Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

İyiye iyi, kötüye kötü demek
Hatır için konuşmamak.
Pastırmasını çıkarmak
Çok sıkıştırmak, hırpalamak.
Defi hacet etmek
Aptes bozmak.
Can kalmamak
Bitkin hale gelmek.
Akıl erdirmemek
Anlayamamak.
Boku bokuna
Yok yere.
Bel bağlamak
Güvenmek. (*).
“Bel bağlamak” deyimi, “güvenmek” anlamında kullanılır. Alevi töresine göre, kişinin toplum içinde bir yeri olabilmesi için kimi sınavlardan geçmesi gerekir, örneğin, “eline-diline-beline” üçlüsüne uygun davrananlar her türlü Alevi törenine katılma hakkını kazanır. Böyle bir kimsenin “cemevi” adı verilen yerde, törenle beline bir kuşak, “tığbent” bağlanır. Beline kuşak bağlanan kimse artık güvenilen, toplumda belli bir yeri olan kişi haline gelir. “Bel bağlamak” deyimi dilimize bu törenden geçmiş, bugün yeri geldikçe söylenmektedir.
Ağzı dört köşe olmak (k)
Keyifli, neşeli olmak.
Gâvura kızıp oruç yemek
Başkasına kızıp kendine zararlı bir iş yapmak.
Ekmek parası
Geçim parası.

Pages