Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ayağı alışmak
Bir yere gitmeye alışmak.
Dağdan gelip bağdakini kovmak
Sonradan geldiği bir yerde eskileri küçümsemek.
Dudu dilli
Güzel konuşan kadın.
Pösteki saydırmak
İçinden çıkılmaz bir işi yapmaya çalışmak.(*)
Eskiden “tımarhane” denilen akıl hastanesinde tedavi edilen deliler, son bir muayeneye tâbi tutulduklarında hastaneden çıkıp çıkamayacaklarını kontrol için eline bir koyun pöstekisi verilir : “Say bakalım şu pöstekinin tüylerini de bize tam olarak söyle” denirmiş. Eğer akıl hastası, bu işin zor olduğunu, tam bir sayı veremeyeceğini söylerse akıllandığı kanısına varılır, serbest bırakılırmış. Eğer oturup da bu imkânsız işi kabullenir, pöstekinin tüylerini teker teker saymaya kalkışırsa eski durumunun değişmediğine hükmolunur, tımarhanede misafir etmeye devam ederlermiş. Uzun zaman isteyen değmeyecek işleri ya da imkânsız görünen şeyleri; yersiz, saçma uğraşmaları ciddiyetle yapanlar için bugün “pösteki saydırmak” deyimi kullanılır.
Baş belirsiz, meydan ıssız
Karışıklığı anlatır.
Boynuz takmak
Karısının başka erkeklerle olan ilgisine aldırmamak.
İki eli kanda olsa
Yaptığı iş ne kadar önemli olursa olsun.
Başı büyük (olmak)
Kötü şeyleri hep belli kişinin yaptığını sanmak.
Oğlan evinde dambır dumbur, kız evinin haberi yok
Taraflardan biri kararsız, biri ise olmuş gözüyle bakıyor.
Hem İsa’yı, hem Musa’yı memnun etmek
Her yandan görünmek, belli bir görüşü savunmamak.

Pages