Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
El (etek) öpmekle ağız (dudak) aşınmaz.
Bir işi yaptırmak için yalvarmanın insanı incitmeyeceğini anlatan bir sözdür.
Söz gümüşse, sükût altındır.
Konuşmanın da, dinlemenin de, susmanın da zamanı ve gereği vardır. Ne zaman konuşmalı, ne zaman susmalı, ne zaman dinlemeli iyi bilmek gerekir. Hele susmasını bilmek önemli bir meziyettir. Bunları bilmeyenler çevrede saygı görmezler. / “İki dinle, bir söyle” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Var ne bilsin yokun halinden.
Bak: “Tok acın halinden bilmez.”
Ağız yer, yüz utanır.
Armağan verilen bir kimse, armağan vereni karşılıksız bırakmaz.
Züğürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak yeğdir.
Yoksulluğun hastalıktan da beter olduğunu anlatır.
Arpa unundan kadayıf olmaz.
Kötü gereçle iyi şey yapılamaz.
İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.
Birinden uygunsuz bir istekte bulunmak çirkin bir davranıştır. Böyle bir isteği geri çevirmek daha da çirkindir, anlamında söylenir.
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Evvel taam, sonra kelâm.
Tok karınla görüşmek daha yararlıdır. Bir de, yemek yerken konuşmamalı anlamına söylenir. Çünkü, hem ağızdan yemek parçaları saçılır, hem de bekleyen yemeğin tadı kaçar.
İt ağzını kemik tutar.
Bazı kimseleri susturmak için bir miktar çıkar sağlamanın yeterli olduğunu anlatır.
“İt ağzını kemik tutar demişler.” (Hav ay i)
Pages
«
‹
…
136
137
138
…
›
»