Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.
Zamanında çalışmayan kimse, geleceğine bir hazırlık yapmadığı için sıkıntıya düşer.
Herkesin arşınına göre bez vermezler (verilmez).
Herkesin keyfine göre iş yapmak, yasaları ona göre ayarlamak imkânsızdır.
İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
Kişi bir işe vermelidir kendini. iki ve daha fazla işle uğraşıldığında başarılı bir sonuç elde edilemez.
“Bitir bir işi gayre sonra tut yüz Ki bir koltuğa sığmaz iki karpuz.” (Güuahi)
Oynamasını bilmeyen kız, “yerim dar” demiş; yerini genişletmişler, “yenim dar” demiş.
Bir şeyi yapamadığını açıkça kabul edip söyleyemeyenlerin birtakım bahaneler ileri sürmeleri karşısında söylenir.
“Yerimiz dar deyü bulur bahane Oynamaya gönlü olmayan demişler.” (Refiki)
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
İstemeyen, istemesini bilmeyen, kısacası hakkını aramayanlar, genellikle haksızlıkla karşı karşıyadırlar. Birçok insan hakları, kendiliğinden elde edilmemiş, uzun mücadeleler sonunda alınmıştır.
“Verilmez oğlan ağlamasa emcek.” (Güvahi) / “İstemem o dehşet gün gelip çatsın Bana kimseler anam kadar yanmaz.” (Cahit Sıtkı Tarancı)
Yılanın başı küçükken ezilir.
Zararlı bir şeyi daha başlangıçta zararsız hale getirmelidir.
“Yılanı küçükken ez, büyütme ha Büyütürsen olur başına belâ.” (Mesti)
Abdalın yağı olunca gâh borusuna çalar, gâh gerisine. “Çobanın yağı olunca çarığına sürer”.
Varlıklı ve görgüsüz kişi malını gereksiz yere harcar.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Bu söz, “yalnız kendini düşünen”lerin duygularını anlatır. Başkaları için zararlı olan şey, kişi için de zararlıdır. Bencillik, nemelâzımcılık ilkel topluluklarda ilgi gören bir davranıştır: İnsanlar, insan olma, toplum olma bilincine ulaştıkça “başkalarıyla birlikte mutlu olma” gereğini duyacaklardır.
El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer.
Başkasına kötülük düşünen, düşündüğü kötülükten önce kendi zarar görür.
“Nazlı yârin başında Yeşil oyalı yaşmak İyi gelmedi sana Ellere kuyu kazmak.” (Halk Türküsü) / “Halkı düşürmeğe kuyu kazarsan İlden önce düşer kazan demişler.” (Lütfi)
Gelen geçer, konan göçer.
Hiç bir şeyin sürekli olmadığı anlatılır.

Pages