Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Aç köpek fırın deler (yıkar).
Aç insan, yasaları, töreleri çiğnemek zorunda kalır. Bunu önlemek için açlığın ve açlığı meydana getiren nedenlerin ortadan kalkması gerekir.
“Acıkan it furun yakar demişler.” (Havayi) / “İyi olan hiç kimseye kem demez İyilik de varlıkla, aç aman bilmez.” (Mesti)
Para dediğin el kiri.
Para harcamak için kullanılır.
Çok bilen (çok söyleyen) çok yanılır.
Çağımızda her şeyi bilmek imkânsızdır. Bilim gelişmiş, teknik ilerlemiş; tıp, uzay araştırmaları, inanış ve görüşlerde değişiklik yapmıştır. Böyle bir çağda kişi, her şeyi aynı ölçüde bilemez. “Ayaklı kütüphane” deyimi artık gerilerde kalmıştır. Her şeyi bildiğini söyleyen yada o yollu konuşan, bir şey bilmeyen yada tam bilmeyen, dolayısıyla yalan kişidir.
“Tecrübe ehli [1] bunu böyle bilir Kim ki çok söyleye ol çok yanılır.” (Atayi) / “Meclisde sakin ol eyleme sohbet Çok söyleyen çok yanılır demişler.” (Dervişi)
Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
Kimi insanlar, eline bir fırsat geçince, en yakınlarına / bile kötülük etmekten çekinmezler.
Kendi düşen ağlamaz.
Kendi zararına hareket eden birinin durumundan yakınmaya hakkı yoktur.
“Bilirsin kendisi düşen ağlamaz Ayıplamaz kendi düşüp kalkana.” (Mengûşi)
Öksüze (öksüzün kamına) vurmuşlar, “vay arkam” demiş.
Kimsesizleri kayıran bir kimse yada kuruluşun bulunmadığını anlatır.
Ağacı kurt, inşam dert yer.
Ağacı, içinden kemiren kurt; insanı, üzüntüleri eskitir, yıpratır.
Ağrısız baş mezarda gerek (olur).
Yaşadığımız sürece birtakım sorunlarımızın (meselelerimizin) olacağı doğaldır. Bunlarla mücadele kimi zaman can sıkacak, üzecektir bizleri. Bu türlü başağrıları, gelecekteki ağrısız başlar için de gereklidir.
Öfkeyle kalkan zararla (ziyanla) oturur.
Öfke insanı rahat düşünebilmekten alıkoyar. Enine boyuna düşünülmeyen bir konuda yanılmak her zaman olabilir ve sonuçta büyük zararlar doğar. / “Keskin sirke kabına (küpüne) zarardır” atasözüyle eşanlamlıdır.
Katıra (eşeğe) cilve yap demişler, çifte (tekme) atmış.
Bak: Eşeğe (katıra) cilve yap demişler, tekme (çifte) atmış.

Pages