Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Ölürse yer beğensin, kalırsa el beğensin.
Kişi öylesine iyi yetişmeli ki, yaşarken de, ölünce de hakkında iyi şeyler söylensin.
Dayak isteyen keçi, çobanın değneğine sürünür.
Bak: “Eceli gelen köpek (it) cami duvarına siyer (işer).”
Maşa varken elini ateşe sokma.
Bir iş, yoluyla, usulüyle yapılmalıdır. Yoksa gereksiz yere büyük zararlara uğranabilir.
Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
Çağımız, birçok konuda “olmaz”ı, “olur” yapmıştır. Olmaz diyerek kestirip atmamak, sonuna dek mücadele etmek gerekir.
Ağustosta yatanı, zemheride büğelek tutar.
Zamanında çalışıp kazanmayan, çalışamadığında sıkıntıya düşer. / “Ağustosta gölge kovan, zemheride karın ovar” atasözüyle eşanlamlıdır.
Lafla peynir gemisi yürümez.
Yalnız sözle hiç bir şey gerçekleşmez. Harekete geçmek, yapmaya, işe koyulmak gerek.
“Lafınan yürümez peynir gemisi Yerden gökyüzüne merdiven olmaz.” (Merdümi)
Destursuz bağa girilmez.
Bak: “Destursuz bağa gireni sopayla kovalarlar.”
Papaz her gün pilav yemez.
Bak: “Her gün papaz pilav yemez.
Varım veren utanmamış.
İmkânları sınırlı olan bir kimsenin bir işe küçük bir oranda katılmasının hoş karşılanması için söylenir.
Pages
«
‹
…
2
3
4
…
›
»