Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Yüz yüzden utanır.
İnsanlar, bir konuyu karşı karşıya konuşurlarsa daha kolay anlaşırlar, anlamında söylenir. Zahirenin amban sabanın ucundadır. / Toprak işlenmedikçe ürün elde edilemez.
“Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi, / Kazma ile dövmeyince kıt verdi, / Benim sadık yârim kara topraktır.” (Âşık Veysel)
El elden üstündür.
Bir şeyi daha iyi yapacak birinin bulunacağını anlatır.
“Kepenek altında ne erler yatar El elden üstündür arşa varınca.” (Emrah) / “Hatırın yıkarlar hatır yıkınca Göz yaşı yenilmez taşub akınca El elden üstündür arşa varınca Nasihatim dinle sakın gururdan.” (Pîr Sultan Abdal)
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Kolay beğenemeyen bir gün çok kötü bir şeyi alabilir.
Akla gelmeyen (gelen) başa gelir.
Hiç umulmayan, düşünülmeyen şey insanın başına gelebilir.
Gelene git denilmez.
Kendiliğinden gelen bir konuk kovulmaz. İstemeden verilen güzel bir şey geri çevrilmez.
İki testi tokuşunca biri elbet kırılır.
Herhangi bir mücadelede taraflardan birinin yenileceği doğaldır.
Aşk olmayınca meşk olmaz.
“Meşk”in sözlük anlamı “alıştırma”dır. Ama burada “iş”, “eylem” anlamına gelmektedir. Sevmeden, ona bir tutku derecesinde bağlanmadan yapılan işler verimsiz olur.
Ağaç kökünden yıkılır.
Bir şeyin değişmesi ancak temelden değişmekle olur. Temelden, kökten değişmeyen şey değişmiş sayılmaz.
Abdalın dostluğu köy görününceye kadar.
Biriyle yalnız çıkarı için dostluk kurup da çıkar sağlayamadığı için dostluktan vazgeçenler için söylenir.
Yaş kesen, baş keser.
Bir ağacın kesilmesi, bir insanın kaybı kadar önemlidir.
Pages
«
‹
…
137
138
139
›
»