Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Müflis bezirgan (tüccar) eski defterlerini karıştırır.
Zamanında önemli iş yapıp da sonra önemlerini yitirenler, geçmişleriyle övünürler.
Her çiçek koklanmaz.
Aynı şey herkesten beklenmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Bu söz toplumdaki bir çelişkiyi ortaya koyar; bir yandan insanların doğru olmaları istenirken, bir yandan da doğru söyleyenlerin kimi çevrelerce sevimsiz olduklarını anlatır.
“Doğru söz acıdır derler, darılma Her çarlıya anam diye sarılma.” (Merdümi) / “Doğru söyleyene delidir derler Kimi deli kimi velidir derler.” (Sümmanl)
Eceli gelen köpek (it) cami duvarına siyer (işer).
Büyük bir suç işleyen birinin kötü bir sonla karşılaşacağını anlatır.
“Bir itin ölümü yakın olunca Cami duvarına siyer demişler.” (Refiki) / “Kime ne edersen gelir başına Herkes ettiğini çeker demişler.” (Ye sar i)
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Elinde parası olmayan yada çok az olan yoksul, alışverişte çok az kazanır. Oysa zengin, “para parayı çeker” atasözünde olduğu gibi, elindeki çok para yoluyla çok kazanır.
Ayıpsız yâr arayan (dost isteyen), yârsız (dostsuz) kalır.
Kusursuz insan olmaz. Ayrıca “kusur” dediğimiz şey bir insanın özelliği olabilir. Öyle kabul etmek (olduğu gibi) gerekir.
Aşk ağlatır, dert söyletir.
Bir sorunu (meselesi), bir derdi olan kimse rahat bir insan değildir. Düşünür, danışır, üzülür, konuşur... Ta ki, sorunu çözüm bulana, derdi yok olana dek...
“Aşk ağlatır, dert söyletir insanı Öz ağlarsa göz de ağlar demişler.” (Figanî) / “Alım şaşırttın beni Aşka düşürttün beni Aşk adamı ağlatır, / Dert adamı söyletir.” (Halk Türküsü)
Dilim, giydirir bana kilim.
Gerektiği yerde konuşmak, gerektiği yerde susmak olumlu bir davranıştır. Gelişigüzel konuşmalar insanı, çözümü güçleşen sorunlarla karşı karşıya getirebilir. İnsanın çok kez çektiği sıkıntı “dili belâsı” sonucudur. / “Söz gümüşse, sükût altındır” atasözüyle eşanlamlıdır.
“Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür / Çok kişi dilinin oldu kurbanı.” (Salburcuoğlu)
Görmemiş görmüş, gülmeden (güle güle) ölmüş.
Sonradan gören kimselerin son durumlarını benimseyemediklerini anlatır.
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Pages
«
‹
…
137
138
139
›
»