Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Aklı başına gelmek
Kendine gelmek, Sonunda doğruyu anlamak.
Güllük gülistanlık
Bir yerin bolluk, rahat içinde ve güzel oluşu.
Hatır gönül bilmemek (tanımamak)
Saygısız olmak. Doğru bildiği yoldan bir kimsenin hatırı için şaşmamak.
Fitil olmak
Telaşlanmak, tedirgin olmak, birdenbire kızmak.
Üç aşağı beş yukarı
Belli bir sayıdan biraz az biraz fazla.
Biçilmiş kaftan
Yakışan iş.
Canı istemek
Arzu duymak.
Bir aşağı bir yukarı
Gezinmek.
Ocağı sönmek
Soyu tükenmek. (*)
Dilimizde, daha çok halk dilinde “ocağın sönsün”, “ocağın yansın” deyimleri çok geçer. İnsanlığın ilk çağlarında, ateşin bilinmediği zamanlarda insanlar, tabiatla daha çok pençeleşmek zorundaydılar. Umulmadık bir sırada ateşe kavuşunca, onun iyilikleri karşısında şaştılar, korktular. Dünyanın o zamanki sert iklimine, vahşi hayvanlarına ateşle karşı koyuyorlar, etlerini pişirerek daha lezzetli yiyorlardı. Bilinmeyen bir kuvvet tarafından gönderilen bu nimete tapıyorlardı. Ateşin sönmesi, onlar için bir felâket olacağından gece - gündüz, başında nöbet tutuyorlardı. Bir gün bu kutsal varlıktan kendi mağaralarına da götürmeyi düşündüler. Ateşi evlerinde yanar görmek onlar için bir “saa- det”, söndüğünü düşünmek bir “felâket” idi. Bu duygu zamanımıza kadar düşünülegelmiş, halkın dilinde bir dua, bir beddua halinde yerleşmiştir.
Gönül eğlendirmek
Sevilen bir kimse ile hoş vakit geçirmek.

Pages