Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Sabreden derviş, muradına ermiş.
Acı, haksızlık, yoksulluk gibi, üzücü durumlar karşısında ölçülü kalabilen, acele etmeyen, çalışmalarını devam ettiren kimse amacnıa kolay ulaşır.
“Dut yaprağı olur giderek kemha / Sabreden murada erer demişler.” (Yesari)
Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez.
İnsan, büyük sıkıntı çekerek, çaba harcayarak elde ettiği başarılı sonuçtan derin haz duyar. Hazıra konan kişi, bu durum karşısında duygulanamaz, değerini kavrayamaz.
Kurda “neden boynun (ensen) kalın?” demişler, “işimi kendim görürüm de ondan” demiş.
Bir işi, kendi elinden geldiği, zaman ve imkânı olduğu halde başkalarına yaptırmak kınanacak bir davranıştır. İşini kendi yapanlar ise iş sevgisini kazanmış, övülmeye değer kimselerdir.
“Her işini gözün göre kendin gör İl eliyle tutmak olur yılanı.” (Salburcuoğlu)
Gön yufka yerinden delinir.
Bak: “İp, inceldiği yerden kopar.”
Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
Emanet bir şeyin çabuk elden çıkacağını, yerine çabuk verilmesi gerektiğini anlatır.
Altın pas tutmaz.
Temiz, iyi insana leke sürülemez.
Karaya sabun, deliye öğüt neylesin.
Aslında kötü olan şey, zorlamayla durum değiştirmez.
Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
Çağımız, birçok konuda “olmaz”ı, “olur” yapmıştır. Olmaz diyerek kestirip atmamak, sonuna dek mücadele etmek gerekir.
Acemi nalbant kendini gâvur eşeğinde dener.
Bir konuda iyi yetişmemiş kimse, deneyimlerini, önem vermediği şey yada kimse üzerinde yapar.
Dokuz ölç, bir biç.
Bir işi yapmadan önce çok düşünmenin gereği anlatılır.

Pages