Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Et kokarsa tuzlanır; ya tuz kokarsa ne yapılır?
Kimi bozulan şeyleri düzeltmek için olanaklar vardır. Ya “olanak” denilen şey bozulursa? O zaman her şeyi yeniden yapmak gerekir.
Herkes kendi ölüsü için ağlar.
İnsan, kendi acısını başkasınınkinden daha derinden duyar.
Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
Başkasına güvenerek yapılan işler olumlu sonuç vermez. Kendine güvenmek, başkalarına elaçmamak, kendi kendisinin efendisi olmak en doğru yoldur.
Akıl yaşta değil, baştadır.
Denenmiş olmanın, görmüş geçirmiş olmanın önemi büyüktür. Ama her yaşlı, her şeyi denemiş, her şeyi görmüş geçirmiş olamaz. Oysa insan her yaşta akıllı olabilir. Akla dayanmayan bir deneme, sınama ve görüp geçirmiş olmanın yararlı olduğunu söyleyemeyiz.
“Akıl yaşta değil belki serdedir Şahin küçük, turna avlar demişler.” (Mevci)
Haydan gelen huya gider.
Emek harcamadan kolay kazanılan şeyler, değeri bilinmediği için kolay elden çıkarılır.
“Haydan gelen huya gider şüphe yok.” (Naili)
Adam olana bir söz yeter.
İyi insan anlayışlı olur. En küçük bir belirtiden karşısındakini anlar, ona göre davranır.
“Vahdet kelâmi şâfî değil mi, / İnsâne bir söz kâfi değil mi?” (M. Mahmud Paşa)
Yerin kulağı var.
Yapılan ve söylenen şeyler gizli kalmayacağı, umulmadık bir yoldan başkalarının duyabileceği anlatılır.
Ağalık (beylik) vermekle, yiğitlik vurmakladır.
Ağalık, gerektiğinde bol para yardım etmekle; yiğitlik, gözüpek, dövüşken olmakladır.
Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz.
Hırsızlığı alışkanlık haline getiren kimse bu durumdan çok zarar görür.
Acı acıyı keser, su sancıyı.
Bir güçlüğü yenmek için daha güç yollara başvurmak gerekir.

Pages