Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Her ne doğrasan aşına, o çıkar kaşığına.
İyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük görür. “Çanağa ne doğrarsan, kaşığa o çıkar”, “Ne ekersen onu biçersin” atasözleriyle eşanlamlıdır.
“Diken eken, gül döğşürmez bir zaman Kişi ektiğini biçer demişler.” (Yesari)
Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.
Bak: Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar.
Sana taşla vurana sen aşla vur.
Kötülük edene iyilik etmeli.
Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.
İnsan konuşmasından belli olur: kültürü, zevkleri, dünya görüşü anlaşılır.
Kabahat (suç) öldürende değil, ölendedir (Kabahat ölende mi, öldürende mi?)
Kimi zaman suç ölende aranır, öldürene bu işi işlettiği, onu tahrik ettiği için. / Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz. İnsanların işledikleri kusuru kusur saymadıklarını, kendilerini haklı gördüklerini yada kusurlu olmak istemediklerini anlatır.
Misafir on kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu (evde) bırakır.
Bak: “Misafir kısmetiyle gelir.”
Testiyi kıran da bir, getiren de (suyu getiren de).
Yapılan iyiliğin, bir işe kendini adarcasına yapılan çalışmanın karşılıksız; yapılan kötülüğün, bir iş yaparken kaytarmanın çok kez cezasız kaldığını anlatan bir sözdür.
“Bu dünya böyledir ezelden ekser Destiyi kıran da mükâfat bekler.” (Şikâri) / “Mukaddem su getirmek desti kırmak bir idi amma Aceptir mazhar-ı rüçhan olur desti kıran şimdi.” (Ziya Paşa)
Herkes kendi ölüsü için ağlar.
İnsan, kendi acısını başkasınınkinden daha derinden duyar.
Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz (kurtulmaz).
Kötü insandan akıl alanın başı dertten kurtulmaz.
Kan kus, “kızılcık şerbeti içtim” de.
Kişisel sorunları başkalarına söylememeli, tersine hep iyi olduğu anlatılmalı.

Pages