Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Öküz altında buzağı aramak
İstediğini yapmak için olmayacak şeyleri bahane etmek.
Yüzüne vurmak
Birinin kusurunu yüzüne karşı söylemek.
Çay kenarında kuyu kazmak
Elde imkân varken, başka imkânlar aramak.
Elifi görse mertek sanmak
Okuma bilmeyenler için söylenir. (*)
Pek cahil kimseler için kullanılan bir sözdür. Elif. Arap alfabesinin birinci harfidir. Türk alfabesinin ilk harfi (A) nın yerine geçer. Yazılışı (I) harfi biçimindedir. Mertek ise, odun anlamındadır. Köy evlerinde damlar üzerine döşenen bir metreye yakın uzunlukta, kol kalınlığında odun parçalandır. Cahil kimselerin anlayışsızlığı, bilgisizliği anlatılmak istendiği zaman: “Elifi görse mertek sanır!” denir.
Payandaları çözmek
Bir yerden gitmek.
Üzümünü ye de bağını sorma
Kaynağına aldırmadan yararlanmak. (*)
Karşısındakini, hileli bir işten, hilesini söylemeden yararlandırmak istendiğinde söylenir. Hazır cevaplığıyla, nükteleriyle, dünyayı kendine özgü bir açıdan güldürüşüyle ünlü Nasrettin Hoca’yı nasıl unuturuz. Her haliyle günlük hayatımıza girmiş, düşüncelerimize, görüşlerimize yön vermiş söz, deyim olarak yerleşmiştir. “Üzümünü ye de bağını sorma”, Nasrettin Hoca’nın deyim olmuş sözlerinden biridir. Nasrettin Hoca’nın yaşadığı ülkede, zengin bir ağa vardır. Günün birinde elinde hazır parası kalmaz ağanın. Paraya çok ihtiyacı vardır. Güzelliğiyle, büyüklüğü ve verimliliğiyle çevreye ün salmış bağlarından birini satmak ister. Bağı satın almaya kimsenin aklı kesmez. Ne olursa olsun almak isteyen biri Hoca’ya başvurur. “Hoca Efendi” der, “bu işi ancak sen becerirsin. Ne et et, şu bağı bana satın al!” Hoca’ya alışverişin birtakım sırlarını, hilelerini de öğretmeyi unutmaz. Ertesi gün adam, Hoca’yı büyük bir heyecanla arar, bulur: “Nettin hocam, işi becerdin mi?” der. “Beceremez olur muyum?” der Hoca, “hele işin dalaverelerini de öğrendikten sonra!” “Bu bağ benim mi şimdi, pazarlığı kaça yaptın?” “Pazarlığı sana ne?” der Hoca, “sen yarın bizim yeni bağa buyur! Üzümünü ye ama bağını sorma!..”
Sabaha çıkmamak
ölmek.
Yüreği kalkmak
Heyecanlanmak.
İki eli böğründe kalmak
Çaresizlik içinde kalmak.
Başa gelmek
Kötü bir durumla karşı karşıya kalmak.

Pages