Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Mahkeme kadıya mülk değildir (olmaz).
Kimi insanların bir makama geçtiklerinde, bir daha ayrılmayacakmış gibi, kendilerini çok yükseklerde görmeleri ve buyruğundakilere eziyet etmeleri halinde söylenir.
İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
Kişi bir işe vermelidir kendini. iki ve daha fazla işle uğraşıldığında başarılı bir sonuç elde edilemez.
“Bitir bir işi gayre sonra tut yüz Ki bir koltuğa sığmaz iki karpuz.” (Güuahi)
Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
Gereksiz iş yapmanın, boşuna çaba harcamanın faydasızlığını, emeğin daha gerekli yerde kullanılmasını anlatır.
Ağalık (beylik) vermekle, yiğitlik vurmakladır.
Ağalık, gerektiğinde bol para yardım etmekle; yiğitlik, gözüpek, dövüşken olmakladır.
Bal tutan parmağım yalar.
Kimi insanların kendilerine teslim edilen bir şeyden yada ilgileri olan bir işten pay umduklarını, pay ayırdıklarını anlatır.
“Bal tutan parmağını yalar demişler.” (Levni)
Pilav yiyen kaşığım yanında (belinde) taşır.
Bir iş yapacak kimsenin tedbirlerini önceden alması, hazırlıklı olması gerekir.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
İnsanların birbirlerinden etkilendiklerini, birbirlerinin huylarını benimsediklerini anlatır. / “Topalla gezen aksamak öğrenir” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Gençlikte para kazan, kocalıkta kur kazan.
Yaşlılıkta rahat etmek için, gençlikte çok kazanmanın gereğini anlatır.
Köşe taşı köşeye yakışır.
Toplumda herkesin bir yeri vardır. Bir mimarın sağlık memurluğu, bir mühendisin çöpçülük yapması doğru değildir.
“Köşe taşı yine köşeye konur. / Su aktığı yere ulur revane.” (Mengûşi)
Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
İnsanı değerli kılan para değildir, değersiz insanı değerli yapan para olmadığı gibi.

Pages