Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Değirmenden gelenden poğaça umarlar.
İnsan yaptığı işe, geldiği yere, yeteneğine göre değerlendirilir; çevresine o yolda ve ölçüde yararlı olması beklenir.
Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat.
Hesabını bilmeyen insan çok zarar eder.
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Sık sık iş değiştiren, belirli bir meslekte çalışmayan kimse, başarılı bir hayat süremez.
“Özenen gurbete bu fikri koşun Yapışmaz yuvarlanan taşa yosun.” (Güvahi)
Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
Alçak gönüllü olanlar toplumca sevilir, kendini herkesten üstün görenler ise sevilmezler.
“Alçak gönüllü ol kibr etme yâhû Alçak uçan yüce konar demişler.” (Yesârî)
Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
Dikkatli ve ölçülü konuşmak; bir gün utanılacak pişman olunacak şeyleri söylememek gerekir. Acı söz, gerçekten insan belleğinde unutulmayacak izler bırakır.
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
Evreni, dünyayı, hayatı tanıtacak kısa bilgileri bile öğrenememiş bir kimseyle konuşmak, anlaşmak güçtür. “Ben diyorum bayram haftası, sen diyorsun mangal tahtası” sözü, “kazı koz anlamak”, “elifi görse mertek sanmak” deyimleri bilgisiz, okumamış kimselerle anlaşmanın zorluğunu anlatır. Cahil insanın dünyası dardır, sınırlıdır. Görgüsü kıttır. İnanışları boş inançlara dayanır. Bilimsel düşünemez. Böylesi kimselerle anlaşmak güçtür.
Boş lakırdı karın doyurmaz.
Salt konuşmakla iş yapılmaz.
Baş sallamakla kavuk eskimez.
Karşıdaki insanın kimi sözüne evet demekten zarar gelmez.-
Kul sıkılmayınca (bunalmadıkça) Hızır yetişmez.
Büyük sıkıntıya düşüp de ne yapacağım şaşıranları yüreklendirmek için söylenen bir sözdür.
Arife târif gerekmez.
Bir şeyi bilene, öğretmeye kalkmak doğru değildir.
“Meseldir ârife târif ne hacet. / Ben nâçar eden sen değil misin.” (Seyrânî)

Pages