Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Altın leğenin kan kusana ne faydası var?
Kişi mutlu değilse, başkalarının mutluluğu, onu fazla etkilemez. Toprak, doğanın en zengin kaynaklarından biridir. Toprakla uğraşan birinin toprağı yoksa, onun için bu zenginlik neye yarar. Kış, üşümeyenler için; yağmur, ıslanmayanlar için eğlencelidir. Kişi yaşama olanaklarına sahip değilse, hiç bir şeyden tat alamaz.
Bal bal demekle ağız tatlanmaz.
Bir şeyin sözünü etmek, o şeye sahip olmayı göstermez. İnsanları, sahibi olmadığı şeyin sahibiymiş gibi göstermenin imkânı yoktur.
“Her çiçekten birer çeşni tatmalı Bal bal desen ağız bal olur mu ya.” (Gufrani) / “Ben güzele güzel mı derim Güzel benim olmayınca.” (Karacaoğlan)
Gün bugün.
Bugünü iyi kullanamayanın yarını iyi geçireceği kuşkuludur.
Akılsız başın zahmetini ayak çeker.
Akılsızca yapılan iş, çok zaman olumsuz sonuç verir. İşi yapan kişinin akılsızca davranışı yalnız kendine değil, yakın çevresine, giderek bütün topluma zararlı olabilir.
Emanete hıyanet olmaz.
Geçici bir süre için bakılmak yada korunmak üzere birine teslim edilen bir şeye zarar vermenin bağışlanmaz davranış olduğunu anlatır.
“Emanete hıyanetin yok ise Ne gezer kalbinde gam ile tasa.” (Bir Destandan)
Baba koruk (ekşi elma) yer, oğlunun dişi kamaşır.
Bir kimsenin yaptığı kusur yada kötülük yalnız kendini ilgilendirmemektedir. Toplum, değil böyle bir kimseyi, bu kimsenin çocuklarını bile hoş görmemektedir. Topluma yararlar sağlayan bir kimse ise, yararı anlaşıldığı zaman, toplumca baştacı edilmekte, böyle bir kimsenin yakınları bile aynı saygıyla selâmlanmaktadır. / “Baba eder, oğul öder” atasözüyle eşanlamlıdır.
Gidip de gelmemek var, gelip de dönmemek var.
Ölüm, insan için doğal bir sonuçtur. Doğmak ve yaşamak gibi. Hiç umulmayan bir zamanda ve yerde ölmek olağandır.
“Neylersin ölüm herkesin başında. / Uyudun uyanmadın olacak. / Kim bilir nerde, nasıl kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.” (Cahit Sıtkı Tarancı)
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Bir kimseye öğüt vereceğim diyerek ölçüyü kaçırır, yerli yersiz ve gereksiz söz ve davranışlarda bulunulursa, ters sonuç alınır. Bir de doğal ihtiyaçları karşılanmayan insan bunu gizli yada zorla elde etmeye kalkar.
Ölümü gelen it, cami avlusuna işer.
Bak: “Eceli gelen (köpek) it, cami duvarına siyer (işer).”
Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
İyi sonuç alınmak istenen bir işe çok emek harcamak gerekir.

Pages