Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ölüm gelmiş bu cane, baş ağrısı bahane.
Bak: “Ecel geldi cihana, baş ağnsı bahane.”
Kaymağı seven mandayı yarımda taşır.
Bak: “Pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır.”
Ölümden öte köy yoktur.
Nasıl olsa ölünecektir. Ona göre davranmalıdır.
“Yerine göz koyan yere batası Var mı ölüm denen köyden ötesi.” (Behçet Kemâl Çağlar)
Ölüme çare bulunmaz.
Bak: “Ecele çare bulunmaz.”
Bekârlık sultanlık.
Aile sorumluluğuna katılmak istemeyenler rahat etmek için evlenmemek gereğini duyarlar.
Gizlide gebe kalan aşikârede doğurur.
Hiçbir şey gizli kalmaz, bir gün bir olayla açığa çıkar.
Buz üstüne yazı yazılmaz.
Yapılan bir işin uzun ömürlü olmasına dikkat etmelidir.
“Müminin ikrarı ahdi bir gerek Yazı mı yazılır buz üzerine.” (Kul Himmet)
Aç ile eceli gelen söyleşir.
Bak: “Aç köpek fırın deler.”, “Aç kurt arslana saldırır.”, “Aç kurt yavrusunu yer.”, “Aç yanından kaç.”
Baş kes, yaş kesme.
Ağacın bir insan kadar bir yerde ondan daha önemli olduğunu anlatır.
Kara gün kararıp kalmaz (durmaz).
Felâketli günlerin devam etmeyeceğini, iyi günlerin de geleceğini anlatır.
“Evet, sabah olacaktır, sabah olur, geceler Tulû-i haşre kadar sürmez; akıbet bu semâ.” (Tevfık Fikret) / “Kara gündür gelir geçer Gamlanma gönül gamlanma.” (Karacaoğlan)

Pages