Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

El basmak
Bir kutsal kitap üstüne el koyarak andiçmek.
Aklı evvel
Alay yollu çok zeki.
Tezkeresini eline vermek
Kovmak.
Kül yutmak
Kurnazca yapılan bir oyuna gelmek.
Fırsat kollamak
Uygun durumlardan yararlanmak.
Dediği dedik, çaldığı düdük
Sözünde inat etmek, sözü geçmek.
Hoşafın yağı kesilmek
Söyleyecek söz bulamayacak bir durumun kabullenilmesinde söylenir. (*)
Yeniçerilere yemekte bazen hoşaf da verilirmiş. Çokluk hoşaf, daha önce pişen bir yağlı yemekten boşalan kazanda yapılırmış. Bu yüzden tabaklara dağıtılan hoşafların yüzü tama- miyle yağla kaplı olurmuş. Bu halin yıllarca devam etmesi yeniçerileri duruma alıştırmış. Günün birinde yemek işlerine bakacak yeni bir subay gelir. Subay, temizlik konusunda çok titizdir. Hoşafın bulaşık kazanda pişmesine engel olur. Artık hoşaf yağsızdır. Bunu gören yeniçeriler: “Hoşafın yağı kesildi artık” derler. Bu sözü daha önce hoşafın yağlı olmaması hakkında isteklerine aldırmayan aşçıbaşıyı kızdırmak için sık sık söylerler. Bununla aşçıbaşının mutfakta artık hükmü kalmadığım anlatmak isterler. Bugün de bir kimsenin kuvvetten düştüğü, bir durumu kabullenmek zorunda kaldığı sıradaki halini anlatmak için kullanmaktayız.
Ayağına kapanmak
Yalvarmak.
Ayağım yorganına göre uzatmak
Giderini gelirine uydurmak.
Gözleri dönmek
Fazla öfkeden ne yaptığını bilememek.

Pages