Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Kar kuytuda, para pintide eğleşir.
Bir şey, saklamasını bilende bulunur.
Az veren candan çok veren maldan.
Parası olan, çok ve kolay para harcar. Parası olmayan için durum aynı değil. Bir yere harcama yaparken, başka yerlerden kısar; sağlığından, eğitiminden, eğlencesinden, kısaca hayatından...
Katıra (eşeğe) cilve yap demişler, çifte (tekme) atmış.
Bak: Eşeğe (katıra) cilve yap demişler, tekme (çifte) atmış.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
Bak: “Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.”
Öfke baldan tatlıdır.
Öfkeye kapılmamak güçtür.
“Şeytana iğvasma tahammül eyle Öfke baldan tatlıdır, ziyan olur.” (îhraki) / “Oturur yerine zararla elbet Âhir ([1] öfke ile kalkan demişler.” (Mir’ati)
Kul sıkılmayınca (bunalmadıkça) Hızır yetişmez.
Büyük sıkıntıya düşüp de ne yapacağım şaşıranları yüreklendirmek için söylenen bir sözdür.
Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz.
İnsanlar kendi çevrelerinde anlaşılamazlar.
Sora sora Bağdat bulunur.
Bilgi, görgü, denemelerden yararlanıldığı ve incelemeye, aramaya devam edildiği, bilim kılavuz sayıldığı sürece çözümlenmeyecek bir sorun yoktur.
Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut?
İstenilen bir şeyin verilmemesi halinde şaşkınlığı ifade eder.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
Kimi insanlar, bir yandan toplumun benimsediği ahlâk dışı davranışlarda bulunurlar, bir yandan da kendilerini kınayan ve engel olmak isteyenleri sindirir, küstahlığını devam ettirirler. / “Hem suçlu, hem güçlü”, “Hem kel hem fodul” deyimleri aynı anlamı verirler.
“Dürüst olmaz kişinin işi bî-yar / Yalınız taş olur mu hiç divar.” (Güvahi)

Pages