Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Büyüklü küçüklü
Her şeyin, herkesin bir araya gelmesi.
Vur patlasın, çal oynasın
Sorumsuzca eğlenme.
Lakırdı etmek
Konuşmak
Vakti hali yerinde
Zengince.
Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak
Bir işin daha büyüğünü yapmak isterken eskisinden de olmak. (*)
Bir işi küçümseyerek daha büyüğünü yapmak isterken, eskisinden de olanlar için, “Dim- yat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu” denir. Dimyat, Mısır'da Kahire'nin yüz doksan kilometre kuzeydoğusunda, Nil’in doğu kolu üzerinde bir şehirdir. Pirinç tarlalarıyla ünlüdür. Mısır'ın topraklarımızın bir parçası olduğu sıralarda adamın birisi, köyünde bulgur yemeklerinden usanmıştır artık. “Ben de şehirliler gibi pirinç yiyeceğim!” der. Hem evinde yemek, hem de köyünde satmak üzere Dimyat’a pirinç almaya gider. Eşeklerini önüne katar, şehrin yolunu tutar. Kökünden hayli uzaklaştığı bir sırada soyguncularla karşılaşır. Eşeklerini, paralarını, elbiselerini elinden kaptırır. Yolda çırılçıplak kalır. Canını kendine bağışladıkları için de Allah’a dua, soygunculara teşekkür eder. Bu halle ne yapacağını düşünürken köyüne dönen bir hemşehrisine rastlar. Eve bu halle dönemiyeceğini, durumunu karısına söylemesini, ailenin tek güvenci bir çuval bulguru satarak kendine elbise alıp göndermesini söyler.
Amorf olmak (k)
Mahcup olmak.
Ağzını tutmak
Boşboğazlık etmemek.
Çıkmaza girmek
Bir işin çözülemez hale gelmesi.
Sıcak kanlı
Sevimli, cana yakın.
Surat etmek
Birine karşı soğuk davranmak.

Pages