Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Çömlek demiş “dibim altın”, kaşık demiş “girdim çıktını”.
İşin iç yüzünü bilen kimseye karşı övünülürse gülünç duruma düşülür.
Kuru laf (boş lakırdı) karnı doyurmaz.
Söylemek yetmez, yapmak gerek.
El yarası onulur, dil yarası onulmaz.
Acı bir sözün açtığı gönül yarasının kolay kolay kapanmayacağını anlatır.
Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
Sıkıntıya alışık olan kimse, başka bir sıkıntıdan korkmaz. “Ölmüş eşek kurttan korkmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Yumuşak huylu atın çiftesi pek olur.
Bak: “Yavaş atın tekmesi (çiftesi) yavuz olur.”
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Ne varsa dünyada, derece derece birer değeri vardır. Değersiz bir şey yoktur.
Ağrısız baş mezarda gerek (olur).
Yaşadığımız sürece birtakım sorunlarımızın (meselelerimizin) olacağı doğaldır. Bunlarla mücadele kimi zaman can sıkacak, üzecektir bizleri. Bu türlü başağrıları, gelecekteki ağrısız başlar için de gereklidir.
Koça (öküze) boynuzu yük değil
İnsana kendi işi ağır gelmez.
Erinenin (üşenenin) oğlu kızı olmamış.
Tembel kimseler hiç bir işte başarılı olamazlar.
Açın kamı doyar, gözü doymaz.
Aç insanın bir öğünlük doyması yetmez. Ona aç kalmayacağı güvenini veremedikçe karnı doysa bile gözü hep açtır.
“Şol kişi kim ola bir gözi ak Gözi daymaz virseler gerbin kulaç.” (Edirneli Nazmi)

Pages