Jump to Navigation
Yusuf Ziya Bahadınlı
Ana Sayfa
Biyografi
Fotogaleri
Belgesel-Video-Ses
Kitaplar
Hakkında Yazılanlar
Türkçe Deyimler Sözlüğü
Atasözleri Sözlüğü
Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara
Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
Ateş, altının gerçek altın olup olmadığını, mihnet (sıkıntı) de insanı ölçen birer araçtırlar. Sıkıntıya düşen bir kimse, erdemlerini yitirmeden, sıkıntısına olumlu yoldan çözüm aramalıdır.
Bal tutan parmağım yalar.
Kimi insanların kendilerine teslim edilen bir şeyden yada ilgileri olan bir işten pay umduklarını, pay ayırdıklarını anlatır.
“Bal tutan parmağını yalar demişler.” (Levni)
Tebdil-i mekânda ferahlık var.
Başka yerleri de görmek insanı bilgi sahibi yapar, geliştirir, sevindirir.
Koyun can derdinde, kasap yağ derdinde.
Bak: “Keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı.”
Her işte bir hayır vardır.
Her işte güzel bir yanın bulunabileceğini anlatır.
Her yerde okka (okka her yerde) dört yüz dirhem.
Bir doğrunun, bir gerçeğin yer ve zaman ne olursa olsun değişmeyeceğini anlatır.
El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
Bak: “Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstüne olmaz.”
Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz (kurtulmaz).
Kötü insandan akıl alanın başı dertten kurtulmaz.
Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa.
Küçük işleri başkasına yaptırmamalıdır. Başkasının yaptığı işin genellikle bir eksik yanı olur. îşi bir zevk haline getirmelidir. / “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” atasözüyle eşanlamlıdır.
Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.
“Şeytan” sözcüğü burada “kurnaz, her an kötülük düşünen adam” anlamındadır. Böyle bir kimseyle dostluk kurulamayacağı; kurulduğunda, bu yakınlıktan yararlanarak insanı ölüme götürecek kadar kötülük yapacağı anlatılır.
Pages
«
‹
…
41
42
43
…
›
»