Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde.
Emekçinin, emeğinin karşılığını alamadığı oysa aracıların kısa zamanda çok kazandıkları anlatılır.
Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
Emanet bir şeyin çabuk elden çıkacağını, yerine çabuk verilmesi gerektiğini anlatır.
Keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı (koyun can derdinde kasap yağ derdinde).
Başkasının büyük zararı yanında kendinin küçük zararını düşünenlere sitem yollu söylenir.
Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.
Bak: “İğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.”
Bıçak kendi kınını kesmez.
Kendine ait bir şeye zarar vermemeli.
Adamın yere bakanından, suyun sessiz (yavaş) akanından kork.
Su hızlı akmazsa mikrop tutabilir. Kendine güvenen ve gönül rahatlığı içinde olan bir insanın her davranışında bir rahatlık vardır. Ancak, yüreğinde kötü düşünceler besleyen yada suç işleyen kimseler kaçamaklı davranırlar. Karşısındakinin gözlerine rahat bakamazlar, rahat konuşamazlar. Gülüşleri bile rahat değildir.
Çul içinde arslan yatar.
İnsanı kıyafetiyle ölçmemelidir.
İşten artmaz dişten artar.
Artırmayı, tüketimi az yaparak, ölçülü harcayarak sağlamayı anlatır.
Açın gözü ekmek teknesinde olur.
İnsanı ilk ve en çok düşündüren şey geçim kaygısıdır.
Beş parmağın beşi bir değildir.
Beş parmak bir değildir; kimi uzun, kimi kısa: kimi kaim, kimi ince. Baş parmağın asıl farklı yanı, her parmağın ayrı birer hüneri olmasıdır. İnsanlar da farklı yaratılmışlardır: kimi uzun, kimi kısa; kimi şişman, kimi zayıf. İnsanların asıl farklı yanı, her insanın ayrı bir zekâsı, yeteneği olmasıdır. Bu yüzdendir ki ancak zekâları, yetenekleri ve topluma yararları oranında değer kazanırlar.

Pages