Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sırça evde (köşkte) oturan, komşusuna taş atmam alı.
Kendisi kusurlu olan, başkasını kusurlu olduğu için kınamamak.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Gönül okşayıcı konuşmalarla, karşımızdaki kimseyi yumuşatmak; onu, inatla savunduğu kararından caydırmak mümkündür.
“Ilı sözle yılan ininden çıkar Ulu sözle insan dininden çıkar.” (Gülşehrî)
Bin tasa bir borç ödemez.
Boş yere üzülmek yerine, üzüntüyü ortadan kaldırmak gerektir.
“Bin kaygı bir borç ödemez Gamlanma gönül gamlanma.” (Karacaoğlan)
Söz yaş deriye benzer, nereye çekersen oraya gider.
Söz genellikle çok anlamlıdır. Seçerek ve bilerek söylenmedikçe yanlış anlamalara yol açabilir.
“Söz dediğin benzer hem yaş deriye Çeksen her tarafa süner demişler.” (Refiki)
Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Köpeğe gem vurma, kendini at sanır.
Değersiz kişiye fazla değer verildiğinde kendisini gerçekten değerli sanır.
Kazanmayanın kazam kaynamaz.
Para kazanmayan kişi hiçbir ihtiyacını karşılayamaz.
Değme (dokunma) sarhoşa, yıkılana kadar gitsin.
Yanlışını, uyarılara aldırmadan sürdüren kişiye dokunmayın, bir gün cezasını çeker.
Olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yulaf bitmiş.
Hayallerle, tahminlerle yapılan iş, insanı başarısızlığa götürür. Gerçekçi olmak, gerçekleri görmeye çalışmak gerek.
Osmanlı tavşanı araba ile avlar.
Bir iş yapmak istediği halde rahatını bozmak istemeyenler için söylenir.

Pages