Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Parayı veren düdüğü çalar.
İnsanların parayla ç/ok şey elde ettiklerini; paranın her şey olmadığı halde, her işin başında görüldüğünü, her şeyden üstün tutulduğunu anlatır.
“İşte şu âdemler düdüğü çalar Evvelce parayı veren demişler.” (Refiki)
Giden gelse dedem gelirdi.
Elden çıkan bir daha geri dönmez, nasıl ki ölenin dinlemeyeceği gibi.
Bir dirhem et bin ayıp örter.
Çok zaman küçük bir ayrıntı, küçük bir dikkat, bir özen insanı olduğundan daha değişik, daha güzel gösterebilir.
Yüklü eşek anırmaz.
Çalışan insanın gereksiz konuşmalarla gevezeliklere zamanı yoktur.
Katıra (eşeğe) cilve yap demişler, çifte (tekme) atmış.
Bak: Eşeğe (katıra) cilve yap demişler, tekme (çifte) atmış.
Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
'Doğru söyleyen kişi, kimi insanları rahatsız ettiği için'' her kötülüğe katlanmayı göze alabilmelidir.'
Umut, fakirin (garibin) ekmeğidir.
Yoksul kimse hep bir gün zengin olmayı düşler.
El mi yaman bey mi yaman?
Beyler uzun yıllar halkı sömürmüş, buyruğunda kullanmıştır. Ama halk bu durumu anladığında kişilerin keyfi buyruğuna son verecektir.
Ölüsü olan bir gün ağlar, delisi olan her gün ağlar.
Bir ömür boyu delilik, o insanın yakınların! fazlasıyla üzer.
Yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter.
Görmeye bile dayanılmayan şey pek yakında bulunur, anlamında söylenir.

Pages