Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Kel ilâç bilse, kendi başına sürer (kelin ilâcı olsa başına sürer).
/ Kendisine faydası olmayan birinin, başkasına bir yaran olmaz.
“Kelin emi olsa başına sürer Kimseden kimseye bir medar olmaz.” (Bedri)
Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz.
Küçük yaşta görgü öğretilmeyen kimse kabalığından zor kurtulur.
Bir kötünün yedi mahalleye zararı var.
Kötü bir insanın yarattığı zararlar yalnız kendini etkilemez. Kötü olanın gücüne göredir; eve kötülük, mahalleye kötülük, bir topluma kötülük, tüm dünyaya kötülük yapabilir.
Kul azmayınca Hak yazmaz.
Kötülük etmeyen kötülük görmez.
Sağlık varlıktan yeğdir.
Kimi zenginlikler, güzellikler sağlıklı olunduğu sürece önemlidir. Sağlıksız kimse, kendi derdine düştüğünden hiç bir şeyden zevk almaz. Onun için her şeyin başı sağlıktır.
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Kolay beğenemeyen bir gün çok kötü bir şeyi alabilir.
İnsan beşer, kuldur şaşar.
Bak: “Kul, kusursuz olmaz.”
Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyumamış.
İnsan, açlığı giderilmedikçe rahata eremez.
Köpeği öldürene sürütürler.
Bak: “İti öldürene sürütürler.”
Pages
«
‹
1
2
3
…
›
»