Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
Emanet bir şeyin çabuk elden çıkacağını, yerine çabuk verilmesi gerektiğini anlatır.
Köpeğe dalaşmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.
Bak: “İtle (köpekle) dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.”
İşten artmaz dişten artar.
Artırmayı, tüketimi az yaparak, ölçülü harcayarak sağlamayı anlatır.
Köseyle alay edenin top sakalı kara gerek.
Başkasıyla alay edenin, kendinin kusuru olmamalıdır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ölüm gibi çok üzücü bir olaya, en çok olayla ilgili olanların üzülmelerinin haklı olduğunu anlatmak için söylenir.
“Derin suyun yufka çıkarsa ne hoş Düştüğü yeri gör yakarmış ateş.” (Mengâşt) / “Ateş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde çıban mı biter.” (Karacaoğlan)
Aç ile eceli gelen söyleşir.
Bak: “Aç köpek fırın deler.”, “Aç kurt arslana saldırır.”, “Aç kurt yavrusunu yer.”, “Aç yanından kaç.”
Evvel can, sonra canan.
İnsan ister istemez önce kendini, sonra da sevdiği kimseyi düşünür.
“Cihanı can ile bulmuş kamular Demiş can bir cihan iki ulular.” (Güuahi)
Tek elin nesi var, iki elin sesi var.
Bak: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”
Azıcık aşım, ağrısız (kavgasız) başım.
İnsanlar, elinde bulunanlarla yetinmez, daha çoğuna, daha büyüğüne sahip olmak isterler. Bu aşırı istekleri yüzünden rahatları kaçar. Oysa mevcut imkânlarla yetinmesini bilen insan daha mutlu olur.
İyi insan sözünün üstüne gelir.
Kendisinden söz edilen kimse, konuşmanın üstüne geldiğinde söylenir.

Pages