Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Anası turp, babası şalgam
Kimliği bilinmeyenler için söylenir.
Ekmek düşmanı (k)
Karı, eş.
Pösteki saydırmak
İçinden çıkılmaz bir işi yapmaya çalışmak.(*)
Eskiden “tımarhane” denilen akıl hastanesinde tedavi edilen deliler, son bir muayeneye tâbi tutulduklarında hastaneden çıkıp çıkamayacaklarını kontrol için eline bir koyun pöstekisi verilir : “Say bakalım şu pöstekinin tüylerini de bize tam olarak söyle” denirmiş. Eğer akıl hastası, bu işin zor olduğunu, tam bir sayı veremeyeceğini söylerse akıllandığı kanısına varılır, serbest bırakılırmış. Eğer oturup da bu imkânsız işi kabullenir, pöstekinin tüylerini teker teker saymaya kalkışırsa eski durumunun değişmediğine hükmolunur, tımarhanede misafir etmeye devam ederlermiş. Uzun zaman isteyen değmeyecek işleri ya da imkânsız görünen şeyleri; yersiz, saçma uğraşmaları ciddiyetle yapanlar için bugün “pösteki saydırmak” deyimi kullanılır.
Mantara basmak (k)
Birinin hazırladığı oyuna düşmek.
Ağız değiştirmek
Önce söylediğinin tersini söylemek; fikir, görüş değiştirmek.
Kapana düşürmek
Hile ile elde etmek.
Ölüp ölüp dirilmek
Çok ağır hastalık geçirmek.
Diş bilemek
Öç almak için fırsat kollamak. (*)
Tarihin ilk çağlarında Türkler, çağdaş uluslardan daha uygardılar. Yeni yeni buluşlarıyla onlardan çok ilerde idiler. Söylentiye göre diş fırçasını ilk bulan yine Türklerdi. Uzun saplı ilkel bir araçla dişlerini temizlerlerdi. Türklerle Çinliler arasında yapılan ilk savaş yıllarında çarpışmalar daha çok gündüzleri olurmuş. Geceleri her iki taraf da çadırlarına çekilirlermiş. Sabahlan erkenden çadırlarından çıkan Türkler, yakında bulunan bir çay kıyısına iner, yıkanırlarmış. Bu arada kendi elleriyle yaptıkları diş fırçalarıyla dişlerini fırçalamayı unutmazlarmış. Bir gün karşı tarafın askerlerinden birkaçının çaya su almaya geldiklerinde, Türk askerlerinin dişlerine birşeyler sürdüklerini, dişlerini biler gribi durumlar takındıklarını görürler. Daha diş fırçasının ne olduğunu bilmeyen karşı tarafın askerleri bu durum karşısında şaşıp kalarak, testilerini doldurmadan soluğu çadırlarında alırlar : “Koşun” derler. “Türkler, şimdi gelip hepimizi yiyecekler! Oturmuş dişlerini biliyorlar!..” Bu kara haber üzerine düşman bozguna uğrar. Türkler, bir zafer, Türk dili de bir deyim kazanmış olur. “Diş bilemek.”
Renkten renge girmek
Çok utanmak.
Dilenci değneğine dönmek
Çok zayıflamak.
Pages
«
‹
…
265
266
267
…
›
»