Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Varlıkta darlık çekmek
Zengin olduğu halde bir engel yüzünden yoksul gibi yaşamak.
İpe un sermek
Bir işi yapmamak için olmayacak şeyler ileri sürmek. (*)
“İpe un sermek” sözünün yaratıcısı Nasrettin Hoca’nın bu fıkrası pek ünlü, pek güzeldir. Bir deyim olarak dilimize yerleşmiştir: Günde kırk defa çat-kapı birşeyler isteyenler çoktur. Nasrettin Hoca’yı da bir komşusu “bir şey isteme” konusunda bıkıp usandırır. Bir gün Hoca, kapısı önünde oturup, dinlenirken her mala ortak komşusu yanına gelir: “Hoca” der. “şu sizin ipi getiriver de oduna gideceğim.” Hoca, içeri şöyle bir girip çıktıktan sonra: “Komşu” der. “bizimkiler ipe un sermişler!” “Nasıl olur” der komşu, “nasıl olur Hoca! İpe un serilir mi hiç? Yanlışlık olacak, bir defa daha bakıver! Artık bu anlayışsız komşusuna gerçeği söylemeyi bir ödev sayan Hoca: “Nasıl mı olur, bayağı olur. Gönlüm olmazsa, ipe un sererim elbette!..” cevabını verir.
Sütüne havale etmek
Bir işi bir kimsenin insanlığından, vicdanından beklemek.
Bostan korkuluğu
Kendisinden beklenilen görevi yapmayan, bulunduğu yerin hakkını vermeyen.
Veryansın etmek
Birine atıp tutmak. Acımadan yok etmek.
Arka çevirmek
Eski ilgiyi göstermemek.
Yel üfürdü, sel götürdü
Birdenbire ortadan kaybolan ve sebebi bilinmeyen mal için söylenir.
Filim çevirmek (k)
Gösteriş yapmak, numara yapmak.
Ağız ağıza vermek
İki kişinin birbirine pek yakın konuşması.
İçi parçalanmak (paralanmak)
Çok üzülmek.

Pages