Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Tok acın halinden bilmez (ne bilir).
Bir şeyi en iyi bilen, onu yaşayandır.
“Ne bilsin tok olanlar aç halin.” (Şeyhi)
Artık mal göz çıkarmaz.
Bak: “Fazla mal göz çıkarmaz.”
Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat.
Hesabını bilmeyen insan çok zarar eder.
Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
“Büyük” olan, “çok” olan şeylerin “az”lardan meydana geldiğini unutmamak gerekir. Azı küçümseyenin çoğu elde etmesi kolay değildir. “Aza demişler nereye, çoğun / yanına demiş” sözü, varlıklı kimselerin, küçük kazançları küçümsemediğini anlatır.
“Herşeyirı çokluğu azından olur Aza kanaat et her an demişler.” (Mir’ati)
Ağaç kökünden yıkılır.
Bir şeyin değişmesi ancak temelden değişmekle olur. Temelden, kökten değişmeyen şey değişmiş sayılmaz.
Misafir misafir istemez, eş sahibi ikisini de.
Uzun süren misafirlikler herkes için sıkıcı ve zararlıdır.
Çömlekçi suyu saksıdan içer.
İnsan kendi olanakları içinde; görgüsü, beğenisi ölçüsünde davranır.
Eşeğini sağlam bağla, sonra komşunu hırsız tutma.
İşini sağlam tut.
Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
İnsan yanlış iş yaptıktan sonra, yaptığı işin yanlışlığını daha iyi anlar.
Yalnız taş duvar olmaz.
Tek şeyin tek başına işe yaramayacağını, teklerin birleşmeleri gerektiğini ifade eder. / “Yalnız kalanı kurt kapar”, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözleriyle yakın anlamlıdır.
“Şaire ses ile saz ü söz gerek Yalnız taş olmaz divar demişler.” (Levni) / “Çok söyleme bu darb-ı meseldir. / Ömrü az olur yırtıcı olan kuşun.” (Beliğ)

Pages