlar.
Değerli olan şeylere aşın ilgi duyulur. / “Al elmaya taş atan çok olur” atasözüyle eşanlamlıdır.
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Bir şeyin değeri, o şeyle yüz yüze geldiğinde anlaşılır. “Buğday başak verince orak pahaya çıkar” atasözüyle eşanlamlıdır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ölüm gibi çok üzücü bir olaya, en çok olayla ilgili olanların üzülmelerinin haklı olduğunu anlatmak için söylenir.
“Derin suyun yufka çıkarsa ne hoş Düştüğü yeri gör yakarmış ateş.” (Mengâşt) / “Ateş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde çıban mı biter.” (Karacaoğlan)
Kısmet gökten zembille inmez.
Kazancın kendi kendine yaratılmadığını, bir emek karşılığında meydana geldiğini anlatır.
Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına.
Başkaları için iyi duygular besleyen, başkalarınca iyi duygularla karşılanır.
Çocuktan al haberi.
Çocuklar daha kötü alışkanlıklar almamışlardır: yalan söylemezler genellikle. Haksızlığa dayanamazlar. Davranışları çocukçadır, ama doğrudur.

Pages