Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ahmak (şaşkın) misafir ev sahibini ağırlar.
Başkasının görevlerini, gerekmediği halde, üzerine alanlar için söylenir.
Terazi tartısıyla, her şey vaktiyle.
Her işin bir ölçüsü, bir zamanı olduğu anlatılır. “Terazi var, tartı var! Her bir şeyin vakti var” atasözüyle eşanlamlıdır.
Benim oğlum binâ okur, döner döner yine okur.
Gelişmeye açık olmayan, yanlış bir davranışta ısrar eden kimseler için söylenir.
Son pişmanlık fayda vermez.
Olan olduktan sonra pişman olmak, üzülmek sonucu değiştirmez.
“Usul bilen Umurunda yorulmaz Son ki peşimanlık faide vermez.” (Mengûşi) / “İhmal etme maslahatın tez bitir Dona kalır sona kalan demişler.” (Lütfi)
Bir pire için yorgan yakılmaz.
Küçük bir zarar, büyük zararla yok edilmez.
Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.
Kardeşin kardeşten geçemeyeceğini anlatır. / “Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış” atasözüyle eşanlamlıdır.
Züğürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak yeğdir.
Yoksulluğun hastalıktan da beter olduğunu anlatır.
Domuz derisinden post olmaz, eski düşman dost olmaz.
Düşmanlığın dostluğa dönüşmesinin imkânsız olduğunu anlatır.
“Eskidikçe artar dostun kıymeti / Hiç bir zaman eski dost düşman olmaz.” (Merdümi)
Köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır.
İyiliği bilmeli, değerbilir olmalıdır.
Ürümesini bilmeyen köpek (it) sürüye kurt getirir.
Beceriksiz kimseler, iyilik isterken çok kez kötülük yaparlar.
“Obaya üşürür kurt ile kuşu Ürmeyi bilmeyen çomar demişler.” (Figani)

Pages