Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Mazlumun ahi, indirir şahı.
Ezilenlerin, bir gün zalimlere gereken dersi vereceklerini anlatır.
“Kalmaz ebeden kimsede bir kimsenin ahi.” (Şinasi) / “Bil mazlumun ahi yerde kalmaz Sebepsiz ah alıp etme günahı.” (Mengûşi)
İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış.
Başkasından korunarak iş yapan kimi akılsızlar, başarılarının kendilerinden geldiğini sanırlar.
Çıkmadık candan umut kesilmez.
Bir şey tümüyle yok olmadıkça umut kesilmemelidir.
“Bir kalbimiz var ki öylesine Nabızlarımız tanık / Bakma solukluğuna benzimizin Çıkmayan canda umut.” (Rıfat Ilgaz)
Evvel taam, sonra kelâm.
Tok karınla görüşmek daha yararlıdır. Bir de, yemek yerken konuşmamalı anlamına söylenir. Çünkü, hem ağızdan yemek parçaları saçılır, hem de bekleyen yemeğin tadı kaçar.
Irak yerin haberini kervan getirir.
İnsanlar arasında ilişkinin gereğini anlatır.
Terazi tartısıyla, her şey vaktiyle.
Her işin bir ölçüsü, bir zamanı olduğu anlatılır. “Terazi var, tartı var! Her bir şeyin vakti var” atasözüyle eşanlamlıdır.
Gün geçer, kin geçmez.
Bir öç alma duygusu olan kinin, gizli bir düşmanlık halinde geliştiğini, geçmesinin imkânsızlığını anlatır.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Söz vermek kolaydır, verdiği sözü yerine getirmek güçtür.
Eşeği süren osuruğuna katlanır.
Bir işten iyi bir sonuç almak isteniyorsa, o işin kötü yanlarına katlanmalıdır.
Kuş, kanadına kira istemez.
İnsan kendi işini yaparken emeğini esirgemez.

Pages