Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Ağası güçlü olanın kulu asi olur.
İş sahibi zorbalık ederse işçi başkaldırır.
Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
“Büyük” olan, “çok” olan şeylerin “az”lardan meydana geldiğini unutmamak gerekir. Azı küçümseyenin çoğu elde etmesi kolay değildir. “Aza demişler nereye, çoğun / yanına demiş” sözü, varlıklı kimselerin, küçük kazançları küçümsemediğini anlatır.
“Herşeyirı çokluğu azından olur Aza kanaat et her an demişler.” (Mir’ati)
Dost acı söyler (dost sözü acıdır).
Karşısındakini üzmemek için doğruları gizlemek, yanlışları doğru görmek ve göstermek “nezaket” sanılmaktadır. Oysa üzmeden, kırmadan da doğrular söylenebilir. Ayrıca, doğrular ne pahasma olursa olsun söylenmelidir. İlk anda üzülen, kırılan kimse, bir süre sonra söylenenden yararlanacaktır. Hele dostlar arasında doğrular, söylenişi acı da olsa ortaya konulmalıdır.
Minare de doğru, ama içi eğri.
Kimi insanlar dıştan doğru, ahlâklı görünürlerse de, gerçekte öyle değildirler.
İslâmın şartı beş, altıncısı insaf demişler.
Bir insanın insaflı yada insafsız oluşu yani adalet duygusuna sahip olup olmaması çok önemlidir. Bu duyguyu taşımayan birinin insanlık dışı davranışlarda bulunabileceği pek doğaldır.
Arpa eken buğday biçmez.
Bir işte, bir konuda başarı, ancak akıl, tecrübe ve emek karşılığında elde edilir. Bu nitelikler olmadan başarı hiç mümkün değildir.
“Diken eken gül döğşürmez bir zaman Kişi ektiğini biçer demişler.” (Yesârî)
Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
İnsanın zenginliğinin, onun geleceğini güven altına almada, bir garanti olamayacağını anlatır.
Destursuz bağa gireni sopayla kovalarlar.
Hakkı olmayan bir şey sorulmadan alınmak istenirse cezasız bırakılmaz.
İki ölç, bir biç.
Yapılacak bir iş için önce çok düşünmeli, sonra yapmalıdır.
Komşuda pişer, bize de düşer.
Yakın tanıdıkların yaptığı olumlu şeylerden yakın tanıdıklar faydalanır.

Pages