Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter.
Görmeye bile dayanılmayan şey pek yakında bulunur, anlamında söylenir.
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Kolay beğenemeyen bir gün çok kötü bir şeyi alabilir.
Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.
Kötü insan ne denli yüksek mevkilerde olursa olsun kötülüğünden vazgeçemez. / “Eşeğin kulağım kesmekle küheylan olmaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Her şeyin yenisi dostun eskisi.
Yıllarca tanınmış, denenmiş, bir çeşit dostluk sınavı vermiş eski dostluğun günden güne kuvvet ve değer kazandığını, önemini anlatır.
“Eskidikçe artar dostluğun kıymeti Hiç bir zaman eski dost düşman olmaz.” (Merdumi)
Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
Ateş, altının gerçek altın olup olmadığını, mihnet (sıkıntı) de insanı ölçen birer araçtırlar. Sıkıntıya düşen bir kimse, erdemlerini yitirmeden, sıkıntısına olumlu yoldan çözüm aramalıdır.
Kel kız teyzesinin saçıyla övünür.
Bak: “Katıra ‘babası kim?’ demişler, ‘dayım at’ demiş.”
Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
Bilinmeyen bir işe girişmemenin gerektiğini, zararlı sonuç verebileceğini belirtir.
“Gördüğün deliğe parmağını sokma, / Ya akrep çıkar ya yılan demişler.” (Lütfi)
Aç ayı oynamaz.
İnsan yaşamının ilk şartı, en doğal ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. En gerekli, en doğal ihtiyacı sağlanmayan bir insandan herhangi bir iş beklenmez. Ayrıca böyle bir insanın her zaman güleryüzlü, neşeli olması mümkün değildir. / “Aç at yol almaz, aç it av almaz” atasözüyle eşanlamlıdır.
Düğün aşıyla dost ağırlanmaz.
Dost ağırlamaları özen ister, özel ilgi ister.
Kaz kazla, daz dazla, kel tavuk kel (topal) horozla.
Herkes kendi seviyesine, kendi zevkine uygun kimselerle arkadaşlık eder.

Pages