Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Bağrı yanık
Kederli.
Düttürü Leylâ
Tuhaf ve açık saçık giyimli kadın.
Atını sağlam kazığa bağlamak
Bir işi sağlam yapmak.
Üzümünü ye de bağını sorma
Kaynağına aldırmadan yararlanmak. (*)
Karşısındakini, hileli bir işten, hilesini söylemeden yararlandırmak istendiğinde söylenir. Hazır cevaplığıyla, nükteleriyle, dünyayı kendine özgü bir açıdan güldürüşüyle ünlü Nasrettin Hoca’yı nasıl unuturuz. Her haliyle günlük hayatımıza girmiş, düşüncelerimize, görüşlerimize yön vermiş söz, deyim olarak yerleşmiştir. “Üzümünü ye de bağını sorma”, Nasrettin Hoca’nın deyim olmuş sözlerinden biridir. Nasrettin Hoca’nın yaşadığı ülkede, zengin bir ağa vardır. Günün birinde elinde hazır parası kalmaz ağanın. Paraya çok ihtiyacı vardır. Güzelliğiyle, büyüklüğü ve verimliliğiyle çevreye ün salmış bağlarından birini satmak ister. Bağı satın almaya kimsenin aklı kesmez. Ne olursa olsun almak isteyen biri Hoca’ya başvurur. “Hoca Efendi” der, “bu işi ancak sen becerirsin. Ne et et, şu bağı bana satın al!” Hoca’ya alışverişin birtakım sırlarını, hilelerini de öğretmeyi unutmaz. Ertesi gün adam, Hoca’yı büyük bir heyecanla arar, bulur: “Nettin hocam, işi becerdin mi?” der. “Beceremez olur muyum?” der Hoca, “hele işin dalaverelerini de öğrendikten sonra!” “Bu bağ benim mi şimdi, pazarlığı kaça yaptın?” “Pazarlığı sana ne?” der Hoca, “sen yarın bizim yeni bağa buyur! Üzümünü ye ama bağını sorma!..”
Meydana atılmak
Bir işe başlamak için ortaya çıkmak.
Cehennem azabı
Büyük sıkıntı, üzüntü.
Bana mısın dememek
Aldırmamak.
Kendinde olmamak
Aklı başında olmamak.
Şeyhin kerameti kendinden menkul
Büyük işler becerdiğini söyleyen birine inanılmadığını anlatır.
Seksen kapıya doksan değnek çalman
Kapı kapı dolaşmak.

Pages