Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Görünen dağın (köyün) uzağı olmaz.
Olacak bir olayı, birtakım belirtilerin haber vereceğini anlatır.
Gelen gideni aratır.
Kimi zaman, kötü bir yöneticinin yerine gelenin daha kötü işler yaptığında söylenir. / “Gelen gidene rahmet okutur” atasözüyle eşanlamlıdır.
Aptala malûm olur.
Bir olayı bir rastlantıyla önceden sezen için alay yollu söylenir.
Ak göt, kara göt, geçit başında belli olur.
Kimin iyi, kimin kötü olduğu bir sınamada belli olur.
Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere pis (murdar) der.
Elde edemedikleri şeyi kötü göstermek isteyenler için söylenir.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzümü vermemiş.
Anne ve baba, çocuklarıyla ölümüne dek ilgilenir, yemez yedirirler. Ne var ki, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında (yeni ev kuran ve sıkıntıya düşen) evlât, genellikle anne ve babasına aynı karşılığı göstermemekte, “bir salkım üzüm” verememektedir.
“Bab’ oğluna tutar bir bağ bağışlar Sonra üzüm vermez oğlan demişler.” (Refiki)
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ölüm gibi çok üzücü bir olaya, en çok olayla ilgili olanların üzülmelerinin haklı olduğunu anlatmak için söylenir.
“Derin suyun yufka çıkarsa ne hoş Düştüğü yeri gör yakarmış ateş.” (Mengâşt) / “Ateş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde çıban mı biter.” (Karacaoğlan)
Kasap, ekmeği yavan yer.
Bak: “Terzi kendi söküğünü dikemez.”
Merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır.
Her şey zamanı, yeri ve sırası geldikçe yapılır. Bunlara uymayanlar büyük zarar görürler.
Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa.
Küçük işleri başkasına yaptırmamalıdır. Başkasının yaptığı işin genellikle bir eksik yanı olur. îşi bir zevk haline getirmelidir. / “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” atasözüyle eşanlamlıdır.

Pages