Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Kusursuz güzel olmaz.
Bak: “Her güzelin bir kusuru vardır.”
Aç ile dost olayım diyen peşin kamını doyursun.
Yoksulla ilişki kuran kimse, önceden onun yoksulluğunu, bu nedenle doğacak sakıncaları bilmelidir.
Çok naz âşık usandırır.
Ölçülü olmayı, yapmacılıktan sakınmayı, içten gelindiği gibi davranmanın gereğini anlatır.
Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
Sırtını devlete dayayarak zengin olanlar, bunu yapmayana aptal gözüyle bakarlar.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Gönül okşayıcı konuşmalarla, karşımızdaki kimseyi yumuşatmak; onu, inatla savunduğu kararından caydırmak mümkündür.
“Ilı sözle yılan ininden çıkar Ulu sözle insan dininden çıkar.” (Gülşehrî)
Çömlek demiş “dibim altın”, kaşık demiş “girdim çıktını”.
İşin iç yüzünü bilen kimseye karşı övünülürse gülünç duruma düşülür.
Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.
Bir duruma alışan kimse, artık o durumu doğal karşılar.
Allah bilir ama kul da sezer.
Bir işin nasıl olacağını, nereye varacağını insan düşünerek bulabilir.
Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.
Bak: Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar.

Pages