Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Osmanlı tavşanı araba ile avlar.
Bir iş yapmak istediği halde rahatını bozmak istemeyenler için söylenir.
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
Sıkıntı çeken kimse sıkıntısından kurtulduğuna bir türlü inanamaz.
Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
Bugün elimize geçmiş bir şeyi, değeri küçük de olsa, yarın geçebilecek şeyle, değeri büyük de olsa, değiştirmemek gerek. Yarınki şey ele geçmeyebilir.
Yatanın yürüyene borcu vardır.
Çalışmadan yaşayanlar, çalışanların sayesinde, çok kez onlardan daha rahat bir hayat sürmektedirler. / “Yatan arslandan, gezen tilki yeğdir” atasözüyle eşanlamlıdır.
Bülbülü altın kafese koymuşlar, “ah vatanım” demiş.
Her insanın, her canlının bir vatanı vardır. Vatanını sevmeyen insan düşünülemez. Vatanından uzun süre ayrılan kimseler “daüssıla” yurt özlemi hastalığına tutulurlar. İnsan, ancak vatanında mutlu olabilir.
“Bülbülü koysalar altun kafese Gine özler ister vatan demişler.” / “Sanmayınız mihneti gam bülbülle gülden geldi, / Kafese girdi belâ başına dilden geldi.”
El adamı cömert der maldan eder, yiğit der candan eder.
Bak: “Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.”
Kasavetsiz ağız anahtarsız açılır.
Sıkıntısı olmayan insan bol bol konuşur; kısıntısı üzüntüsü olansa dut yemiş bülbül gibi susar.
Ağaçtan maşa olmaz.
İnsan yeteneğinin gerektirdiği işi yapmalıdır.
Felek, kimine kavun yedirir, kimine kelek.
'İnsanlar arasındaki eşitsizliğin Allah''tan geldiği inancını belirtir.'
“Bu söz eskidir yedirir felek Kimine kavun kimine kelek.”
Kişiyi (herkesi) nasıl bilirsin, kendin gibi.
Bak: “Herkesi (kişiyi) nasıl bilirsin, kendin gibi.”

Pages