Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Çok naz âşık usandırır.
Ölçülü olmayı, yapmacılıktan sakınmayı, içten gelindiği gibi davranmanın gereğini anlatır.
Allah çam isteyene çam, mum isteyene mum verir.
Bak: Allah balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir.
Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz.
Küçük yaşta görgü öğretilmeyen kimse kabalığından zor kurtulur.
İki at bir kazığa bağlanmaz.
Bak: “İki baş bir kazanda kaynamaz.”
Bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılır.
Gizli kalması istenen bir şey kimseye söylenmemelidir.
Ağanın malı çıkar, uşağın cam.
Bir kötülüğe ağa parasıyla, işçi de canıyla karşı çıkar. Ağa ağalığını, işçinin canını verircesine çalışmasıyla elde eder.
İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir.
Yapılan iyilik yerini bulur.
“Sen iyilik et de o zayi olmaz Darılınca başa kakıcı olma.” (Karacaoğlan) / “İyilik yap suya sal o yerin bulur Balık bilmez ise bilir yezdanı.” (Salburcuoğlu)
Gün (ay) var yılı besler, yıl var günü (ayı) beslemez.
Ticaretin belli bir ölçüsü yoktur. Fırsatlar, imkânlar; ticareti yapan kişinin zekâsı, yeteneği, diğer insanlara ve topluma bakış açısı, düzendeki yeri ticaretin biçimini belirler. Kimi zaman çok az kazanıldığı halde, kimi zaman da kısa bir süre içinde milyonlar kazanmak olağandır.
Her yerde okka (okka her yerde) dört yüz dirhem.
Bir doğrunun, bir gerçeğin yer ve zaman ne olursa olsun değişmeyeceğini anlatır.
Dereden geçerken at değiştirilmez.
Bak: “Irmaktan geçerken at değiştirilmez.”, “Çay geçerken at değiştirilmez.”

Pages