Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Buğday başak verince orak pahaya çıkar.
Bir şeyin değeri, o şey lâzım olduğu zaman anlaşılır. “Abanın kadri yağmurda bilinir” atasözüyle eşanlamlıdır.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Bu söz, “yalnız kendini düşünen”lerin duygularını anlatır. Başkaları için zararlı olan şey, kişi için de zararlıdır. Bencillik, nemelâzımcılık ilkel topluluklarda ilgi gören bir davranıştır: İnsanlar, insan olma, toplum olma bilincine ulaştıkça “başkalarıyla birlikte mutlu olma” gereğini duyacaklardır.
Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz.
'İnsana, anadan daha yakın kimse yoktur, Bağdat''ın şehirler arasında eşi olmadığı gibi.'
Alçak yerin tepeciği dağ görünür.
Bir toplulukta bilgili kimse yoksa, kimi insanlar kendilerini büyük bilgin olarak tanıtırlar.
Çürük tahta çivi tutmaz.
Eskiyen, bozulan, çürüyen bir şeyi yenisiyle değiştirmek gerekir. Eskiyi, bozulanı, çürümüşü yenilemek olanaksızdır. Bu konuda yapılan her türlü çaba boşa gider.
Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz.
Bak: “Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.”
Acele işe şeytan karışır.
Bir iş, belli bir süre içinde yapılır. Süre uzatılırsa iş gecikir; acele edilir, süre kısaltılırsa karışıklık olur. Hem istenilen sonuç alınamaz, hem daha da gecikilmiş olur. Akılla, sınanmış yollarla yapılırsa, kısa zamanda amaca ulaşmak elbette iyidir.
“Erişir menzil-ü maksuduna aheste giden Tiz-i reftarolanın pay ine dâmen dolaşır. “ (Hatemî)
Tilkiye: “tavuk kebabı yer misin?” demişler; “adamın güleceğini getiriyorsun” demiş.
Bir şeyi çok isteyen birine, “ister misin?” diye sormak gereksizdir.
Aptala malûm olur.
Bir olayı bir rastlantıyla önceden sezen için alay yollu söylenir.
Sora sora Bağdat bulunur.
Bilgi, görgü, denemelerden yararlanıldığı ve incelemeye, aramaya devam edildiği, bilim kılavuz sayıldığı sürece çözümlenmeyecek bir sorun yoktur.

Pages