Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

iki baş bir kazanda kaynamaz.
Kişilikleri ayrı olan iki insan bir birliktelik kuramaz.
Maşa varken elini ateşe sokma.
Bir iş, yoluyla, usulüyle yapılmalıdır. Yoksa gereksiz yere büyük zararlara uğranabilir.
İsin yanına varan is, misin yanma varan mis kokar.
Bak: “Kişi refikinden azar”, “Körle yatan şaşı kalkar”, “Topalla gezen aksamak öğrenir”, “Üzüm üzüme baka baka kararır”.
Ucuz alan pahalı alır.
Bir eşyanın çabuk eskiyip çabuk bozulanı ucuz olur. Bu türlü eşyadan sık sık alındığı için pahalıya mal olur.
Laf torbaya girmez.
Konuşmalara engel olunamaz. Dileyen dilediği gibi konuşabilir.
Her kuşun eti yenmez.
Zor karşısında boyun eğecek kişiler vardır. Ama zorbalığa karşı çıkabilecek çok kimsenin bulunduğu da bir gerçektir.
“Doğra derviş isen keşkül uzatma Her güzelin, hoşafından pay olmaz.” (Celâli)
Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar.
İnsanın işi ters gitti mi bir, en olmaz yerde bile zarar görebilir.
Bugün bana ise yarın sana.
Felâket herkesin başına gelebilir.
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
Evreni, dünyayı, hayatı tanıtacak kısa bilgileri bile öğrenememiş bir kimseyle konuşmak, anlaşmak güçtür. “Ben diyorum bayram haftası, sen diyorsun mangal tahtası” sözü, “kazı koz anlamak”, “elifi görse mertek sanmak” deyimleri bilgisiz, okumamış kimselerle anlaşmanın zorluğunu anlatır. Cahil insanın dünyası dardır, sınırlıdır. Görgüsü kıttır. İnanışları boş inançlara dayanır. Bilimsel düşünemez. Böylesi kimselerle anlaşmak güçtür.
Ağaç yaş iken eğilir.
Gelişmenin, yetişmenin belli zamanı vardır. Belli bir yaştan sonra yeni bir yaşantıyı (yaşama biçimi), yeni bir fikri kabul etmek, yeni bir duruma uymak kolay değildir.
“Çubuğu yaş iken eğmek gerektir Küçükken yetişir sıbyan demişler.” (Mir’ati)

Pages