Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Yel üfürdü, sel götürdü
Birdenbire ortadan kaybolan ve sebebi bilinmeyen mal için söylenir.
Kandilli temenna
Çok mübalâğalı selâm biçimi. Yaranmak için gereğinden fazla eğilip bükülerek selâmlamak.
İçi kan ağlamak
Belli etmeden üzülmek.
Barut kesilmek
Çok kızmak.
Avuç açmak
Dilenmek.
Tadına varmak
Bir şeyin zevkini, güzelliğini kavramak.
Ağız bozukluğu
Sövme alışkanlığı.
Hoşafın yağı kesilmek
Söyleyecek söz bulamayacak bir durumun kabullenilmesinde söylenir. (*)
Yeniçerilere yemekte bazen hoşaf da verilirmiş. Çokluk hoşaf, daha önce pişen bir yağlı yemekten boşalan kazanda yapılırmış. Bu yüzden tabaklara dağıtılan hoşafların yüzü tama- miyle yağla kaplı olurmuş. Bu halin yıllarca devam etmesi yeniçerileri duruma alıştırmış. Günün birinde yemek işlerine bakacak yeni bir subay gelir. Subay, temizlik konusunda çok titizdir. Hoşafın bulaşık kazanda pişmesine engel olur. Artık hoşaf yağsızdır. Bunu gören yeniçeriler: “Hoşafın yağı kesildi artık” derler. Bu sözü daha önce hoşafın yağlı olmaması hakkında isteklerine aldırmayan aşçıbaşıyı kızdırmak için sık sık söylerler. Bununla aşçıbaşının mutfakta artık hükmü kalmadığım anlatmak isterler. Bugün de bir kimsenin kuvvetten düştüğü, bir durumu kabullenmek zorunda kaldığı sıradaki halini anlatmak için kullanmaktayız.
Cana kastetmek
Öldürmek istemek.
Korktuğu başına gelmek
Korkulan şeyin bir gün gerçekleşmesi.

Pages