Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Rahmet okutmak
Birinin ötekinden daha fena çıkması.
Eli altında olmak
Emrine hazır.
Gökte ararken yerde bulmak
Bir kimsenin çok arandığını, sonunda bulunduğunu anlatmak için söylenir.
Diş bilemek
Öç almak için fırsat kollamak. (*)
Tarihin ilk çağlarında Türkler, çağdaş uluslardan daha uygardılar. Yeni yeni buluşlarıyla onlardan çok ilerde idiler. Söylentiye göre diş fırçasını ilk bulan yine Türklerdi. Uzun saplı ilkel bir araçla dişlerini temizlerlerdi. Türklerle Çinliler arasında yapılan ilk savaş yıllarında çarpışmalar daha çok gündüzleri olurmuş. Geceleri her iki taraf da çadırlarına çekilirlermiş. Sabahlan erkenden çadırlarından çıkan Türkler, yakında bulunan bir çay kıyısına iner, yıkanırlarmış. Bu arada kendi elleriyle yaptıkları diş fırçalarıyla dişlerini fırçalamayı unutmazlarmış. Bir gün karşı tarafın askerlerinden birkaçının çaya su almaya geldiklerinde, Türk askerlerinin dişlerine birşeyler sürdüklerini, dişlerini biler gribi durumlar takındıklarını görürler. Daha diş fırçasının ne olduğunu bilmeyen karşı tarafın askerleri bu durum karşısında şaşıp kalarak, testilerini doldurmadan soluğu çadırlarında alırlar : “Koşun” derler. “Türkler, şimdi gelip hepimizi yiyecekler! Oturmuş dişlerini biliyorlar!..” Bu kara haber üzerine düşman bozguna uğrar. Türkler, bir zafer, Türk dili de bir deyim kazanmış olur. “Diş bilemek.”
Canını çıkarmak
Çok yormak, çok hırpalamak
Başını taşa vurmak (çalmak)
Çok pişman olmak.
İçine batmak
Pişmanlık duymak.
Anasının gözü
Açıkgöz, becerikli kimseler için söylenir.
Kötü yola düşmek
Kötü durumlara düşmek.
Arkasında yumurta küfesi yok ya
Sözünden cayan, döneklik edenler için söylenir.

Pages