Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı demek
Bir işi yaptırıncaya kadar ona saygılı davranmak.
Can yoldaşı
Arkadaş.
Etrafını almak
Bir şeyi kuşatmak.
Püf noktası
Bir işin en ince ve en önemli kısmı. (*)
Püf noktası deyimi, bir işin en ince ve en önemli kısmı, anlamında kullanılır. Çini yapılan şehirlerimizden birinde, senelerdir çini işinde çalışan bir çırak varmış. Çırak bu kadar çalışmasıyla usta denecek duruma gelir. Ayrı bir dükkân açmak tek emelidir. Ama her başvuruşunda ustası: “Sen daha bu işin püf noktasını bilmezsin, biraz daha çalış” cevabını verirse de ustasının bu sonu gelmez sözlerinden sıkılan çırak, ayrı bir dükkân açar. Eski çırak yeni dükkânda güzel güzel çiniler yapmaya başlar. Ama bu kadar öğrenmesine karşın, çinilerin yanldığını, çatladığını hayretle görür. Bu çatlamaların önüne bir türlü geçemez, ustasına durumu anlatmak zorunda kalır. Usta: “Sana demedim mi yavrum?” der, “bu sanatın bir püf noktası vardır, diye. Bir çini yap da sana göstereyim püf noktasını.” Çırağın yaptığı çiniyi alıp şöylece bir göz gezdirir; zamanla çiniyi çatlatacak olan bir kısım hava kabarcıklarını “püf” diyerek giderir. Ondan sonra çırak sanatının püf noktasını öğrenmiş olur.
Yaraya tuz biber ekmek
Bir derdi daha da çoğaltmak.
Taşı gediğine koymak
Bir sözü tam yerinde söylemek.
Lakırdıya tutmak
Bir kimseyi konuşarak alıkoymak.
Dağarcığındakini çıkarmak
Hazırladığı bir sözü söylemek.
Çizmeden yukarı çıkmak
Beceremeyeceği bir işe karışmak. (*)
Boyundan büyük işlere girişen, anlamadığı bir işe burnunu sokan, haddini bilmeyen kimseler için “çizmeden yukarı çıkma” derler. Apel (Apelle), İsa’dan dört yüz yıl önce Efes'te doğmuş bir ressamdır. Büyük İskender’in tablolarını yapmakla tanınmıştır. Eserlerinin tenkidini saklı yerden dinlemek âdetinde olduğu söylenir. Bir gün bir kunduracı, Apel’in yaptığı resimlerden birini tenkit eder: önce resimdeki çizmeler üzerinde görüşlerini söyler. Apel haklı bulur. Sonra kunduracının, resmin yukarı kısımlarına, teknik ve sanat tarafına geçerek; renkler üzerine, gölge, ışık üzerine de birtakım yersiz sözler söylediğini duyan ressam, dayanamayıp perde gerisinden: “Çizmeden yukarı çıkma!” diye bağırır. Bu söz Türkçeye bir deyim olarak geçer.
Ayaklan dolaşmak
Yürürken ayakları biribirine takılmak. Bir kimsenin yapmak istediği işte ters sonuç alması.
Pages
«
‹
1
2
3
…
›
»