Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Sırça evde (köşkte) oturan, komşusuna taş atmam alı.
Kendisi kusurlu olan, başkasını kusurlu olduğu için kınamamak.
Arife târif gerekmez.
Bir şeyi bilene, öğretmeye kalkmak doğru değildir.
“Meseldir ârife târif ne hacet. / Ben nâçar eden sen değil misin.” (Seyrânî)
Ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır.
Bak: Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır.

Pages