Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.
Bak: “Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne.”
Son pişmanlık fayda vermez.
Olan olduktan sonra pişman olmak, üzülmek sonucu değiştirmez.
“Usul bilen Umurunda yorulmaz Son ki peşimanlık faide vermez.” (Mengûşi) / “İhmal etme maslahatın tez bitir Dona kalır sona kalan demişler.” (Lütfi)
Ne ekersen onu biçersin.
Bak: “Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.”
Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez).
Küçük bir çalışmayla büyük bir sonuç alınamaz.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Kişiliği olan her insanın kendine özgü görüş, düşünüş ve davranışı vardır. O insanın yaptığı her iş kişiliğinin damgasını taşır.
Ağlama ölü için, ağla deli için.
Ölen ölür, üzülmek sonucu değiştirmez. Asıl ağlanacak kimse, aklını yitirendir.
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
Sıkıntı çeken kimse sıkıntısından kurtulduğuna bir türlü inanamaz.
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lâzımdır, ya odun demiş.
Bir kimseye beklenilmeyen bir ikramda bulunulduğunda, bunun aslında bir angarya yüklemeye hazırlık olduğu anlatılır.
Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt
Kendi işini kendi yapmak kadar zevkli bir uğraşı yoktur. Elden geliyorsa, zaman ve imkân varsa... Kurda, ‘neden boynun (ensen) kalın’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş.” atasözüyle yakın anlamlıdır.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Çalışma olanağı olup da çalışmayanları kınayan bir sözdür. Çünkü tembellik, topluma büyük zarar veren bir hastalıktır.

Pages