Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
Bir işi, onu iyi bilene vermelidir.
Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.
Bak: “Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.”
Kimseden kimseye hayır yok.
İnsan yapacağı bir işte önce kendine güvenmelidir. Başkasının yardımına güvenerek başlanan iş olumsuz sonuçlanabilir. / “Tırnağın varsa başını kaşı” atasözüyle eşanlamlıdır.
Az ateş çok odunu yakar.
Sayıca az ama güçlü şey, sayıca çok ama güçsüzü alteder.
Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.
Bak: Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar.
Misafir kısmeti ile gelir.
Misafirin ev sahibine yük olamayacağı, çünkü onun yiyeceğinin Tanrıca sağlanacağı inancını belirtir. / “Tanrı misafiri” deyimi bu inanıştan gelmektedir. “Misafir on kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu bırakır” ata- sözüyle eşanlamlıdır.
Kadının fendi, erkeği yendi
Kadınların her bakımdan erkeklerden geri kalmadığı gibi, çok kez ondan daha kurnaz olduğu anlatılır.
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.
Zengin malının, parasının hesabını yapmanın, böyle bir iş için boşuna zaman öldürmenin gereksizliğini anlatır.
Ateşle barut bir yerde durmaz.
Bir arada bulunması tehlikeli sonuç doğurabilecek şeyleri ayrı ayrı tutmalıdır.
Benim oğlum binâ okur, döner döner yine okur.
Gelişmeye açık olmayan, yanlış bir davranışta ısrar eden kimseler için söylenir.

Pages