Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
İnsan yanlış iş yaptıktan sonra, yaptığı işin yanlışlığını daha iyi anlar.
Sen bir garip Çingenesin, telli (gümüşlü) zurna nene gerek.
Gücü, yeteneği olmayan kimselerin yapamayacağı işe koşulmamalan gerek.
Kasap, ekmeği yavan yer.
Bak: “Terzi kendi söküğünü dikemez.”
Tabak sevdiği deriyi yerden yere çarpar.
Bir kimsenin, yakınlarına iyilik olsun diye sert davrandığını anlatır.
Az olsun, uz (öz) olsun.
Her şeyde ölçülü olmak, amaca birdenbire ulaşma hayaline kapılmamak gerekir. Düşünerek, iyi hesap ederek, hırsa kapılmadan, en güzel, en sağlamı arayarak yürünen yol insanı başarıya götürebilir. Bir şeyin az olmasının fazla önemi yoktur. İyi, yararlı, isteğe uygun olmak daha önemlidir.
Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
Bir işi, onu iyi bilene vermelidir.
Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.
Bak: “İğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.”
Her işte bir hayır vardır.
Her işte güzel bir yanın bulunabileceğini anlatır.
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
İnsanlar, kendinde olmayıp başkalarında bulunan şeyleri olduğundan daha büyük görür ve kıskanırlar.
“Ağızdaki bir nimet çürük sakız görünür Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.” (Namdar Rahmi Karatay)
Damlaya damlaya göl olur.
Küçük gibi, az gibi görünen şeyleri küçümsememek gerekir. Çünkü küçük ve az gibi görünen şeyler birleşerek önemli sonuçlara erişilebilir.
“Damlaya damlaya göl olur elbet Derd-ü belâ azdan da olur.” (Mesti) / “Su akar kireniden Damla damla göl olur Yarimin kapısına Gide gele yol olur.” (Halk Türküsü)

Pages