Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Ateş olsa cürmü (cirmi) kadar yer yakar.
Hasım sayılan (karşı olan) kimsenin fazla önemli olmadığı anlatılır.
Yüklü eşek anırmaz.
Çalışan insanın gereksiz konuşmalarla gevezeliklere zamanı yoktur.
Borca (veresiye) içen iki kez sarhoş olur.
Borçlu olmanın insanı nasıl rahatsız edebileceğini anlatır.
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
Sevilen iş uzun süre sürdürülmek istenir.
Pilavdan dönen kaşığın sapı kinisin.
Çıkarını gözetmeyen insandan hayır gelmez.
Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.
Bak: Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar.
Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır.
Kuraklık, deprem, savaş, hastalık, pahalılık gibi doğa ve toplum olaylarında küçükler, zayıflar ve yoksullar çok zarar görürler. Büyükler, güçlüler ve varlıklılar çok kez zarar görmezler yada gelen zarar onları fazla etkilemez.
iki baş bir kazanda kaynamaz.
Kişilikleri ayrı olan iki insan bir birliktelik kuramaz.
Akan su yosun tutmaz.
Bak: “İşleyen demir pas tutmaz.”

Pages