Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Öküze boynuzu yük olmaz.
İnsanlar yakınları için bir çıkar beklemeden ilgilenir, onlar için yaptığı işi yüksünmezler
Sayılı günler tez geçer.
Bir işi yapmak için tanınan süre çabuk geçer.
Gün geçer, kin geçmez.
Bir öç alma duygusu olan kinin, gizli bir düşmanlık halinde geliştiğini, geçmesinin imkânsızlığını anlatır.
Aba vakti yaba, yaba vakti aba.
Bak: “Kürkü orak vaktinde, orağı kürk vaktinde.”
Ayak almadık (ayağa değmedik) taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
İnsan hayatında çok güçlüklerle karşılaşır/ çok sıkıntılar çekebilir.
Doğmadık çocuğa don biçilmez.
Bir iş olmadan, olmuş gibi davrananlar için söylenir.
Dağdan gelen bağdakini kovar.
Bir kimse, bir toplum, kendi malını, kendi ülkesini korumazsa, başkaları ona sahip çıkarlar.
“Böyledir kaide dağdan gelenler Bağda olanları kovar demişler.” (Levni) / “Bağdaki sevmez iken dağdakini Dağdaki gelse kovar bağdakini.” (Şinasi)
Çok bilen (çok söyleyen) çok yanılır.
Çağımızda her şeyi bilmek imkânsızdır. Bilim gelişmiş, teknik ilerlemiş; tıp, uzay araştırmaları, inanış ve görüşlerde değişiklik yapmıştır. Böyle bir çağda kişi, her şeyi aynı ölçüde bilemez. “Ayaklı kütüphane” deyimi artık gerilerde kalmıştır. Her şeyi bildiğini söyleyen yada o yollu konuşan, bir şey bilmeyen yada tam bilmeyen, dolayısıyla yalan kişidir.
“Tecrübe ehli [1] bunu böyle bilir Kim ki çok söyleye ol çok yanılır.” (Atayi) / “Meclisde sakin ol eyleme sohbet Çok söyleyen çok yanılır demişler.” (Dervişi)
Kara (kötü) haber tez duyulur.
Kötü haber tez yayılır, ilgili kimse tez duyar.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
'Düşünmeden, incelemeden varılan yargılar insanı çok kez yanıltır. Uzaktan görmek, uzaktan bakmak kişiye gerçeği göstermeyebilir. Bir doğru, ancak gözle görülerek, elle tutularak, yakından tanıyarak anlaşılır. Ay, bir süre önceye kadar şiire, müziğe, edebiyata konu olurken, bugün karanlık mağaralardan, sert kayalardan oluşmuş, havasız, susuz bir gezegen olduğu anlaşılmıştır. Eski Roma Diktatörü Sezar''ın, kendisine “güneşin oğlu” denmesine bir gün kızarak: “Güneşin oğlu olmadığımı, oturağımı döken uşağım çok iyi bilir” demesi, bu söze açıklık getirmektedir.'
“Şöhrete aldanma, davulun sesi Uzaktan yürekler yakar demişler.” (Mevci)

Pages