Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Dili uzun
Başkasının kötülüğünü konuşan.
Göğüs geçirmek
Üzülerek iç çekmek.
Tefe koymak, tefe koyup çalmak
Biri hakkında çok belirli bir şekilde dedikodu yapmak.
Tereciye tere satmak
Bir işin ustasına o işi öğretmeye kalkmak.
Eli darda
Paraca sıkıntı çeken.
Ocağı sönmek
Soyu tükenmek. (*)
Dilimizde, daha çok halk dilinde “ocağın sönsün”, “ocağın yansın” deyimleri çok geçer. İnsanlığın ilk çağlarında, ateşin bilinmediği zamanlarda insanlar, tabiatla daha çok pençeleşmek zorundaydılar. Umulmadık bir sırada ateşe kavuşunca, onun iyilikleri karşısında şaştılar, korktular. Dünyanın o zamanki sert iklimine, vahşi hayvanlarına ateşle karşı koyuyorlar, etlerini pişirerek daha lezzetli yiyorlardı. Bilinmeyen bir kuvvet tarafından gönderilen bu nimete tapıyorlardı. Ateşin sönmesi, onlar için bir felâket olacağından gece - gündüz, başında nöbet tutuyorlardı. Bir gün bu kutsal varlıktan kendi mağaralarına da götürmeyi düşündüler. Ateşi evlerinde yanar görmek onlar için bir “saa- det”, söndüğünü düşünmek bir “felâket” idi. Bu duygu zamanımıza kadar düşünülegelmiş, halkın dilinde bir dua, bir beddua halinde yerleşmiştir.
Lafı ağzında kalmak
Söyleyeceğini bitirememek.
Metelik vermemek
Aldırış etmemek, önem vermemek.
Dili açılmak
Konuşmaya başlamak.
Elinden tutmak
Yardım etmek.
Pages
«
‹
…
25
26
27
…
›
»