Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Hesabını görmek
Parasını ödemek, öldürmek.
Emeği geçmek
Bir iş yapmak için çalışmış olmak.
Ölür müsün, öldürür müsün
Pek kızılıp da çaresiz kalındığı zaman söylenir. (*)
Eskiden derebeylerden birinin uşağı hacca gider. Dönerken efendisine bir hediye almak ister. Münasip bir şey bulamaz bir türlü. Sonunda, efendisinin ihtiyar olduğunu, çok yakında öleceğini düşünerek en uygun hediyenin birkaç arşınlık kefen olduğunda karar kılar. Bir paket yaparak hediyeyi sunmak üzere konağa gelir. Konağın kâhyasına beyi görmek istediğini söyler. Kâhya: “Bey şimdi uyuyor, göremezsin!” der. Eski uşak: “Muhakkak görmeliyim” der, “ona hediye getirdim.” Hediye adını duyan kâhya, ne getirdiğini sorduğunda uşak: “îpekliden kumaş aldım ona, kefenlice kumaş- der. Kefen sözüne içerleyen kâhya uşağı içeri almamakta ısrar eder, aralarında bir tartışmadır başlar. Gürültüyü duyan bey, öfkeyle dışarı fırlar, kavganın sebebini sorduğunda, kâhya: “Efendim- der, “eski uşağınız gelmiş, size hediye olarak kefenlik kumaş getirmiş, ölür müsün, öldürür müsün?”
Kaşla göz arasında
Kısa zamanda ve kimseye sezdirmeden.
Başı büyük (olmak)
Kötü şeyleri hep belli kişinin yaptığını sanmak.
Yıl on iki ay
Sürekli olarak.
Ele geçirmek
Yakalamak, edinmek.
Dilinden kurtulamamak
Eleştirilere, sitemlere hedef olmak.
Sözünü ağzına tıkamak
Susturmak.
Diline kıl dolaşmamak
Güzel konuşmak.

Pages