Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Damlaya damlaya göl olur.
Küçük gibi, az gibi görünen şeyleri küçümsememek gerekir. Çünkü küçük ve az gibi görünen şeyler birleşerek önemli sonuçlara erişilebilir.
“Damlaya damlaya göl olur elbet Derd-ü belâ azdan da olur.” (Mesti) / “Su akar kireniden Damla damla göl olur Yarimin kapısına Gide gele yol olur.” (Halk Türküsü)
Ayak almadık (ayağa değmedik) taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
İnsan hayatında çok güçlüklerle karşılaşır/ çok sıkıntılar çekebilir.
Görünüşe aldanma.
Bir şeyin dış görünüşü insanı aldatabilir. Yakından görmek, tanımak, başka taraflarını da incelemek gerekir.
Herkesin arşınına göre bez vermezler (verilmez).
Herkesin keyfine göre iş yapmak, yasaları ona göre ayarlamak imkânsızdır.
Ak koyunu (ala keçiyi) gören, içi dolu yağ sanır.
Görünüşe aldanmamak. / “Görünüşe aldanma” atasözüyle eşanlamlıdır.
El eli yıkar, el de yüzü.
Her şeyin karşılıklı olabileceğini anlatır.
“El eli yur dahi iki yüzü yur.” (Havayi) / “Belli bir şey hem de el de eli yur İki eldir yüzü yuyan demişler.” / {Refik)
Tırnağın varsa başım kaşı.
Başkalarından pek fayda gelmediğini, insanın önce kendini düşünmesi gerektiğini savunan bir sözdür.
“Tırnağın var ise başını kaşı Kardeşten kardeşe fayda yok imiş.” (Karacaoğlan)
Keskin sirke kabına (küpüne) zarardır.
Sert ve sinirli davranan kimse en çok kendine zarar verir. / “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözüyle yakın anlamlıdır.
“Küpünde acıyıp azan sirkeye Çatlayıp kabını kırmak yok mudur.” (Seyrani)
Her gün papaz pilav yemez.
'Hal ve şartların her zaman uygun gitmediğini, kimi kez önemli fırsatların ele geçebileceğini anlatır. '''
“Bir kere aldatır dostu dostunu Kete yemez her dem papaz demişler.” (Şikâri)
Emanet eşeğin kuskunu yokuşta kopar.
Emanet alınan şeye, mala dikkat etmek gerekir; insanın kendi eşyasının bozulması doğaldır, başkasınınki ise önem kazanır.

Pages