Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Altından çapanoğlu çıkmak
Sonunun kötüye varacağını anlatmak istendiğinde söylenir. (*)
Yozgat şehrinin kurucusu Ahmet Paşa, 1764 yılında Sivas valisi iken azledilip arkasından da katledilir. Yerine büyük oğlu Mustafa Bey, ondan sonra da kardeşi Süleyman Bey vali olur. Süleyman Bey, Yozgat’ı bayındır hale getirdiği gibi; Amasya, Ankara, Elâzığ, Kayseri, Maraş, Niğde ve Tarsus’u idaresi altına alır. Orta Anadolu’nun büyük bir kısmına hükmeden Süleyman Bey, Çapanoğullarının şöhretini kısa zamanda her tarafa yayar. “Çapanoğlu” adı, yalnız halk arasında değil, devlet adamları arasında da ün kazanır. Söylentiye göre, devlet memurlarından biri, halktan bazı kimselerin aleyhine verilecek bir kararı sonuca bağlamak için durumu kovuştururken Çapanoğullarından birinin de olaya ismi karışır. Çapanoğlu nüfuzundan çekinen başka bir memur: “Bu işi fazla kurcalama, altından Çapanoğlu çıkar” diyerek kovuşturmayı yanda bırakır. Böylece bu söz dilimize bir deyim olarak geçer ve bir şeyin sonunun kötüye varacağı anlatılmak istendiğinde söylenir.
Düşman çatlatmak
İmrendirmek, kıskandırmak.
Dikkate almak
Hesaba katmak, gereğini yerine getirmek.
Dil birliği
Aynı şeyleri söylemeye karar vermek.
Gölge etmek
Engel olmak. (*)
Bir fayda beklenmeyen, yalnız zararlarının gelmemesi istenen kimseler için “gölge etme başka ihsan istemem” deriz. Büyük İskender devrinde yaşayan ünlü Yunan filozofu Diyojen’i tanımayan yoktur. Diyo- jen’e göre, erdemli kişi, nefsine hâkim olan insandır. Bunun için de ihtiyaçları azaltmak gerekmektedir. Bu yüzden Diyojen, yazın kumlar, kışın karlar arasında çıplak ayakla gezer ve bir tek örtüye sannırdı. Eşyası bir fıçı, bir değnek, bir torbadan ibarettir. Su çanağını da bir gün bir çocuğun avucuyla su içtiğini görerek “bu çocuk bana ders veriyor” diye fırlatıp atar. Ayrıca, Eflâtun'un derslerinde insanı, “iki ayaklı ve tüysüz bir hayvan” diye tarif ettiğini işitince, tüyleri yolunmuş bir horozla ortaya çıkarak “İşte Eflâtun’un insanı” demesi; gün ortasında elinde fenerle dolaştığım görenlerden soranlara, “adam arıyorum” demesi ünlüdür. Bir gün Büyük İskender, fıçısında güneşlenen Diyojen’in önünde durarak, bir şey isteyip istemediğini sorar. Diyojen: “Güneşime engel olmamanı isterim!” cevabını verir. Bu söz, 1869'da ülkemizde ilk defa çıkan haftalık mizah gazetesinin başlıkları altında Ali Bey tarafından şöyle mısralaştınlarak yazılmıştı: “Gölge etme, ihsan istemem!” Halk bir de “başka” kelimesi ekleyerek daha vezinli bir şekle sokmuştur: “Gölge etme, başka ihsan istemem.”
Kapağı atmak
Bir yere sığınmak.
Başına buyruk
Kimseyi dinlememek.
Cep harçlığı
Bir kimseye ufak tefek ihtiyacını karşılamak için verilen para. (*)
Osmanlı padişahlarına her yıl Mısır'dan bir miktar altın para gönderilirdi. Bu paraya “cep harçlığı” denirdi. Bu deyim sonraları başka kaynaklardan saraya gönderilen paralar için de kullanıldı. “Cep harçlığı” deyimi, bugün, bir kimseye ufak tefek ihtiyacını karşılamak için verilen para için söylenmektedir.
Defi hacet etmek
Aptes bozmak.
Anca beraber kanca beraber
Bir işte birlik olmanın gerektiğini anlatır.
Pages
«
‹
…
2
3
4
…
›
»