Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
İnsanın kötüsü olmaz, meğer ki züğürt ola.
Bak: “Adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola.”
Her şeyin yenisi dostun eskisi.
Yıllarca tanınmış, denenmiş, bir çeşit dostluk sınavı vermiş eski dostluğun günden güne kuvvet ve değer kazandığını, önemini anlatır.
“Eskidikçe artar dostluğun kıymeti Hiç bir zaman eski dost düşman olmaz.” (Merdumi)
Kır (arap, boz) atın yanında duran ya huyundan ya tüyünden (ya suyundan).
îyi insanlarla ilgi kuranlar iyi, kötü insanlarla ilgi kuranlar kötü alışkanlıklar kazanırlar. / “Kişi refikinden azar” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Gemisini kurtaran kaptan.
Güç bir duruma düşünce her çareye başvurarak kendisini kurtaranlar için söylenir.
“Fırtınalı günde azim havada Gemisini kurtaran kaptan demişler.” (Refiki) / “El için kendini ateşe atma Gemisini kurtaran kaptan demişler.” (Mir’ati)
Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.
Ne ekersen onu biçersin. İyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük görür.
“Dikmedin ağaç dilersin yemişi Ekmeyecek ne biçersin ey kişi.” (Miftah)
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
İnsanlar, kendinde olmayıp başkalarında bulunan şeyleri olduğundan daha büyük görür ve kıskanırlar.
“Ağızdaki bir nimet çürük sakız görünür Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.” (Namdar Rahmi Karatay)
Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.
Aza önem vermeyen, çoğu elde edemez. / “Biri bilmeyen bini hiç bilmez” atasözüyle eşanlamlıdır.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Çalışma olanağı olup da çalışmayanları kınayan bir sözdür. Çünkü tembellik, topluma büyük zarar veren bir hastalıktır.
El ile gelen düğün bayram.
Çoğunluğun içinde bulunduğu yada uğradığı bir sıkıntıya gönül rahatlığıyla katlanmak gerektiğini anlatır.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Pages
«
‹
…
138
139
140
›
»