Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Gözünü açmak
Uyanık bulunmak. Yeni bir görüş kazandıran bilgi vermek.
Laf etmek
Dedikodu yapmak, Konuşmak.
Balta olmak
Rahatsız etmek, zorbalık etmek. (*)
Birinden ısrarla bir şey isteme, rahatsız etme hallerinde “balta olmak” deyimi kullanılır. Üçüncü Selim. İkinci Mahmut zamanlarında Yeniçeriler, öylesine azıtırlar ki: Yollarda kadınlara sarkıntılık ederler, hamamlardan kadın kaçırırlar, her tarafı haraca keserler, her isteklerini zorbalıkla elde ederlerdi. İstanbul limanına gelen ticaret gemilerinin komisyonculuğunu zorbalıkları sayesinde ellerinde tutarlardı. Geminin yükü ne olursa olsun satış işine ancak Yeniçeri zorbaları karışır, elde edilen kârdan diledikleri ölçüde kendilerine ayırırlardı. Zorba, gemi limana gelir gelmez hemen kendi nişanı olan “balta”sını geminin burnuna asardı. Bu. geminin haracının ancak balta asanın olduğu anlamına gelirdi. Balta asmak, nişan etmek artık bir başka yeniçerinin aynı hareketi yapmaması demekti. Bu hali gören yeniçeriler: “Bu gemiye balta olunmuş” der ve dokunmadan geçerlerdi. İşte bu “balta olmak” deyimi, balta asmak zorbalığından gelmektedir.
Bize de mi lo lo
Kandırmak isteyen birine, kandıramayacağını anlatmak için söylenir. (*)
Bile bile yalan söyleyen, kandırmak isteyen birine; yalanlanmn farkında olduğumuzu, bizi kandıramayacağını anlatmak için “bize de mi lo lo!..” deriz. Adamın biri, hakaret ettiği bir kimse tarafından mahkemeye verildiği için üzgündür. Mahkeme ya ceza verirse?.. Bunu gören bir “akıl hocası* yanına sokularak: “Sen” der, “mahkemede sorulan sorulara hiç cevap verme. Israr ederlerse, “lo, lo, lo!” de.. Seni dilsiz sanırlar, o zaman cezadan da, yargılanmaktan da kurtulursun. Yalnız bunun için bir sarı liranı’alırım.” Adam -bu aklı beğenir, lirayı vereceğine söz vererek mahkemeye gider. Yargıcın her sözüne, “lo, lo, lo!” diyerek cevap verir ve “beraat” eder. Sevinerek evine dönerken, akıl hocası yolunu keser : “Ver bakalım bizim lirayı!” der. Adam, mahkemedeki dilsiz oyununu ustasına da tekrar ederek: “Lo, lo, lo!” deyince, akıl hocası şaşırarak kızar, bağırır: “Ulan” der, “ulan be adam, bize de mi lo, lo!”
Güllük gülistanlık
Bir yerin bolluk, rahat içinde ve güzel oluşu.
İmlâya gelmemek
Ele alınmayacak halde olmak.
Palavra atmak (savurmak, sıkmak)
Yalan söylemek, bir gerçeği abartarak söylemek.
Kulak kabartmak
Belli etmeden dinlemek.
Kendini kapıp koyvermek
Bir işe fazla bağlanmak.
Can ciğer olmak
Çok senli benli, dost olmak.

Pages