Türkçe Deyimler Sözlüğü'nde ara

Nutku kurumak, nutku tutulmak
Hiçbir şey söyleyememek.
Yüreği ezilmek
Acıkmak.
Çanak açmak
Dilenmek.
Çizmeden yukarı çıkmak
Beceremeyeceği bir işe karışmak. (*)
Boyundan büyük işlere girişen, anlamadığı bir işe burnunu sokan, haddini bilmeyen kimseler için “çizmeden yukarı çıkma” derler. Apel (Apelle), İsa’dan dört yüz yıl önce Efes'te doğmuş bir ressamdır. Büyük İskender’in tablolarını yapmakla tanınmıştır. Eserlerinin tenkidini saklı yerden dinlemek âdetinde olduğu söylenir. Bir gün bir kunduracı, Apel’in yaptığı resimlerden birini tenkit eder: önce resimdeki çizmeler üzerinde görüşlerini söyler. Apel haklı bulur. Sonra kunduracının, resmin yukarı kısımlarına, teknik ve sanat tarafına geçerek; renkler üzerine, gölge, ışık üzerine de birtakım yersiz sözler söylediğini duyan ressam, dayanamayıp perde gerisinden: “Çizmeden yukarı çıkma!” diye bağırır. Bu söz Türkçeye bir deyim olarak geçer.
Parmağı ağzında kalmak
Şaşakalmak.
Çapağını alayım derken gözünü kör etmek
Bir şeyi iyileştirmek isterken daha da kötü yapmak.
El bağlamak
Saygı için ellerini önünde kavuşturup beklemek.
Yengece niçin yan yan yürüyorsun demişler, serde kabadayılık var (kalleşliğinden) demiş
Bir işi herkes gibi yapamayıp da yapar gibi görünenler için söylenir.
Kıtır atmak (k)
Yalan söylemek.
Şakaya gelmemek
Hafife almamak.

Pages